Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/17999 E. 2009/783 K. 26.01.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17999
KARAR NO : 2009/783
KARAR TARİHİ : 26.01.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVALILAR : HAZİNE-ORMAN YÖNETİMİ

Taraflar arasındaki tesbitin iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava dilekçesinde sınırları gösterilen üç adet taşınmazın köyde yapılan arazi kadastrosu sırasında orman içine alındığını taşınmazın ormanla ilgisinin bulunmadığını bildirerek tespitin iptali ile adına tescili talebi ile dava açmıştır.Mahkemece davanın reddine ve 147 ada 1 numaralı parsel içinde bulunan üç adet taşınmazın hazine adına tesciline karar …; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede tespit tarihinden önce 1940 yılında 3116 sayılı yasa gereğince yapılan orman tahdidi ile 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesi gereğince yapılan aplikasyon ve 2/B madde madde uygulaması vardır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu Çamlibel Köyünde 2006 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında çekişmeli taşınmaz için kadastro tespit tutanağı düzenlenmediği, 3402 Sayılı Yasanın 22/son maddesi hükmü uyarınca, taşınmazın içinde bulunduğu alanın, 147 ada 1 parsel numarası altında, orman niteliği ile tapu kütüğüne aktarıldığı anlaşılmaktadır.
Zaman bakımından kadastro mahkemesinin görev ve yetkisini düzenleyen 3402 Sayılı Yasanın 26.maddesine göre mahkemenin yetki ve görevi, taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Kadastro mahkemesinin davayı görebilmesi için dava konusu taşınmaz hakkında tespit tutanağı düzenlenmesi ve yasal süre içerisinde dava açılmış olması gerekir.(H.G.K. 28.11.2007 gün ve 2007/20-909-891 )
Görev kamu düzenine ilişkin olup, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında resen gözetilmelidir.
O halde, bütün bu maddi ve hukuki olgulara göre, dava konusu taşınmaz hakkında tespit tutanağı düzenlenmediğinden, davanın genel mahkemede görülmesi gerekmektedir . Mahkemece dosyanın görevsizlik kararı ile genel mahkemeye gönderilmesi gerekirken bu husus dikkate alınmaksızın davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle tüm temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 26/01/2009 günü oybirliği ile karar verildi.