YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19886
KARAR NO : 2023/4232
KARAR TARİHİ : 10.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/129 E., 2016/246 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2014 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci, ikinci fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul 65. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2014 tarihli ve 2014/587 Esas, 2014/393 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde suç tarihi itibarıyla lehine olan 5560 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca takdir edilen 10 ay hapis cezası ile hak yoksunluğuna dair hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanmasına karar verilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, 27.11.2014 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.
3. Sanığın denetim süresi içinde 13.04.2015 tarihinde işlediği ” yaralama ” suçlarından İstanbul 33. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 10.12.2015 tarihli ve 2015/283 Esas, 2015/431 Karar sayılı mahkûmiyet kararının 10.12.2015 tarihinde kesinleştiğinin ihbar olunması üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, İstanbul (Kapatılan) 65. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2016 tarihli ve 2016/129 Esas, 2016/246 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun’la değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği özetle; 10 ay hapis cezasını temyiz etmek istediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, tüm dosya kapamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın samimi ikrarı, dosya içerisinde mevcut uzmanlık raporu, polis memurlarınca tutulan tutanak ile tüm dosya kapsamından sanığın suçu sübut bulmakla sanığın mahkûmiyetine ve bu cezanın da 6545 sayılı Yasa’nın 85 inci maddesi ile değişik 5320 sayılı Yasa’nın 7 nci maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükmün 27.11.2014 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde işlediği yaralama suçunun kesinleşmesi ve Mahkemeye ihbar olunması üzerine sanığın durumu yeniden değerlendirilerek, açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
İstanbul 65. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2014 tarihli ve 2014/587 Esas, 2014/393 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının yapılan incelemede;
Sanık hakkında 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi ve aynı Kanun’un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi hükümleri çerçevesinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verildiği için, bu durumda, uyuşturucu madde kullanma suçları için özel bir düzenleme olması nedeniyle, aynı Kanun’un dördüncü fıkrasında belirtildiği üzere;
Sanığın erteleme süresi zarfında;
a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,
b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,
c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,
Hâllerinde hakkındaki hükmün açıklanabileceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde işlediği “yaralama” suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün kesinleştiği gerekçesiyle, şartları oluşmadan hükmün açıklanmasında hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul (Kapatılan) 65. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2016 tarihli ve 2016/129 Esas, 2016/246 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.05.2023 tarihinde karar verildi.