Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/12240 E. 2023/4328 K. 15.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12240
KARAR NO : 2023/4328
KARAR TARİHİ : 15.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/1909 E., 2016/366 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca … Cumhuriyet Başsavcılığınca 26.08.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.

B. Sanığın 18.10.2015 tarihli eylemi ihlal kabul edilerek … Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.12.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, beşinci maddesi, 10 uncu maddesi ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

C. … (Kapatılan) 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/1909 Esas, 2016/366 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, onuncu fıkrası 62 nci, 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteği özetle; olaya ilişkin kabul ve ikrarının mahkemece dikkate alınmadığına, hakkında erteleme kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

11.07.2015 tarihinde yaya olarak yürüyen sanığın kolluk kuvvetlerini görünce şüpheli hareketlerde bulunması üzerine durdurulduğu, o esnada ağzına attığı sarılı peçete kağıdını yol üstündeki kaldırımın kenarına tükürmek suretiyle attığı, bu madde yerden alınıp kontrol edildiğinde beyaz renkli peçete kağıdına sarılı bonzai tabir edilen narkotik maddeden olduğunun tespit edildiği, bundan sonra da söz konusu maddenin muhafaza altına alındığı, sanığın ağzına aldıktan sonra yere attığı madde üzerinde Adli Tıp Kurumu … Grup Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesi Narkotik Şubesince yapılan incelemeye göre söz konusu maddenin AB-CHMINACA isimli sentetik Cannabinoid’i içerdiği, sanığın idrar örneğinde … … Üniversitesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalınca yapılan inceleme sonucunda benzodiazepin maddesinin pozitif olarak saptandığı, böylece sanığın kullanmak amacı ile uyuşturucu madde satın aldığı ve kullandığı anlaşılarak sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği ancak sanığın 18.10.2015 tarihinde şüphe ile durdurulan sanığın üzerinde suç unsuru olup olmadığı sorulduğunda üzerindeki uyuşturucu maddeyi teslim etmesi ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararını ihlal ettiği anlaşılmakla; erteleme kararı kaldırılarak kamu davası açıldığı, sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;

Sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve mercinin de gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı, 26.08.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak, sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiğinden, bu kapsamda inceleme konusu olayda sanığın yükümlülüklerine uymaması eylemini, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması, nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.

V. KARAR

Başkaca yönleri incelenmeyen … (Kapatılan) 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/1909 Esas, 2016/366 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.05.2023 tarihinde karar verildi.