Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/303 E. 2023/2107 K. 24.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/303
KARAR NO : 2023/2107
KARAR TARİHİ : 24.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istekinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gölcük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli ve 2014/681 Esas, 2016/637 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi ve aynı maddenin aynı fıkrasının son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası,

53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Gölcük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli ve 2014/681 Esas, 2016/637 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 14.12.2020 tarihli ve 2020/13663 Esas, 2020/18803 Karar sayılı ilâmıyla özetle;
a) Sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinin uygulanması suretiyle, savunma hakkının kısıtlanması,
b) Sanığın, suç tarihinde müşteki …’i basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, organlarından (sağ göz) birinin işlevinin yitirilmesine neden olacak şekilde yaralaması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası temel ceza olarak belirlenen “2 yıl hapis cezası”nın, aynı Kanun’un 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca iki kat artırılmasına karar verilerek, “6 yıl hapis cezası” ile cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, bir kat artırılmasına karar verilerek, cezasının “4 yıl hapis cezası” olarak belirlenmesi suretiyle sanığa eksik ceza tayini,
c) Çatı katının bir altındaki dairede oturmakta olan sanığın aksi ispat edilemeyen aşamalardaki savunmalarına göre, yönetici olan müşteki İsmail’in çatıyı temizlemesi sırasında çıkan gürültüler nedeniyle çatı katına çıkarak ne yaptığını sorduğunda, “sizin pisliğinizi temizliyorum” şeklinde cevap verdiği, sanığın “ne demek sizin pisliğinizi” diyerek doğru konuşmasını istediği, müştekinin de kolluktaki beyanında, ”bıraktığınız pislikleri temizliyorum.” şeklinde cevap verdiğini beyan ettiği nazara alındığında, müştekinin bu beyanı nedeniyle aralarında kavga çıktığının anlaşıldığı olayda, Mahkemece berlilenen temel cezada, haksız tahrik nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca asgari oranda (1/4) indirim yapılması gerekip gerekmediğinin tartışmasız bırakılması,
Nedenleriyle bozulmasına ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına karar verilmiştir.

3. Gölcük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.02.2022 tarihli ve 2021/47 Esas, 2022/132 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 9 hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. O yer Cumhuriyet Savcısının ve Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi gereği haksız tahrik uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. İlliyet bağının mevcut olmadığına,
2. Bozma öncesi kurulan hüküm bakımından kazanılmış hakkının korunmadığına,
3. Sanık hakkında haksız tahrik indirim oranının daha fazla belirlenmesi gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü sanığın, oturduğu binanın çatı katından gelen sesler üzerine yukarı çıktığında bina yöneticisi olan katılanı çatı katında görüp ne yaptığını sorduğu, katılanın “sizin pisliklerinizi temizliyorum” demesi üzerine aralarında başlayan tartışmanın kavgaya dönüşerek aralarında itekleşme olduğu, sanığın katılanın yüzüne yumruk atması ile gözünde işlev yitirilmesi oluştuğu, bozma öncesi kurulan hüküm ile katılan hakkında sanığı kasten yaralama suçundan meşru savunma kapsamında eylemin gerçekleştirildiği kabul edilerek beraat kararı verildiği, anılan kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.

2. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı tevil yollu ikrar ettiği belirlenmekle, katılan aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımlarda bulunmuştur.

3. Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak; Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu tarafından oy birliğiyle tanzim olunan 7 Aralık 2015 tarihli adlî muayene raporunda özetle; sol kol orta kısımda 2 x 2 cm.’lik şişlik ve hassasiyet mevcut olduğu, sol el serçe parmakta çizik ve hassasiyet mevcut olduğu, sağ göz altında 2 cm.’lik sıyrık mevcut olduğu, sol yanakta biri 1,5 cm.’lik diğeri 2,5 cm.’lik morluk ve sıyrık mevcut olduğu, sağ elde 2. Parmakta sıyrık mevcut olduğu şeklinde yaralanma tarif edildiği, yaralanmanın kişide olaya bağlı gelişen fakodonezis nedeniyle uygulanan göz içi lensin çıkarılması ve yapay göz içi lens yerleştirilmesi ameliyatının organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde olduğu, mevcut tıbbi belgelerde her ne kadar kişiye ait olay tarihli göz muayenesi mevcut olmasa da, aynı taraf göz etrafında travmatik değişim tarif edilmesi, olaydan yaklaşık 35 gün sonra yapılan göz muayenesinde fakodonezis tanımlanması ve nihayetinde intraoküler lens yerleştirilmesi ameliyatı yapıldığı dikkate alındığında; sağ gözde meydana gelen değişimlerin 15.12.2013 tarihindeki olayla
illiyetinin bulunduğu görüşü bildirilmiştir.

4. Sanığın yaralanmasına ilişkin olarak; Gölcük Necati Çelik Devlet Hastanesince tanzim olunan 15.12.2013 tarihli adlî muayene raporunda; sol kolda 8 cm.’lik alanda kızarıklık, hassasiyet, sırt sol tarafta hassasiyet şeklinde tarif edilen yaralanmasının basit tıbbi bir müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu görüşünün bildirildiği belirlenmiştir.

5. Tanık …’nin beyanları dava dosyasında mevcuttur.

6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir.

7. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.12.2022 tarihli, sanık lehine haksız tahrik oluşturacak eylem yeterince açıklanıp tartışılmadan haksız tahrik uygulanmasına karar verilmesinden bahisle bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Cumhuriyet Savcısının ve Katılan Vekilinin Haksız Tahrik Yönünden
Mahkemece, haksız tahrik uygulanma gerekçesi olarak kabul edilen katılanın sanığa hitaben söylediği “sizin pisliğinizi temizliyorum” şeklindeki sözlerin hakaret niteliğinde bulunmadığı anlaşılmış ise de; sanığın aşamalardaki savunmaları, adlî muayene raporunda tespit edilen yaralanma bulgusu ile Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmının (b) bendindeki bozma nedenine göre dosya kapsamından ilk haksız hareketin kimden geldiğinin kesin olarak belirlenememesi sebebiyle şüpheden sanık yararlanır ilkesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas, 2002/367 Karar sayılı içtihadı ile Yargıtay Ceza Dairelerinin bu kararla uyumlu yerleşik ve süreklilik gösteren uygulamaları ile uyumlu şekilde sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği asgari oranda (1/4) haksız tahrik indirimi uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığı belirlenmekle, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. İlliyet Bağı Yönünden
Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu tarafından 7 Aralık 2015 tarihinde oy birliğiyle tanzim olunan adlî muayene raporuyla sanığın eylemi ile katılanın yaralanması arasında illiyet bağı bulunduğu tespit edildiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Kazanılmış Hak Yönünden
Sanık hakkında Mahkemece, bozma sonrası yapılan uygulama ile belirlenen netice ceza miktarı, bozma öncesi hükmolunan netice ceza miktarından daha az olduğu, bu itibarla sonuç ceza miktarı bakımından bozma öncesi kazanılmış hakkın oluşmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Haksız Tahrik İndirim Oranı Yönünden
Olay ve Olgular başlığı altında (1) numaralı paragrafta anlatılan oluşa göre ilk haksız hareketin kimden geldiğinin kesin olarak belirlenememesi sebebiyle şüpheden sanık yararlanır ilkesi ve YCGK, 2002/4-238 Esas, 2002/367 Karar sayılı kararı ile Yargıtay Ceza Dairelerinin bu kararla uyumlu yerleşik ve süreklilik gösteren uygulamaları ile uyumlu şekilde sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği asgari oranda (1/4) haksız tahrik indirimi uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gölcük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.02.2022 tarihli ve 2021/47 Esas, 2022/132 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2023 tarihinde karar verildi.