YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9650
KARAR NO : 2023/1852
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Taammüden öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Hükümlü hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.05.1997 tarihli 1996/194 Esas, 1997/105 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında “Tasarlayarak Öldürmeye Teşebbüse Azmettirme” suçundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 450 inci maddesi dördüncü fıkrası gereğince idam cezası ile cezalandırılmasına, 62 nci maddesi gereğince 20 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına,
59 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; sanığın tekerrüre esas hükümlülükleri bulunduğundan aynı Yasa’nın 81 inci maddesi üçüncü fıkrası gereği sonuç olarak 16 yıl 10 ay 6 gün ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 30.04.1998 tarihli 1998/1036 Esas ve 1998/1299 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilerek kesinleştiği anlaşılmıştır.
3. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.10.2021 tarihli 2021/162 Esas ve 2021/231 Karar sayılı kararıyla uyarlama talebinin kabulü ile … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.05.1997 tarihli, 1996/194 Esas, 1997/105 Karar sayılı ilamının hükümlü yönünden ortadan kaldırılarak hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 37 nci maddesi delaleti ile; 82 nci maddesi (a) bendi, 35 inci maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi gereğince 16 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Hükümlü müdafiinin temyiz isteği; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 35 inci maddesi uyarınca teşebbüs indiriminin üst sınırdan uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Hükümlü Müdafiinin Teşebbüs İndirimine Yönelen Temyiz Sebebi Yönünden
Mahkemece yapılan uyarlama yargılaması esnasında hüküm kurulurken, sanığın eylemi neticesinde katılanda mevcut batın ve göğüse nafiz ateşli silah yaralanmaları nedeniyle hemotoraksa, açık parçalı kırıklara ve hayati tehlike geçirmesine neden olan yaralanmalar dikkate alınarak meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı karşısında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası için 13 yıldan 20 yıla kadar ceza indirimi öngören 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi uyarınca takdir edilen ceza miktarında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. 1. Hükümlü hakkında tasarlayarak kasten öldümeye teşebbüse azmettirme suçundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 450 inci maddesi dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası maddeleri uyarınca kurulup Yargıtay 1. Ceza Dairesince onanmak suretiyle kesinleşen hükmünden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9 uncu maddesi uyarınca yeniden duruşma açılarak yapılan inceleme sonucu kurulan hükümde; sanığın eyleminin azmettirmek suretiyle tasarlayarak öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğunun kabul edilmesine karşın hüküm fıkrasına asli iştirake ilişkin 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi delaleti ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
B. 2. Hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesi uygulanmamış ise de anılan maddede belirtilen hak yoksunlukları bir ceza olmayıp, mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanacağından, infaz aşamasında bu hususun nazara alınması mümkün görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümü B. 1. bendinde açıklanan hükmün ikinci fıkrasında geçen ve kesinleşen hükme göre eyleme uygun düşmeyen ”5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi delaleti ile” uygulama yapılması hukuka aykırı bulunduğundan … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.10.2021 tarihli 2021/162 Esas ve 2021/231 Karar sayılı kararına yönelik hükümlü müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasından ”5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi delaleti ile” ibaresinin çıkarılarak yerine kesinleşen hükme göre sanığın eylemine uygun düşen 5237 sayılı Kanun’un 38 inci maddesi delaleti ile” ibaresi eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.04.2023 tarihinde karar verildi.