Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2023/348 E. 2023/3672 K. 08.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/348
KARAR NO : 2023/3672
KARAR TARİHİ : 08.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
KARAR : Mahkûmiyet

Ömerli Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.10.2018 tarihli ve 2017/10 Esas, 2018/199 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin son cümlesi, 52 nci ve 62 nci maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 1.700 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, Bölge Adliye Mahkemesince Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun süre yönünden reddine karar verilmesi suretiyle usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 31.10.2022 tarihli ve 2022/18857 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2023 tarihli ve KYB-2022/142782 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2023 tarihli ve KYB-2022/142782 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, katılanın sosyal medya üzerinden … Mertçe kullanıcı isimli şahsın iddia kuponları için tüyo satışı yaptığını düşünerek sosyal medya üzerinden arkadaş olduğu ve iddia kuponu tüyosu satın almak için sanığın istediği tutardaki paraları sanığın hesabına yatırmaya devam ettiği ancak paranın katılana verilmediği bu suretle sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia ve kabul edildiği somut olayda; sanığın eyleminin, 5237 sayılı Kanun’un 158/1-f maddesinde düzenlenen “Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle” nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu cihetle, mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “İddianamenin kabulünden sonra; işin, davayı gören mahkemenin görevini aştığı veya dışında kaldığı anlaşılırsa, mahkeme bir kararla işi görevli mahkemeye gönderir.” ve aynı Kanun’un 7 nci maddesi ise; “Yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında, görevli olmayan hâkim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür.” şeklinde düzenlenmiştir.
2. 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un Ağır ceza mahkemesinin görevi başlıklı 12 nci maddesinde; “Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, Türk Ceza Kanununda yer alan…nitelikli dolandırıcılık (m. 158)…kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar ile ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve işlere bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlidir. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtayın yargılayacağı kişilere ilişkin hükümler, askerî mahkemelerin görevlerine ilişkin hükümler ile çocuklara özgü kovuşturma hükümleri saklıdır.” hükümleri yer almaktadır.
3. 5237 sayılı Kanun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde; Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.” denilmektedir.
4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanığın Facebook sosyal paylaşım sitesi üzerinden iddia kuponları için tüyo satışı yapacağından bahisle katılandan haksız menfaat temin etmesi şeklinde gerçekleşen eyleminin, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan; “bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu kabul edilerek, sanık hakkında bu suçtan mahkûmiyet hükmü kurulmuş ise de; atılı suça ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesi ile hüküm kurma görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla sanığın 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca mahkûmiyetine hükmedilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Ömerli Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.10.2018 tarihli ve 2017/10 Esas, 2018/199 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.05.2023 tarihinde karar verildi.