YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/215
KARAR NO : 2009/3517
KARAR TARİHİ : 03.03.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu kaydını iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
… Beldesi 2934 parsel sayılı 6450 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliğinde davalı adına tapuda kayıtlıdır. Tapu kaydının beyanlar hanesinde taşınmazın bir bölümünün 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan sahada kaldığı yolunda şerh bulunmaktadır. Hazine taşınmazın tamamının öncesinin orman olduğunu, 13.04.1999 tarihinde ilan edilen ve kesinleşen 2/B madde uygulaması sınırları içinde kaldığını ileri sürerek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiş, mahkemenin; davanın kısmen kabulü, çekişmeli parselin (A) harfi ile işaretli 664.16m2lik kısmının 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığı anlaşıldığından davalı adına olan tapu kaydının iptali ile … orman parselleri ile birlikte orman niteliği ile Hazine adına tescili, tapunun beyanlar hanesinde 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığının şerh verilmesi yolundaki kararının davacı Hazine tarafından temyizi üzerine karar Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 25/09/2007 gün ve 2007/9098- 2007/11188 Sayılı Kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında “mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hükme yeterli olmadığı, hükme esas alınan orman ve harita mühendisi bilirkişilerinin ortak raporlarında çekişmeli parselin bir kısmının orman tahdit sınırları dışında kaldığını bildirerek orijinal orman tahdit hattı üzerinde basitçe yerini gösterdikleri, düzenlenen krokinin ise, yalnızca çekişmeli parsel ve yakın çevresindeki bir-iki orman sınır hattını göstermekte olup, komşu parsellerle birlikte geniş çevreye ait bir uygulama yapılmadığından raporun denetleme olanağı bulunmadığı, taşınmazın memleket haritasındaki konumu irdelenmekle birlikte rapor içeriğindeki açıklamalar ile memleket haritasındaki konum gösteriminin de çelişkili olduğu, kararın kendi içinde de çelişkiler taşıdığı, bir yerin orman sayılan yer olması ile 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi ile orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olmasının farklı kavramlar olduğu, orman niteliği ile Hazine adına tescile karar verilen bir yerin tapu kaydının beyanlar hanesinde 2/B madde uygulama alanında kaldığı yolunda şerh verilemeyeceği; Hazine, taşınmazın tümünün öncesinin orman olduğu iddiasında bulunduğuna göre, orman kadastrosunun 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğünden önce yapılmış olması nedeniyle 3402 Sayılı Yasanın 12. maddesinin 3. bendinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü süreye bağlı kalmadan taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında kalan yerlerden olduğu iddiası ile her zaman dava açabileceği, belirtildikten sonra mahkemece; öncelikle, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenejman planı ilgili yerlerden getirtilip; önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir uzman harita mühendisinden oluşacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla
mahallinde yeniden yapılacak inceleme ve keşifte yörede 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşmiş tahdit haritası ile 1990 yılında 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan 2/B madde haritaları ve tapulama paftası ölçeklerinin denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanması, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 3 yada 4 orman sınır noktasını gösterir biçimde çekişmeli taşınmazların ilk tahdit haritası ve 2/B madde haritasındaki konumu duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanması, eğer taşınmazların tamamının veya bir kısmının tahdit sınırları dışında kaldığı saptanırsa memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenejman planının çekişmeli taşınmazlarla birlikte … araziye de uygulanmak sureti ile taşınmazların bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi, taşınmazların bu haritalar üzerinde konumlarının gösterilmesinin sağlanması; sonuçta kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı belirlenen yerlerin orman; usulen yapılan 2/B uygulama sınırları içinde kaldığı belirlenen yerlerin ise, hali hazır niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi “ gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın bilirkişi krokisinde (A) harfi ile işaretli 664.16m2lik bölümünün tapusun iptali ile Hazine adına tesciline; bu bölüme ait tapu kaydının beyanlar hanesinde 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan alanda kaldığının şerh verilmesine karar verilmiş, bu karar davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen 2/B uygulaması sınırları içinde kalan tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1942 yılında 4785 Sayılı Yasa nazara alınmaksızın 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu ile 13.04.1990 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.
Hazinenin temyizi parselin bilirkişi krokisinde (B) harfi ile gösterilen bölümüne yöneliktir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın 26/05/2008 tarihli orman bilirkişi … … … ve harita mühendisi …….,’nin krokisinde (B) harfi ile gösterilen 5785.84m2lik bölümünün orman sayılmayan, (A) harfi ile gösterilen 664.16 m2 bölümünün ise 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan yerlerden olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Bilirkişilerce orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de gösterecek şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterilmiştir. Yöntemince yapıldığı anlaşılan bu uygulamaya göre taşınmazın tamamına yakın bölümünün yeşil renkli orman alanında kaldığı görülmektedir. Mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamında “ Hazine, taşınmazın tümünün öncesinin orman olduğu iddiasında bulunduğuna göre, orman kadastrosunun 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğünden önce yapılması nedeniyle 3402 Sayılı Yasanın 12. maddesinin 3. bendinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü süreye bağlı kalmadan taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında kalan yerlerden olduğu iddiası ile her zaman dava açabileceği, belirtildikten sonra mahkemece; öncelikle, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenejman planı ilgili yerlerden getirtilip; önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir uzman harita mühendisinden oluşacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla mahallinde yeniden yapılacak inceleme ve keşifte yörede 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşmiş tahdit haritası ile 1990 yılında 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan 2/B madde haritaları ve tapulama paftası ölçeklerinin denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanması, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 3 yada 4 orman sınır noktasını gösterir biçimde çekişmeli taşınmazların ilk tahdit haritası ve 2/B madde haritasındaki konumu duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanması, eğer taşınmazların tamamının veya bir kısmının tahdit sınırları dışında kaldığı saptanırsa memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenejman planının çekişmeli taşınmazlarla birlikte … araziye de uygulanmak sureti ile
taşınmazların bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi, memleket haritasında yeşil renkli orman alanında kalan bölümlerinin orman niteliğinde Hazine adına tesciline karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Bozma ilamına uyulmakla Hazine lehine kazanılmış hak oluşmuştur.
Bu nedenle mahkemece; dosya raporu hükme esas alınan bilirkişilere verilerek taşınmazın memleket haritasında yeşil renkli orman alanında kalan bölümlerini gösterir, infaza elverişli ek rapor alınması; belirlenecek olan bu bölümün de orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gereklidir. Değinilen yön göz ardı edilerek kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA03.03.2009 günü oybirliği ile karar verildi.