YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7408
KARAR NO : 2009/9838
KARAR TARİHİ : 15.06.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, 04.12.2006 tarihli dava dilekçesi ile … Köyü 389 ada 7 parsel sayılı taşınmazın Hazineye ait olan 19.02.2001 tarih 107 sıra da kayıtlı tapu kaydı kapsamında kaldığı iddiası ile davalı … … aleyhine, birleştirilen 2006/1211 esas sayılı dava dosyası ile 15.12.2006 havale tarihli dava dilekçesi ile de … Köyü 389 ada 7 parsel sayılı taşınmazın Hazineye ait olan 19.02.2001 tarih 107 sırada kayıtlı tapu kaydı kapsamında kaldığı iddiası ile davalı … … aleyhine dava açmıştır . Kadastro sırasında, … Köyü 389 ada 7 parsel sayılı 1563,78 m2 yüzölçümündeki taşınmaz belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı adına tespit edilmiştir. Mahkemece verilen kesin mehile rağmen keşif giderleri yatırılmadığından ve dosyadaki bilgi belgelere göre dava sübuta ermediğinden davanın reddine, dava konusu … Köyü 389 ada 7 numaralı parselin tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itirazdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu … Köyünde tespit tarihinden önce yapılan ve 11.09.1998 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Davacı Hazine, her ne kadar dava 04.12.2006 tarihli dava dilekçesinde … Köyü 389 ada 7 numaralı parseli dava ettiğini bildirmişse de bu köyde yapılan arazi kadastrosu sırasında son ada numarasının 333 olduğu 389 ada 7 numaralı parselin bulunmadığı ve davacı hazine tarafından husumetin doğru yönlendirildiği; köy isminde maddi hata yapıldığı anlaşıldığından, Hukuk Genel Kurulunun 1994/16-629-855 ve 2001/1-1035-767 ve 1997/8-304-712 sayılı kararları ile de kabul edildiği gibi, dava dilekçesindeki maddi hataların düzeltilmesi davayı değiştirme veya genişletme sayılamayacağından dava konusu parselin … köyü 389 ada 7 numaralı parsel olduğu anlaşılmıştır.
Yargıcın dava konusu şeyi inceleyerek onun hakkında bütün duygularıyla bilgi edinmesi olarak tanımlanabilen keşif; taşınmazlarla ilgili davalarda, dava konusunun yerinde görülüp incelenmesi biçiminde gerçekleşir (H.Y.U.Y.m. 363 vd.). Keşfe gidilebilmesi için mahkemenin bu konuda bir ara kararı oluşturması zorunludur. Bu kararda keşif giderlerinin, keşif giderini yatıracak tarafın ve bunun için gerekli önel ve kesin önelin avukatla kendini temsil ettirmeyen taraf keşif istemişse, kesin önel içerisinde giderleri yatırmamanın sonuçlarının açıklıkla anlatılması; tanık dinlenip, bilirkişi incelemesi yapılacak ise, bu hususun ve keşif günü ile saatinin belirtilmesi; bunun doğal sonucu olarak; hakim, katip ve götürülecekse mübaşir için yol tazminatının (492 Sayılı Harçlar Yasası m. 34); keşif isteyen taraftan keşif aracını bizzat sağlaması istenemeyeceğinden; mahkeme, yapacağı işe, süresine ve gideceği yere göre gerekli gördüğü aracı kendisi belirleyip, temin edeceğinden, araç için ödenecek para miktarının; keşifte dinlenecek bilirkişi ve tanıkların isimlerinin ve ücretlerinin; bilirkişi ve tanıklarla, gerekiyorsa taraflara keşif gününün haber verilebilmesi için gönderilecek davetiye giderlerinin gösterilmesi yanında; yatırılacak avansın tutarı ile yatıracak tarafın ekonomik gücü, keşif tarihi ve tebligatların ulaşması için geçecek süre gözetilerek keşif gününden önceye rastlayan bir tarihin belirlenmesi ve bunda Tebligat Yasası ile Tebligat Tüzüğünün gözönünde tutulması zorunludur.
Anılan hususları kapsamayan ve belirlenecek bir miktarın keşif gününe kadar yatırılması biçiminde kurulacak ara kararı ve buna dayalı olarak verilecek önel ve kesin önelin uygulamada H.Y.U.Y. m.414, 163 açısında bir sonuç doğurması olanağı bulunmamaktadır (H.G.K. 26.02.1975 T. 1972/1-1273 E. 1975/258 K; H.G.K. 18.02.1983 t, 1980/1-1284 E. 1983/141 K. H.G.K. 30.12.1992 t. 1992/16-666 E., 1992/769 K.; 20.H.D. 14.12.1992 t, 1992/16198-7040).
Öte yandan, bu koşulların tam olarak yerine getirilmemesi, keşif giderlerine itiraz … olan gider yükümlüsünün bu hakkını kullanmasına da engel oluşturur.
Kadastro mahkemelerinde belirtilen genel hükümler, 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 29’ncı maddesi kıyas yoluyla, aynı yasanın 36’ncı maddesine göre işlem yapılması hallerinde de aynen uygulanır.
Yukarıda açıklanan yasa ve yerleşmiş Yargıtay uygulamasına aykırı olarak kurulan ara kararları sonucu verilen önel ve kesin önele dayanılarak, keşif giderlerinin yasal sürede yatırılmadığından söz edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması bozma nedenidir.Ayrıca çekişmeli 389 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi anlamında orman içi açıklık olup olmadığının da araştırılarak oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 15/06/2009 günü oybirliği ile karar verildi.