YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13024
KARAR NO : 2023/2219
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasında yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 24.06.2019 tarihli ve 2019/2317 Esas, 2019/4337 Karar sayılı ilâmı ile davalı vekilinin temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından bireysel başvuru talebinde bulunulmuş ve Anayasa Mahkemesinin 2019/14072 başvuru numaralı ve 26.07.2022 tarihli kararı ile Daire kararının, adil yargılanma hakkı kapsamında yer alan mahkemeye erişim hakkının ihlali mahiyetinde olduğuna karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı doğrultusunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 24.06.2019 tarihli ve 2019/2317 Esas, 2019/4337 Karar sayılı ilâmının ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının malik olduğu bağımsız bölümlere ilişkin ortak gider alacağının tahsili amacıyla icra takibi yaptıklarını, davalının haksız itirazla icra takibini durdurduğunu beyanla itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava ehliyeti olmadığını, dava açma süresinin geçtiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 29.12.2014 tarihli ve 2014/970 Esas, 2014/1303 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Tekirdağ 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda, yeterli inceleme yapılmadığı ve kat malikleri kurulu evrakları ile işletme projesinin incelenerek karar verilmesi gerektiğinde kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Tekirdağ 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 26.12.2018 tarihli ve 2018/586 Esas, 2018/1377 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Tekirdağ 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yönetimin usulüne uygun seçilmediğini, davanın husumetten reddinin gerektiğini, eksik inceleme neticesinde kararın verildiğini ileri sürmüştür.
C. Yargıtay Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 24.06.2019 tarihli ve 2019/2317 Esas, 2019/4337 Karar sayılı ilâmı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemelerinin görevli olmadığı ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) uygulanması gerektiğinden, ilgili kararın istinaf yoluna değil temyiz yoluna tabi olduğu ve temyiz süresinin gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren sekiz gün olduğu, gerekçeli kararın davalı vekiline 04.01.2019 tarihinde tebliğ edildiği; ancak sekiz günlük temyiz süresi geçtikten sonra 16.01.2019 tarihinde karara karşı davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulduğu, buna göre temyizin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine karar verilmiştir.
D. Bireysel Başvuru
Kesinleşen karara karşı davalı taraf Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.
E. Anayasa Mahkemesi Kararı
1. Anayasa Mahkemesinin 2019/14072 Başvuru numaralı ve 26.07.2022 tarihli kararında; başvurucunun, istinaf kararlarında kendisine tanınan ve kararın tebliğinden itibaren başladığı belirtilen iki haftalık süreye güvenerek hareket ettiği, kanun yoluna başvuru süresinin Mahkeme tarafından hatalı gösterilmesinin sonuçlarına katlanmak zorunda bırakılan başvurucunun üzerinde ağır bir yüke sebep olduğu, başvurucunun katlanmak zorunda kaldığı külfetin hedeflenen meşru amaçla orantısız olduğu, dolayısıyla müdahalenin ölçülü olmadığı sonucuna ulaşıldığı belirtilmiştir.
2. Anayasa Mahkemesince, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 36 ncı maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilerek ihlalin Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi kararından kaynaklandığı belirlenmiş ve bu yöndeki iddianın kabul edilebilir olduğuna, kararın bir örneğinin ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak amacıyla Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
F. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ortak gider alacağına yönelik başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
2. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 20 nci maddesi.
3. 6100 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1. Dava konusu olan sitenin tek parsel üzerine kurulu olup kat mülkiyetinin tesis edilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
2. 6100 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesine göre, “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” Dava dilekçesinde, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptalinin istenildiği, mahkemece icra takibine itirazın iptali yönünden karar verilmeyerek alacağın tahsiline hükmettiği anlaşılmakla, mahkemece talepten başka bir şeye karar verilmek suretiyle 6100 sayılı Kanun’un 26 ncı ve 297 nci maddelerine de aykırı hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 24.06.2019 tarihli ve 2019/2317 Esas, 2019/4337 Karar sayılı ilâmının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Sair temyiz itirazları şimdilik incelenmeksizin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.