Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/1036 E. 2023/1170 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1036
KARAR NO : 2023/1170
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.03.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir..

Belli edilen günde davalı vekili Avukat … ile davacı vekili Avukat …’in gelmiş olmalarıyla duruşma başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında … ili … ilçesi … Mahallesi 139 Ada 2 Parsel sayılı taşınmaz üzerinde 9 katlı bir binanın yapılması hususunda … 1.Noterliğinin 04/10/2016 tarih ve 021593 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 9.maddesinde söz konusu inşaatın bitim tarihinin 01/03/2017 tarihinden itibaren 24 ay olduğunu ve bu sürenin 01/03/2019 tarihinde sona erdiğini, sözleşmenin 11.maddesinde ise inşaatın sözleşmede belirtilen süre içerisinde bitirilmemesi halinde devam eden dönemde müteahhit tarafından emsal kira bedeli üzerinden arsa sahibine kira ödemesi kaydıyla 12 aylık bir gecikme süresinin daha kararlaştırıldığını ve bu süre içinde de inşaatın tamamlanmaması halinde arsa sahibine başta sözleşmenin feshi olmak üzere tüm zarar ve ziyanının tazmini zımnında dava açma hakkının tanındığını, ancak bu güne kadar davalı tarafından kira kaybına ilişkin ödeme yapılmadığını, sözleşmede kararlaştırılan teslim süresinin dolmasının üzerinden 6 ay kadar süre geçmiş olmasına ve yine geç teslime ilişkin olarak kararlaştırılan ek 1 yıllık sürenin ilk 6 ayının dolmasına rağmen inşaatta hiçbir çalışma olmamasının yanında inşaatın ancak %10 seviyesinde tamamlandığını ve kalan sürede inşaatın bitirilmesinin de mümkün olmadığını ileri sürerek … 1.Noterliğinin 04/10/2016 tarih ve 021593 yevmiye nolu düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “davacı ile davalı arasında … ili … ilçesi … Mahallesi 139 Ada 2 Parsel sayılı taşınmaz üzerinde 9 katlı bir binanın yapılması hususunda … 1.Noterliğinin 04/10/2016 tarih ve 021593 yevmiye nolu düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin eki olan teknik şartlar bölümünün 9. maddesinde inşaatın yapım süresinin 01/03/2017 tarihinden itibaren 24 ay içerisinde yapı kullanma belgesini almaya hazır olacak şekilde işi bitirmeye ve mal sahibine teslimine mecbur olduğunun, teknik şartlar bölümünün 11. maddesinde ise müteahhidin 9.maddede gösterilen günde ve şekilde işi bitirip teslim edemediği takdirde kira yoksunluğu olarak mal sahibine o günün emsal kira bedeli üzerinden kira ödemeye mecbur olduğunun, bu gecikmenin 12 ayı geçtiği takdirde mal sahibinin sözleşmeyi feshederek yoksun kaldığı gerçek kira karşılığını ve diğer zarar ve ziyanını istemek ve ayrıca eksik ve kusurlu işleri müteahhit hesabına tamamlattırma ve düzeltme hakkına sahip olduğunun kararlaştırıldığı, sözleşmeye göre işin ikmal tarihi 01/03/2019 tarihi olup, 12 aylık gecikme göz önüne alınarak işin ikmal süresinin 01/03/2020 tarihine denk geldiği, mahkememizce yapılan keşif, aldırılan bilirkişi raporu ve ek raporuna göre; dava konusu binada davalı tarafından yapılan inşaat imalatlarının yapım seviye oranının keşif tarihi olan 13/11/2020 itibari ile %8,456 yapılmayan inşaat imalatlarının oranı ise %91,544 olduğunun belirtildiği, taraflar arasında düzenlenen sözleşme göz önüne alındığında işin ikmal tarihinin 01/03/2019 olduğu, 12 aylık gecikme süresine göre ise işin ikmal tarihinin 01/03/2020 olduğu, dava tarihi itibari ile dava konusu inşaatın bitim tarihi olan 01/03/2020 (1 yıllık süre uzatımı ile beraber) tarihine kadar kalan 6 ay 9 günlük süre içinde davaya konu binada yapılmayan inşaat imalatlarının bitirilmesinin mümkün olmadığı gibi keşif tarihi olan 13/11/2020 tarihinde yapılan tespitlerden de işin ikmal edilmediğinin gözlemlendiği” gerekçesiyle “davanın kabulüne, … 1. Noterliğinin 04/10/2016 tarih 021593 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, sözleşme uyarınca dava konusu inşaatın bitim tarihinden önce davanın açıldığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davacı tarafından sözleşme uyarınca ek süre verilmesi gerekirken müvekkiline ek süre verilmediğini, pandemi şartlarında özellikle inşaat sektörünün maliyetlerin de artması nedeniyle durma aşamasına geldiğini, tahkikat aşamasında alınan bilirkişi raporunun da hüküm kurmaya elverişli olmadığını, müvekkil şirket tarafından inşaatın imal edilen kısımları için birinci sınıf malzeme kullanılmış olduğunu, bu hususlara raporda hiç değinilmediğini, yine bilirkişilerce ecrimisil değerinin fahiş olarak belirlendiğini, taşınmazın bulunduğu mevkinin şehre olan uzaklığı, alt yapı hizmetlerinden yararlanamaması vs’nin hesaba katılmadığını, yine bilirkişilerce dava konusu taşınmaza 1 km uzaklıktaki taşınmazın emsal olarak gösterilmesinin de hakkaniyete uygun düşmediğini, inşaatın bitirme oranının çok düşük gösterildiğini, inşaatın rapora konu fotoğraflarından da anlaşılacağı üzere hemen hemen kaba inşaatının bittiğini, bu haliyle inşaatın %8 oranında tamamlandığına hükmedilmesinin açıkça hatalı olduğunu, hatta Yankı Yapı Denetim Şirketine ait inşaatın %14 oranında tamamlandığına dair raporun da mevcut olduğunu, müvekkili şirkete imkan verildiği takdirde en kısa sürede inşaatı bitirmeyi hedeflediğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılması talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili tarafından istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinin bir türü olan arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanmış olup, davada anılan sözleşmenin feshi talebinde bulunulmuştur.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci
fıkrası uyarınca ONANMASINA,

8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan
davacıya verilmesine,

Aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.