Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/9687 E. 2023/2713 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9687
KARAR NO : 2023/2713
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2015 tarihli ve 2014/584 Esas, 2015/313 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesi ve 51 inci maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 51 inci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği sanığın üzerine atılı suçları işlemediğine ve mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’ın … … Tekstil isimli iş yerinin sahibi, temyiz dışı sanık …’nın ise bu iş yerinin gayri resmi ortağı olduğu, temyiz dışı sanık …’nın katılan …’den satın aldığı malzemeler karşılığında suça konu 3.000,00 TL bedelli iki adet senedi imza yetkisi bulunmamasına rağmen … … Tekstil isimli iş yerinin kaşesini kullanarak imzaladığı, senetlerin vade tarihinde ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine ise sanık …’ın imza itirazında bulunduğu, sanıkların bu şekilde eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ederek dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık savunmasında, temyiz dışı sanık … ile bir dönem birlikte çalıştıklarını ancak suç tarihinden önce söz konusu iş yerini …’ya devrettiğini, …’nın maliye cezasının bulunması nedeniyle iş yerini resmi olarak devralmadığını, suça konu senetlerin düzenlendiğinden haberi olmadığını ve temyiz dışı sanığa senet düzenlemesi konusunda herhangi bir talimat vermediğini beyan etmiştir.
3. Temyiz dışı sanık … savunmasında sanık … ile gayri resmi ortak olduğunu ve suça konu senetleri sanık …’ın bilgisi dahilinde imzaladığını beyan etmiştir.
4. Tanık M.Ç. ifadesinde … İplik Tekstil San. Tic. Ltd. Şti.nde pazarlamacı olarak çalıştığını, suça konu senetleri sattığı malzeme karşılığında …’dan alıp firmaya teslim ettiğini, … …’ı ise daha önceden hiç görmediğini ve kendisiyle herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını beyan etmiştir.
5. Mahkemece, sanığın dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Sanığın, temyiz dışı sanık … ile bir dönem birlikte çalıştıkları ancak suç tarihinden önce söz konusu iş yerini …’ya devrettiği, …’nın maliye cezasının bulunması nedeniyle iş yerini resmi olarak devralmadığı, suça konu senetlerin düzenlendiğinden haberi olmadığı yönündeki savunması ile … İplik Tekstil San. Tic. Ltd. Şti’nde pazarlamacı olarak çalışan tanık M.Ç.’nin sanık … …’ı daha önceden hiç görmediği ve kendisiyle herhangi bir ticari ilişkisi olmadığı, suça konu senetleri sattığı malzeme karşılığında …’dan aldığı yönündeki beyanı karşısında sanığın atılı suçları işlediğine dair temyiz dışı sanık …’nın atf-ı cürüm niteliğindeki soyut beyanı dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığı gözetilmeden, sanığın atılı suçlardan ayrı ayrı beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
B. Kabule göre;
1. Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin … ait olması nedeniyle, suça konu senetlerin duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen zorunlu unsurları ile aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının kararda tartışılması ve denetime imkan verecek şekilde belge asıllarının dosya içerisinde bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilmesine rağmen sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan ceza tayin edilmesi suretiyle hükümde çelişki yaratılması,
3. 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına 28.06.2014 tarihli ve 29044
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72 inci maddesi ile eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden, suç tarihi itibarıyla engel adli sicil kaydı bulunmayan ve bir daha suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluştuğundan cezası ertelenen sanık hakkında, adli sicil kaydında daha önceden verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğu gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
4. Dolandırıcılık suçu bakımından; 24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup, anılan yasa maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının düzenlendiği dikkate alınarak; somut olayda, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilen resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarının mağdurlarının farklı olduğu anlaşılmakla, sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunlu bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2015 tarihli ve 2014/584 Esas, 2015/313 Karar sayılı kararırına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.04.2023 tarihinde karar verildi.