Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/2466 E. 2006/9896 K. 19.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2466
KARAR NO : 2006/9896
KARAR TARİHİ : 19.10.2006

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı, davacı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av. … ile davalı vek.Av….’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete kg. birim fiyatı 380.000.- TL.den buğday satıldığını, davalının yaptığı ödeme sonrası bakiye 148.888.800.000.-TL. alacakları bulunduğunu iddia ederek alacağın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, davacı şirket ile buğday alımındaki birim fiyatının 325.000.-TL olarak kararlaştırıldığını, yaptıkları ödeme sonrası borçlarının 73.064.740.000.-TL. olduğunu, davanın bu miktarını kabul ettiklerini, fazla istemin reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki buğday alımı için yazılı bir anlaşma bulunmadığı ve birim fiyatın tespit olunmadığı, bu nedenle borsada satım tarihinde cari olan fiyat dikkate alındığında davacının 120.192.30.-YTL. alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle BK.nun 73 ve HUMK.nun 10. maddesi gözetilerek davalının yetki itirazının reddinde, satım konusu emtianın fiyatı taraflarca kararlaştırılmadığından BK.nun 209. maddesi uyarınca … Ticaret Borsası tarafından bildirilen satım tarihindeki cari fiyatın esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekili aracılığı ile davaya verdiği cevabında, dava konusu edilen alacağın 73.064.740.000.-TL.sını kabul etmiştir.
492 sayılı yasanın 22. maddesi, “davadan feragat veya davayı kabul veya sulh muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır” hükmünü içermektedir.
Ayrıca karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesinin 7. maddesi “Anlaşmazlık davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulh nedenleriyle delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce giderilirse tarife hükümleriyle belirli ücretlerin yarısına hükmolunur” düzenlemesini getirmektedir.
Bu durumda mahkemece davalının kabul ettiği miktar yönünden anılan yasa ve tarife hükümlerine göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 450.00.-YTL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.