Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/7289 E. 2008/11116 K. 16.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7289
KARAR NO : 2008/11116
KARAR TARİHİ : 16.09.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, … Köyü 283 parsel sayılı komisyon kararı ile tespit harici bırakılan ve orman kadastrosunda 2/B parseli olarak 25-2075-2079-24-25-2075 orman sınır noktaları ile sınırlandırılıp PXXI sayılı poligon verilen alanda kalan yaklaşık 45 dönüm taşınmazın öncesinde orman olmadığı vergi kaydı bulunan üzerinde ev ve 40 yıllık fındık bahçesi niteliğindeki taşınmaza zilyet olduğu iddiasıyla hazine adına yapılan tespitin iptali ve adına tescili istemiyle kadastro mahkemesinde dava açmıştır.
Kadastro mahkemesinin 1997/36-1998/31sayılı karar ile dava kabul edilerek, 2/B madde uygulamasının iptali ile 283 parselin fındık bahçesi ve ev niteliğindeki 46460m2 yüzölçümündeki alanın davacı adına tesciline karar verilmiş, hükmün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. hukuk dairesinin 29/12/1998 tarih 1998/11999-12639 sayılı karar ile (Tahdide itiraz davasının Kadastro Mahkemesinde görülmesi doğru ise de in tescil kararı verilmesi görevinin genel mahkemelere ait olduğu) nedeniyle bozulmuş, mahkemece görevsizlik kararı verilerek dava dosyası asliye hukuk mahkemesine aktarılmış ise de, Asliye hukuk mahkemesince 2000/209 esasa kaydedilen davada yargılamanın kadastro mahkemesince yapılması gerektiğinden davanın reddine ve esasın kapatılmasına, dosyanın kadastro mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kadastro mahkemesinin 2002/1 esasına kaydedilen dava dosyasında yapılan yargılama sonucunda 13/2/2002 gün ve 2002/3 sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne orman sınırlandırmasının iptaline, tescil istemi hakkında mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hükmün temyizi üzerine Yargıtay 20. hukuk dairesince onanarak kesinleşmekle dosya asliye hukuk mahkemesine aktarılmıştır.
Mahkemece davacının tescil talebinin kabulüne, 283 parselin fındık bahçesi ve ev niteliğindeki 46460 m2 yüzölçümündeki alanın davacı adına tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Yörede genel arazi kadastrosu dava tarihinden önce 20/6/1974-22/7/1974 ilan edilmiş,dava konusu parsel 25/1/1975 tarih ve 1975/64 sayılı komisyon kararı ile ORMAN OLARAK tespit harici bırakılmıştır. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 02/08/1996 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına göre, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 1974 yılında yapılarak kesinleşmiş olup, davaya konu taşınmaz orman niteliği ile tapulama harici bırakılmış olduğundan, Medeni Yasanın 713. maddesi ve 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddeleri hükümlerine göre tapuya tescil edilebilmesi için, orman kadastro işleminin kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile yasada belirtilen koşullar altında tasarruf edilmesi gerekir. Dava konusu taşınmazın tespit tarihinde yürürlükte bulunan yasa hükümlerine göre orman olması nedeniyle tespit dışı bırakılarak orman olduğu belirlendiğine göre, taşınmazın orman olmadığı hususu, ancak yörede yapılıp kesinleşecek orman tahdidi dışında kalması halinde kabul edilebilir. Bu durumda, tahdidin kesinleşmesi tarihi zilyetliğin başlangıcına esas teşkil edecektir. Başka bir anlatımla, yörede yapılacak orman kadastrosunun kesinleştiği güne kadar, taşınmaz orman sayılan yerlerden olma özelliğini sürdüreceğinden daha önceki tarihlerdeki zilyetliğe değer verilemeyecektir.
Yargıtay H.G.K.nun 24.10.2001 gün, 2001/8-464/751 sayılı kararı ile H.G.K.nun 12.05.2004 gün 2004/8-242-292 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, genel arazi kadastrosu sırasında orman niteliğinde tespit dışı bırakılan taşınmazın öncesinin orman olduğunun kabulü ile daha sonraki tarihte yapılacak orman kadastrosunda tespit harici bırakılmasından dava tarihine kadar yirmi yıllık zilyetlikle kazanma süresinin gerçekleşmediği durumda davanın reddinin gerekeceği hükme bağlanmıştır. Davaya konu taşınmazın bulunduğu yerde yapılan orman kadastrosu sırasında çekişmeli taşınmazın öncesi orman sayılarak 2/B madde uygulaması ile 25-2075-2079-24-25-2075 orman sınır noktaları ile PXXI sayılı poligon numarası ile sınırlandırılması üzerine davacının itirazı üzerine, kadastro mahkemesinin 13/2/2002 gün ve 2002/1-3 sayılı karar ile dava konusu taşınmazın orman sınırlandırmasının iptaline karar verildiği ve Yargıtay 20. hukuk dairesince onanarak bu konudaki hüküm kesinleştiğine göre, hukuken dava tarihinde orman olan taşınmaz hakkındaki zilyetliğin orman sınırı dışında bırakılma tarihinden sonra başlayacağına göre,dava tarihi itibarıyla orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakılma tarihi göz önüne alındığında 20 yıllık zilyetlik süresi dolmadığından davacılar yararına zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleştiğinden söz edilemez.
Açıklanan nedenlerle, davacı gerçek kişinin tescil davasının reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı yönetimlerin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 16/9/2008 günü oybirliği ile karar verildi.