Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/3783 E. 2008/6892 K. 05.05.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3783
KARAR NO : 2008/6892
KARAR TARİHİ : 05.05.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında …Köyü 141 ada 4 parsel sayılı 14365.09 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, hali arazi niteliğiyle davalı Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı, satınalma-taksim ve zilyetliğe dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı yararına irsen intikal, satınalma, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de mahkemenin bu kabulü dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Taşınmaz, kadastro sırasında hali arazi niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, taşınmazın dedesi …’a ait iken 1962 yılında kendisi ve kardeşlerine satıldığını, daha sonra yaptıkları paylaşımda kendisine düştüğünü ve zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek dava açtığında, davacı yararına 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 14. maddesinde ön görülen taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerekir. Tapusuz bir taşınmazın tesciline karar verilebilmesi için öncelikle taşınmazın niteliğinin kazanılmaya elverişli yerlerden olması ve zilyet yararına aralıksız ve çekişmesiz ve … sıfatıyla olmak üzere 20 yıla ulaşan zilyetliğin maddi olaylara göre bilirkişi ve tanık sözleri ile kanıtlanması gerekir. Keşif sırasında dinlenen yerel ve tutanak bilirkişileri ve tanık sözlerinden taşınmazın davacının dedesi …’a ait olup, ölümünden 10 yıl öncesine kadar (1979 yılına) … arazisi olarak kullanıldığını, o tarihten sonra taşınmazın ekilip biçilmediği anlaşılmaktadır. Ziraatçi bilirkişi raporunda da taşınmazda … yıllardan beri tarımsal faaliyet yapılmadığını, bunun sonucu olarak içerisinde koyun yumağı, geven, … gibi bitkilere, kenarında da kuşburnu, … gibi ağaççıklara rastlandığı ve taşınmazın … kültürü yapmaya elverişli olmadığı bildirilmiştir.
Tüm bu olgular nazara alındığında, davacının dedesi …’un ve mirasçıları ile davacının taşınmazı iradi olarak tesbit gününden 25 yıl önce terk ettiklerinin kabulü gerektiğinden davacı yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı koşulların oluşmadığı anlaşıldığından davanın reddine, taşınmazın tespit gibi Hazine adına tesciline karar verilmek gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı olduğu şekilde davanın kabulü yoluna gidilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 05/05/2008 günü oybirliği ile karar verildi.