Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/16275 E. 2009/16545 K. 12.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16275
KARAR NO : 2009/16545
KARAR TARİHİ : 12.11.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı Hazine 26.02.2008 tarihli dava dilekçesiyle … Mahallesi 3501 ada 27 parsel sayılı taşınmazın, 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içerisinde bırakılıp, 1952 yılında koruma makisi olarak belirlendiğini, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu kesinleşen işlemle de Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını, hukuki dayanaktan yoksun ve yolsuz tescil niteliğindeki, davalı adına olan tapu kaydının iptalini ve Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın KISMEN KABULÜNE VE REDDİNE, … köyü 3501 ada 27 sayılı parselin 24.02.2009 tarihli ek fen bilirkişi krokisinde 449 sayılı parselin çap krokisi sınırları içinde gösterilen 218 m2 bölümünün tapu kaytdını iptaline ve 6831 Sayılı Yasanın değişik 2. Madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, aynı krokide 450 sayılı parselin çap krokisi sınırları içinde kalan 469 m2 bölümüne ilişkin davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından çekişmeli parselin 469 m2 bölüme, Davalı … ve … Yönetimi tarafından da 218 m2 bölümüne yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, 1947 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. Madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan parsellerin tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp 1947 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 7 numaralı orman kadastro komisyonuna bağlı 4 numaralı ekipçe yapılıp 24.03.1976 tarihinde, itirazlar incelenerek sonuçları 7 numaralı komisyonca 06.04.1983 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2. madde uygulaması, 1988 yılında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Arsa niteliğiyle tapuda paylı olarak davalı … ile … Yönetimi adına kayıtlı olan çekişmeli parsel, genel kadastroda gerçek kişi adına tesbit edilen … köyü 206 sayılı parselden, itirazları Tapulama Komisyonunca red edilen Orman Yönetimi ile … Yönetimi tarafından açılan dava sonunda, … yönetiminin tutunduğu tapu kaydı kapsamında kaldığı, bu nedenle orman sayılmayan yerlerden olduğuna ilişkin kesin hüküm bulunduğu saptanarak, Tapulama Mahkemesinin 27.12.1982 gün ve 1980/728-335 sayılı kararının kesinleşmesiyle, ifrazen … Yönetimi adına tescil karar verilen 9400 m2 yüzölçümündeki 450 sayılı parsel ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilen 449 sayılı parselin 2981 sayılı yasa hükümlerin göre tevhit ve ifrazıyla oluşmuştur.
1) Kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman orman bilirkişi raporuyla, dava konusu parselin … köyünde1947 yılı orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, 1952 yılında 5653 Sayılı Yasaya ve ilgili yönetmeliğe aykırı olarak kurulan ve yine yasa ve yönetmelik hükümlerine uymadan çalışma yapan maki tefrik komisyonunca makiye ayrıldığı, 1976 yılında yapılıp, 1978 yılında kesinleşen 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. Madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirlenip,
Çekişmeli parselin kuzeyinde kalan ve fen bilirkişi ek krokisinde gösterilen 218 m2 bölümünün, orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescil edilen … köyü 449 sayılı parselin ifrazıyla oluştuğu, 1976 yılında yapılan ve 24.03.1976 tarihinde ilan edilerek, 24.03.1977 tarihinde kesinleşen 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. Madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanama olanağının bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y.931 İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı,
Orman alanlarıyla, 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde 2981 ve 3194 Sayılı Yasa uygulaması yapılacağı konusunda hiç bir yasa hükmü bulunmadığı aksine, 3194 Sayılı İmar Yasasının 4. Maddesindeki “… diğer özel yasalar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu (imar) yasanın özel yasalara aykırı olmayan hükümleri uygulanır” hükmü ile 2981 Sayılı Yasanın 3290 sayılı Yasa ile değişik Geçici 2. Maddesinin (e) bendi hükmünü iptal eden Anayasa Mahkemesinin 27.09.1995 gün ve 1995/13-51 Sayılı kararı ve H.G.K.’nun 07.12.1997 gün ve 1997/1-655-1003 Sayılı kararı ile kabul edilen “… kamu malı niteliğini kazanan bir taşınmazın imar uygulamasına tabi tutularak özel mülkiyete dönüştürmeye idari mercilerin yetkileri olmadığı, başka bir anlatımla, idari mercilerin yasadan kaynaklanan bir yetkileri bulunmayan konularda aldıkları kararların yok hükmünde, buna dayanan tescilinde, M.Y.’nın 1024.(932.) maddesi gereğince yolsuz tescil niteliğinde olduğu, Anayasanın 169 ve 170. maddelerindeki 2924 Sayılı Yasada ve 3402 Sayılı Yasanın 16/D maddesinde özel olarak düzenlenen Devlet Ormanları ve nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin özel yasalarına tabii olduğu, H.G.K’nun 24.03.1999 gün 1999/1-170-167 ve 21.02.1990 gün 1989/1-700-101 kararlarında belirtildiği gibi, aslında özel mülkiyete konu olmayan taşınmazlar her nasılsa tapuya tescil edilmiş olsa bile, bu durum taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceğinden tescil işlemi yok hükmünde olup, bu tür taşınmazlar hakkında M.Y.’nın 1023. (931.) maddesinde belirtilen iyi niyetle iktisap iddiasında bulunulamayacağı, yasalarımızın, nasıl oluşursa oluşsun, yanlış ve yolsuz tescillere dayalı olarak tapu sicilinde yapılacak değişiklikleri öngören iptal davaları görevini Adliye Mahkemelerine verdiği(M.Y.- Md. 1025.(933)”, davalı dava konusu taşınmazı satın almışsa, taşınmazı kendisine devir eden kişi ya da kişilerden satış bedelini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri alabileceği, 27.01.2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5831 Sayılı Yasanın 5. Maddesiyle, 6831 Sayılı Yasaya eklenen Ek.10. Maddesi uyarınca, Orman Yasasının; 20.06.1973 tarih ve 1744 sayılı Yasayla değişik 2. Maddesi, 23.09.1983 tarihli 2896 ve 05.06.1986 tarihli 3302 Sayılı Yasalarla değişik 2. Madde 1. Fıkra (B) bendi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin, çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceği, yasa hükmünün “orman sınırları dışına çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren” denmek suretiyle, orman dışına çıkarma tarihine kadar geriye yürütüldüğü hususları gözetilerek çekişmeli parselin 24.02.2009 tarihli ek bilirkişi krokisinde gösterilen 218 m2 bölümüne ilişkin davalı … ile … yönetiminin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle bu bölüme ilişkin aleyhlerine olan hükmün onanması gerekmiştir.
2) Davacı Hazinenin çekişmeli parselin ek bilirkişi krokisinde gösterilen 469 m2 bölümüne ilişkin temyiz itirazlarına gelince; çekişmeli parseli bu bölümünün de, 1947 yılı orman tahditi içinde bırakıldığı, 1952 yılında yasa öve yönetmelik hükümlerine aykırı olarak kurulan ve çalışan makiye ayırma komisyonunca Akdeniz Makisi olarak ayrılmış, daha sonra 1976 yılında yapılan 1744 Sayılı Yassa değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. Madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmışsa da, gerçek kişiler adına tesbit edilen 206 sayılı parselin kadastro tesbitine, Orman Yönetimi, … Yönetimi tarafından itiraz edildiği, itirazları kısmen red edilen Orman yönetimi ve … Yönetiminin davalarının kısmen kabulüne, … Yönetiminin tutunduğu tapu kaydı kapsamında kaldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenerek, bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 9250 m2 bölümün … Vakfı adına tapuya tesciline, orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek krokide (B) ile gösterilen 4900 bölümü ise 46/1 madde gereğince son parsel numarasıyla orman niteliğiyle tapu kütüğüne aktarılmasına ilişkin Tapulama Mahkemesinin 27.12.1982 gün ve 1980/728-335 sayılı kararının kesinleşmesiyle, (A) ile gösterilen bölümünün 206 sayılı parselden ifrazen 450 parsel sayısı ile … Yönetimi adına tapuya tescil edildiği, (B) ile gösterilen bölümün ise 449 parsel sayısı ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescil edildiği, Çekişmeli parselin 468 m2 bölümünün iste 206 sayılı parselden ifrazen … Vakfı adına tapuya tescil edilen 450 sayılı parselin çap krokisi sınırları içinde kaldığı, Tapulama Mahkemesinin sözü edilen 27.12.1982 gün ve 1980/728-335 sayılı kararının, çekişmeli parselin 468 m2 bölümün orman sayılmayan yerlerden olduğuna ilişkin davalı … ve … yönetimi yararına, Orman Yönetimi aleyhine, 3402 Sayılı Yasanın 34 ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 766 sayılı Yasanın 55. Maddesi gereğince, H.Y.U.Y.’nın 237. maddesi anlamında hüküm, Hazine açısından da güçlü delil oluşturduğu, orman sayılmayan yerlerden olduğuna ilişkin kesin hüküm bulunan taşınmazın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılması işlemine değer verilemeyeceği gözetilerek bu bölüme ilişkin davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davacı Hazinenin bu bölüme ilişkin temyiz itirazları da yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle, davalı … ile … Yönetiminin çekişmeli … Köyü 3501 ada 1 sayılı parselin 24.02.2009 tarihli ek fen bilirkişi krokisinde gösterilen 218 m2 bölümüne, yukarıda ikinci bendde açıklanana nedenlerle de Hazinenin çekişmeli parselin aynı krokide gösterilen 468 m2 bölümüne ilişkin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle, çekişmeli parselin tamamına ilişkin usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının … Yönetimi ve Belediye Başkanlığına ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 12/11/2009 günü oybirliği ile karar verildi.