Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/10965 E. 2009/14373 K. 08.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10965
KARAR NO : 2009/14373
KARAR TARİHİ : 08.10.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı Hazine, 16.03.2007 tarihli dilekçesiyle, … beldesi 400 ada 1 sayılı parselin, kısmen yörede 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken yine 1975 ila 1983 yılları arasında yapılarak kesinleşen 1744 sayılı yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını, bu nedenle davalı adına olan tapu kaydının iptalini ve Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılması kesinleşen taşınmazın tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın idari olarak içinde bulunduğu Gaziler köyünde 1946 yılında 3116 Sayılı Yasa hükmüne göre yapılıp 1947 yılında kesinleşen orman kadastrosu, 1980 yılında yapılıp 23.05.1980 tarihinde ilan edilen, aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ve yine 1990 yılında yapılıp, 25.02.1991 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşmiş bulunan, önceden kadastrosu yapılan ormanlarda aplikayon, her hangi bir nedenle sınırlama dışı kalmış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Arsa niteliğinde ve tapuda davalı adına kayıtlı olan 583 m2 yüzölçümündeki çekişmeli parsel, genel kadastroda, dava dışı 2316, 2317, 2340 ila 2344 sayılı parsellerin ile bir bütün olarak, Mart 1985 tarih ve 7 ve 8 sıra numaralı tapu kayıtları ve bu kaydın diğer tedavülleri kapsamında kaldığından söz edilerek paylı olarak … ve paydaşları adına tesbit edilen ve Ali sarı, Mehmet Tofur ve Hazinenin açtığı davaların, taşınmazın 1946 yılında yapılan orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırılmışsa da, 1952 yılında makiye ayrıldığı ve 1952 yılında tevzii edilerek tevzii tapusunun oluşturulduğu, 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre tapu sahibi adına orman sınırları dışına çıkarıldığının belirlendiği gerekçesiyle reddine ilişkin Antalya Kadastro Mahkemesinin 19.06.1991 … ve 1989/1340-463 sayılı kararının Hazine tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 16.09.1991 … ve 1991/13255-11548 sayılı kararı ile onandıktan sonra, kara düzeltme yolu kullanılmadığı için kesinleşmesiyle 26.11.1991 tarihinde tesbit malikleri adına kayıt edilen 2343 sayılı parselin 2981 sayılı yasa hükümlerine göre ifrazıyla oluşmuştur.
Kesinleşmiş orman kadastrosuna ve 2/B tutanak ve haritaları, makiye ayırma tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen orman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin 1946 yılında yapılıp kesinleşin orman kadastrosu sınırları içindeyken, yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun kurulmayan ve çalışmayan makiye ayırma komisyonunca 1952 yılında makiye ayrılıp tevzii edilerek tapuya kayıt edildiği, yine kesinleşmiş 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirlenmişse de, Çekişmeli parselin ifraz edildiği 2343 sayılı parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı savıyla açtığı tapu iptal tescil davasının, bu parselin 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, bu nedenle tapu sahibi adın açıkmış kabul edileceği gerekçesiyle reddine ilişkin Kadastro Mahkemesinin 19.06.1991 … ve 1989/1340-463 sayılı kararın Yargıtay 7. Hukuk Dairesince onandıktan sonar kesinleştiği, kesinleşen bu kararın Davalı gerçek kişiler yararına, Hazine aleyhine Kadastro Yasasının 34 ve Hukuk Yargılama Usul Yasasının 237. maddesi anlamında, kesin hüküm oluşturduğu, kesin hükmün taraflarını bağlayacağı gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı Hazinenin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 08/10/2008 günü oybirliği ile karar verildi.