YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/767
KARAR NO : 2023/1516
KARAR TARİHİ : 09.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayeti nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı esastan reddine, borçlu ve pey süren 3. kişi aleyhine ayrı ayrı ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına karar verilmiştir.
Kararın 3. kişi ve borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına asıl ve birleşen davaların reddine ve ihale bedelinin %5’i oranında para cezasının şikayetçilerden müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu ve 3. kişi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada şikayetçi borçlu şikayet dilekçesinde; kıymet takdir raporu ve satış ilanının kendisine ve diğer ilgililere usulüne uygun tebliğ edilmediğini, satış ilanın tirajı düşük bir gazetede yapıldığını, taşınmazın özelliklerinin ilanda eksik yazıldığını, taşınmazın KDV’ye tabi olmadığını, ilanda KDV alınacağının yazılmasının ihaleye katılımı olumsuz etkilediğini belirterek 24.11.2021 tarihinde yapılan ihalenin feshini talep etmiştir.
Birleşen davada pey süren 3. kişi şikayet dilekçesinde; 19.08.2021 tarihli bilirkişi raporunda taşınmazın esaslı niteliklerinden olan net brüt alanının olduğundan fazla gösterildiğini, bu şekilde yanlış ilan yapıldığını, KDV oranının hatalı olarak % 18 oranında gösterildiğini, borçlulara ve diğer ilgililere yapılması gerekli tebligatlarda usulsüzlükler bulunduğunu belirterek 24.11.2021 tarihinde yapılan ihalenin feshini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; ihalenin usulüne uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl dava yönünden tebligatın usulsüzlüğü nedeniyle ihalenin feshini isteme hakkının sadece kendisine usulüne uygun tebligat yapılmayan ilgilisine ait olduğu, şikayetçi şirkete yapılan kıymet takdir raporu tebligatının incelenmesinde, 21.09.2021 tarihinde … Mahallesi 419 Sokak Batı … Merkezi Apt. No 2/78 Merkez Ağrı adresine TK 35. maddesi hükümlerine göre tebliğ edildiği, bu adresin ticaret sicil adresi olduğu, borçlunun bu adresine ve bilinen adresine normal tebligat çıkarıldığı ve iade döndüğü, bunun üzerine mersis adresine TK 35. madde uyarınca kıymet takdirinin tebliğ edildiği esas dosyasının UYAP üzerinden incelenmesi ile görüldüğü, bu itibarla davacının kıymet takdirine yönelik itiraz hakkını kendisine tebliğden itibaren yasal süresinde kullanmadığından ihalenin feshi davasında öne süremeyeceği, satış ilanı tebligatının incelenmesinde yine davacının mersis adresine normal tebliğin çıkarıldığı, 12.10.2021 tarihinde iade döndüğü, bunun üzerine TK 35. madde hükmü uyarınca satış ilanın 22.10.2021 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, satış kararında ilanın yurt çapında ulusal bir gazetede yapılmasına karar verildiği, ilanın 13.10.2021 tarihinden Hürriyet gazetesinde yapıldığı, taşınmazın satışının KDV’den muaf şekilde yapılması Yerleşik Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere, herkes için kesinleşmiş olan “ihale şartları” çerçevesinde yapılan ihalenin kesinleşmesinden sonra, ihale alıcısının KDV oranının açık artırma ilanında belirtilen orandan farklı bir oranda olması gerektiğinden bahisle icra mahkemesine şikayette bulunma hakkı olmadığı gerekçesi ile esas dava yönünden; ihalenin feshi isteminin reddine, İhale bedelinin %10’u oranında para cezasının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, birleşen dava yönünden; şikayetçinin ihale katılımcısı olduğu, dosyada alacaklı, borçlu sıfatı da bulunmadığından icra dosyasında borçluya ve diğer ilgililere yapılan tebligatların usülsüzlüğü iddiasında bulunma hakkı olmadığı, davacının pey katılımcısı olduğu, satış ilanını ve özelliklerini bilerek ihaleye iştirak ettiği, ihalenin üstünde kalmadığı, taşınmazın metre karesinin yanlış hesaplandığı iddiasını öne sürmekte hukuki yararı olmadığı, yine aynı şekilde KDV’nin ihalede yanlış uygulandığı iddiası bakımından hukuki yararının bulunmadığı, herkes için kesinleşen ihale şartlarının davacı içinde geçerli olacağı gerekçesi ile birleşen dava yönünden ihalenin feshi isteminin reddine, ihale bedelinin %10’u oranında para cezasının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu ve 3. kişi istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu istinaf dilekçesinde; şikayet dilekçesinin tekrarı ile mahkeme kararının kaldırılması ile ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada şikayetçi 3. kişi istinaf dilekçesinde; borçluya ve diğer ilgililere satış ilanın tebliğ edilmediği iddiası dışında şikayet dilekçesini tekrar etmiş ve yerleşik Yargıtay kararları uyarınca, hukuki yarar yokluğu halinde davanın usulden reddine karar verilmesi ve işin esasına girilmediğinden ayrıca para cezasına hükmedilmemesi gerektiğini, beyan ederek, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl dosyada şikayetçi borçlunun iddiaları yönünden, şirketin Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı adresine çıkarılan ilk satış ilanı tebligatının iade dönmesi üzerine aynı adrese TK’nın 35. maddesi uyarınca tebligat yapıldığı, borçluya satış ilanı tebliğinin usulüne uygun yapıldığı, şikayetçinin kendisi dışındaki kişilere satış ilanı tebliğine ilişkin iddiaların incelenemeyeceği, tebligatlardaki usulsüzlük iddiasını ileri sürme hakkının yalnızca ilgilisine ait olduğu, ilan yapılan gazetenin tirajı en yüksek 5 gazeteden biri olduğu, süresinde itiraz konusu yapılmayan satış ilanındaki hususların bu aşamada ihalenin feshi nedeni olarak ileri sürülemeyeceği, birleşen dosyada ihalede pey süren 3. kişinin tebligat usulsüzlüklerini ileri sürme hakkının bulunmadığı, ihale kendi üstünde kalmadığından taşınmazın yüzölçümü ve KDV’ye ilişkin iddialarla ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunmadığı, iki davacı yönünden de ileri sürülen ihalenin feshi nedenlerinin yerinde görülmediği, kıymet takdirinin üzerinden 2 yıldan fazla süre geçmediği, İİK’nın 129. maddesi uyarınca ihale bedelinin taşınmazın muhammen bedelinin yüzde ellisi ile paraya çevirme ve paraların paylaştırma masraflarını karşıladığı, resen incelenmesi gerekli ihalenin feshi nedenleri de bulunmadığı, ancak birleşen dosyalarda tek bir para cezasına hükmedilmesi gerekirken her davacı yönünden ayrı ayrı para cezasına hükmedilmesinin usulsüz olduğu, diğer yandan 7343 Sayılı Kanunla Değişik 134/5-3 maddesi gereğince fesih sebepleri gözönünde bulundurulduğunda Anayasa’nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak şikayetçiler aleyhine hükmedilen para cezasının ihale bedelinin %5’i olarak takdirinin uygun olacağı, gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına asıl ve birleşen davaların reddine ve ihale bedelinin %5’i oranında para cezasının şikayetçilerden müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu ve şikayetçi 3. kişi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlu temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesini tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Birleşen davada şikayetçi 3. kişi temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesini tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, … ili, … ilçesi, … Mahallesi, 19529 Ada, 1 Parselde kayıtlı 21 Nolu bağımsız bölümün 24.11.2021 tarihli ihalesinin feshi isteğine ilişkindir
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 134 vd. madde hükümleri,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı/borçlu ile davacı 3. kişi vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90’ar TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.