Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/4194 E. 2008/7489 K. 15.05.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4194
KARAR NO : 2008/7489
KARAR TARİHİ : 15.05.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar …, … ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20 Hukuk Dairesinin 09.02.2006 gün ve 2005/12591-1274 sayılı bozma kararında özetle; “Çekişmeli taşınmazın 05.01.2005 tarihli … bilirkişi krokisinde (A1), (A2), (A3), (Z3) ve (Z4) ile gösterilen bölümlerinin imar ihya edilmediği yada imar ihyasının tamamlanmadığı belirlenerek bu bölümlere ilişkin gerçek kişilerin temiz itirazları red edilmiş, Orman Yönetimi ve Hazinenin aynı bilirkişi krokisinde (B1), (B2), (B3), (B4) ve (B5) ile gösterilen bölümlerine ilişkin temyiz itirazlarına yönünden çekişmeli taşınmazın bu bölümlerinin 1955 yılında yapılıp kesinleşen genel arazi kadastrosunda paftasına orman olduğu yazılarak tapulama dışı bırakıldığı, 1998 yılında imar planı sınırları içine alındığı, (B1), (B2) ve (B5) ile gösterilen bölümlerinin, 2003 yılında milli Emlak Genel Müdürlüğünün emri ile 1152 sayılı parsel olarak tapuya tescil edilen parsel içinde kaldığı, bu taşınmazların doğu komşusu olan dava dışı 194 ve 195 sayılı parsellerin imar uygulamasına tabi tutulduğu, ancak imar palanı içinde olmasına rağmen çekişmeli taşınmazda şuyulandırma yapılmadığı,. İmar uygulamasının, orman kadastro haritaları, arazi kadastro paftası, … fotoğrafı ve şehrin havadan çekilmiş fotoğraflarından yararlanılarak yapılan bir haritacılık işlemi olduğu ve orman alanlarında imar uygulaması yapılmadığı gözetildiğinde, orman bilirkişinin ve harita mühendisi bilirkişilerin orman sınır hattını sağlıklı biçimde uygulayıp uygulayamadıkları hususunda tereddüt oluştuğu, 1941 yılında yapılan orman kadastrosunda sadece devlet ormanları sınırlandırıldığına göre çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının, 1941 yılında düzenlenen haritanın uygulanması suretiyle belirlenemeyeceği, yörede 4785 Sayılı Yasa hükümleri gözetilerek, 2896 sayılı yasanın da verdiği yetkiyle ilk orman kadastrosunun 1988 yılında yapılıp 1989 yılında kesinleştiği, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, 1989 yılından imar planı içine alındığı 1998 yılına kadar zilyetlik süresi dolmadığından, böyle bir durumda kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğundan söz edilemeyeceği, orman bilirkişi tarafından eski tarihli haritalar uygulanmamış, çekişmeli taşınmazın devletleşen ormanlardan olup olmadığı yöntemince araştırılmadığı, diğer taraftan çekişmeli taşınmaz 1955 genel arazi kadastrosunda orman olarak paftasına yazılıp tapulama dışı bırakıldığı, taşınmazın bir bölümünün imar ihyasının henüz tamamlanmadığı, bu çalışmaların devam ettiği, yukarıda sözü edilen bu bölümlerin … yapısı ve fiziksel özellikleri ile batıdaki devlet ormanı ile aynı özellikleri taşıdığı, çekişmeli taşınmazın tamamının, 4785 Sayılı Yasa hükümleri gözetilerek 1988 yılında yapılan orman kadastrosunun kesinleştiği 15.06.1989
tarihine kadar orman sayılacağı, 6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesinin 05.11.2003 gün ve 4999 Sayılı Yasa ile değiştirilerek “…evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların … orman kadastrosu, orman kadastro komisyonları tarafından yapılır” hükümlerinin getirildiği, kadastro paftasında orman olduğu bildirilerek tespit harici bırakılan taşınmazın orman sanırları içine alınabileceği, 3402 Sayılı Yasanın 17/2 maddesi gereğince, il, ilçe ve kasabaların imar planının kapsadığı alanlarda kalan taşınmazlar imar ihya yoluyla kazanılamayacağı, kabule konu çekişmeli taşınmaz bölümlerinin bir an için kesinleşen orman sınırları dışında bırakıldığı kabul edilse dahi, taşınmazın ormana sınırı dışında bırakıldığı 15.06.1989 tarihinden, imar palanı sınırları içine alındığı 1998 yılına kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin de dolmadığı, açıklanan nedenlerle dava konusu edilen taşınmazın tümüne ilişkin davanın reddine karar verilmesi ) gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra gerçek kişilerin davasının REDDİNE, Hazinenin tescil isteminin kabulüne, 05.01.2005 günlü rapor ve 03.01.2005 tarihli krokide (A-1) ile gösterilen 65 m2, (A2) ile gösterilen 195 m2, (A3) ile gösterilen 229 m2, (B3) ile gösterilen 63 m2, (B4) ile gösterilen 865 m2, (Z3) ile gösterilen 420 m2 ve (Z4) ile gösterilen 376 m2 yüzölçümündeki bölümlerin Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar …, … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, arazi kadastrosunda tapulama harici bırakılıp idari yoldan Hazine adına tapuya kayıt edilen 1152 sayılı parselin tapu kaydının iptal ve tesciline, kadastroda tapulama dışı bırakılmış olana taşınmazın, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, Medeni Yasanın 713 maddesi gereğince tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasaya göre 1941 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi bulunmaktadır. Daha sonra 1977 yılında yapılıp, ekip çalışmaları 08.11.1977 tarihinde, komisyonun itirazları incelemeye ilişkin çalışmalar 31.01.1979 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1988 yılında yapılıp 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, orman kadastrosu yapılmamış yerlerin kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Taşınmazın bulunduğu … Köyünde komşu 195 ve 194 sayılı parsellerin kadastro çalışmaları 1955 yılında yapılıp, sonuçları 30.12.1955 ila 30.01.1956 tarihleri arasında ilan edilmiş, davanın açıldığı tarihe kadar 20 yıldan fazla süre geçmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 15/05/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.