Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/10629 E. 2009/16976 K. 17.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10629
KARAR NO : 2009/16976
KARAR TARİHİ : 17.11.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 13/09/2005 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, tayin olunan 10/11/2009 günü için yapılan tebligat üzerine, davacı … vekili avukat … ile karşı taraftan davalı … YÖNETİMİ vekili Avukat … ve davalı HAZİNE vekili Avukat … geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacılar, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri … Köyü 579, 580, 581 ve 582 parsel sayılı taşınmazlarla bütün olarak kullanılan tespit harici taşınmazların tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu ileri sürerek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Taşınmazların bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 27/12/1980 tarihinde yapılarak kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişiler tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli taşınmazın orman ve fen bilirkişisinin rapor ve krokilerinde (f) ile gösterilen taşınmazın uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına, Fen Bilirkişisi …’ın krokisinde (d) ile gösterdiği taşınmazın, …, …, … tarafından HAZİNE, ORMAN YÖNETİMİ ve … KÖY TÜZELKİŞİLİĞİ hasım gösterilerek açtığı, Mudurnu Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/11-2001/86 sayılı tescil davasına konu olduğu ve Fen Bilirkişisi … …’ün 05/10/2001 tarihli krokisinde (a), (b) ve (c) ile gösterildiği, mahkemece bu taşınmaz hakkındaki tescil davasının reddine karar verildiği, temyiz edilmesiüzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2002/1060-3433 sayılı kararı ile (toplanan delil ve belgelere göre, tesbit dışı bırakılma işleminin yapıldığı 1980 yılı ile temyize konu davanın açıldığı 31.01.1996 tarihleri arasında 20 yıllık yasal edinme süresi dolmadığı ve kazanma koşullarının davacı yararına gerçekleştiğinden söz edilemeyeceği, ayrıca,çekişmeli taşınmazın (b) ile gösterilen 1590 m2 bölüm güneyden ve batıdan orman sayılan yerlerden olduğu belirlenen (a) ve (c) bölümleri, doğudan genel arazi kadastrosunda orman olarak tapulama dışı bırakılan eylemli orman alanı, kuzeyden ise genel arazi kadastrosunda tarla niteliğiyle … Erten adına kadastroca tespit edilen ancak, Orman Yönetiminin açtığı dava sonunda Tapulama Mahkemesinin 16.10.1985 gün ve 1981/19-43 sayılı kararı ile orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek tapulama dışı bırakılmış alan ile çevrili olduğu, bu haliyle çekişmeli taşınmazın, 6831 Sayılı Yasanın 17/1-2. maddesinde düzenlenen, orman bütünlüğünü sağlayan ve orman sayılan yerlerden olan orman içi açıklığı, orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle ONANMASINA, karar verilerek kesinleştiğinden hükmen orman olduğuna, Fen Bilirkişisi …’ın raporunda (e) ile gösterilen taşınmazın ise paftasında yol olarak tespit harici bırakıldığına, aynı krokide (a), (b) ve (c) ile gösterilen taşınmazların ise, davacı kişilerin dayanağı 1937 tarih 62 sayılı vergi kaydının miktarından fazla olarak kadastro sırasında çekişmeli taşınmazlara komşu 579, 580, 581 ve 582 parsel sayılı taşınmazlara revizyon göründüğü, güney hududunun da göl okuduğu ve zeminde de taşınmazın güneyinde göl bulunmakla, vergi kayıt miktar fazlası olan bu taşınmazların kadastro sırasında vergi kayıt miktar fazlası olup gölün hakimiyet alanı olduğu nedeniyle tespit harici bırakıldığının kabulünün zorunlu olduğuna, çekişmeli taşınmazların bu hali ile 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17. Maddesine göre imar ve ihyaya dayalı zilyetlikle kazanmaya elverişli yerlerden olmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 625.00.- YTL vekalet ücretinin temyiz eden davacıdan alınarak davalı HAZİNE ve ORMAN YÖNETİMİNE’e verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 17/11/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.