Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/6580 E. 2023/1429 K. 08.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6580
KARAR NO : 2023/1429
KARAR TARİHİ : 08.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki markaya tecavüzün tespiti, men’i ve ref’i, haksız rekabetin tespiti, tecavüzün durdurulması, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “İktisadiyat” markasının 2005 yılından beri “www.iktisadiyat.com” alan adı ile yine davacıya ait bulunan internet sitesinde faal bir şekilde kullandığını, hali hazırda sayıları onları aşan çeşitli üniversite ve enstitülerde araştırmacı doktor ve doçent unvanları ile çalışan, önemli çalışmalara imza atan yazarların, nitelikli akademik incelemeleri, makalelerinin yayınlanmakta olduğunu, söz konusu yayınların sınai mülkiyet haklarını koruyabilmek amacıyla “iktisadiyat” markasını 2017/99434 sayı ile 06.11.2017 tarihinden itibaren on yıl süre ile geçerli olmak üzere 05.04.2018 tarihinde adına tescil ettirdiğini, bu marka tescilinin 16, 41 ve 42 nci sınıfları kapsadığını, dolayısıyla basılı evrak mallarının davacıya ait markanın kapsamında bulunduğunu, “İktisadiyat” markasının davacının 13 yıllık yoğun emek ve mesaisi sayesinde tanınmış bir marka haline geldiğini, davalının davacı adına tescilli marka ile ticari faaliyetler gerçekleştirdiğini ve aynı zamanda ISSN alarak davacının hakemli dergi çıkarmasını engellediğini, davalının bu kullanımının davacı adına tescilli markadan doğan hakları ihlal ettiğini ve diğer yandan haksız rekabet oluşturduğunu, davalı tarafın 2017 Aralık ayından itibaren “iktisadiyat” isminde bir dergi yayınlamaya başladığını, davalı tarafça gerçekleştirilen bu kullanımın davacının faaliyet gösterdiği sektör ile aynı olduğunu, zira 16 ncı sınıfta yer alan malların kapsamına girdiğini, bu kullanımın iltibasa yol açtığını, davalının, davacının tanınmış markasından haksız yarar sağlama amacıyla hareket ettiğini ileri sürerek davalı tarafın davacıya ait tescilli markalara tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden her türlü kullanımının önlenmesini ve durdurulmasını, mevcut ürünlere el konulmasını, derginin dijital olarak yayınlandığı internet sitesinden, davalıya ait “iktisadiyat” dergisi ile ilgili içeriğin kaldırılmasını, davalıya ait internet sitesi sayfasına erişimin engellenmesini, şimdilik 100,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın 17.07.2018 ihtarname tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, hüküm özetinin ilanını talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın bir zararının olmadığını, Üniversite bünyesinde çıkarılması planlanan 01.08.2018 tarihli derginin, davacı tarafından keşide edilen ihtarname nedeniyle basılmadığını ve yayımlanmadığını, mevcut kullanımlara da son verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “İKTİSADİYAT” ibareli markanın davacıya ait internet sitesinde ilk defa 11 Ekim 2017 tarihinde yayımlanmaya başladığı, davacı adına tescilli markanın esas unsurunu oluşturan “İKTİSADİYAT” ibaresinin büyük harflerle yazılmış şeklinin davalının fiili kullanımlarında da yer aldığı, bu itibarla 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 29 uncu maddesi hükmünde düzenlenen marka hakkına tecavüzün ilk koşulu olan işaret benzerliği koşulunun sağlandığı, davacının markasının kapsamında 16 ncı sınıftaki “Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler.” emtiasının bulunduğu, davalı kullanımlarının gerçekleştiği dergi emtiasının da davacının tescilli markasının kapsamında yer aldığı, davalının ihlal teşkil eden kullanımlarının Aralık 2017’de başladığı, davacı adına tescilli markanın başvuru tarihinin 06.11.2017, başvurunun yayım tarihinin ise 23.11.2017 olduğu, davalı kullanımlarının, davacının marka tescil başvurusunun yayınından sonra gerçekleştiği, dolayısıyla davalının fiili kullanımlarının, davacının 2017/99434 sayılı markasından doğan haklara tecavüz ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 54 üncü maddesi bağlamında haksız rekabet oluşturduğu, davacı vekilinin yoksun kalınan kâr ile ilgili maddi tazminattan feragat ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı tarafından gerçekleştirilen fiili kullanımların davacı adına tescilli 2017/99434 sayılı markaya tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüz teşkil eden eylemlerinin men’ine ve ref’ine, davacıya ait tescilli marka adı ile iltibas teşkil eden alan adını içeren davalıya ait internet sitesine erişimin engellenmesine, davalının fiili kullanımlarının 6102 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, markalara tecavüz teşkil eden tanıtım vasıtası dahil olmak üzere davacının tescilli markasını içeren her türlü ürüne el konulmasına, el konulan ürünler üzerindeki markaların silinmesine, mümkün olmaması halinde bu ürünlerin imhasına, hüküm özetinin ilanına, 3.000,00 TL manevi tazminatın ve ihtarname gideri olarak davacının talep ettiği 50,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yoksun kalınan kazanç ile ilgili davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın bir zararının olduğunu ispatlayamadığını, bu nedenle tazminat talebinin reddedilmesinin gerektiğini, üniversite bünyesinde çıkarılması planlanan 01.08.2018 tarihli derginin, davacı tarafından keşide edilen ihtarname nedeniyle basılmadığını ve yayınlanmadığını, mevcut kullanımlara da son verildiğini, bu durumun müvekkilinin iyi niyetini gösterdiğini ileri sürerek Mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davacı vekili katılma yoluyla sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; davalı kurumun müvekkilinin markasını izinsiz kullanması, yararlanması ve müvekkilinin aynı marka isminde bir dergi çıkarmasına mani olması sonucu müvekkilinin uğradığı zararın ve bu zararlarının giderilmesi amacıyla yapmış olduğu yargılama giderlerinin bir bütün olarak düşünüldüğünde, Mahkemece hükmedilen manevi tazminatın oldukça düşük kaldığını ve müvekkilinin mağduriyetini gidermeye yetmediğini ileri sürerek Mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça haksız fiil tarihinden itibaren avans faizi isteminde bulunduğu, Mahkemece hükmedilen manevi tazminat tutarına faiz yürütülmediği, 17.07.2018 ihtarname tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesi gerekirken, herhangi bir faiz yürütülmemesi doğru görülmediğinden hükmün davacı yararına kaldırılması gerektiği, davalı Üniversite yargı harçlarından muaf bulunduğundan Mahkemece bu husus gözden kaçırılarak davalı Üniversite aleyhine harca hükmedilmesinin doğru görülmediği, yine Mahkemece davacının 50,00 TL ihtarname giderinin asıl hüküm kısmında değil, yargılama giderleri kısmında dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle taraf vekillerinin yerinde görülmeyen diğer istinaf itirazlarının esastan reddine, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının anılan yönlerden kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davalı tarafından gerçekleştirilen fiili kullanımların davacı adına tescilli 2017/99434 sayılı markaya tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüz teşkil eden eylemlerinin men’ine ve ref’ine, davacıya ait tescilli marka adı ile iltibas teşkil eden alan adını içeren davalıya ait internet sitesine erişimin engellenmesine, davalının fiili kullanımlarının 6102 sayılı Kanun’un 55 üncü maddesinin 4 üncü fıkrası hükmü gereğince haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, markalara tecavüz teşkil eden tanıtım vasıtası dahil olmak üzere davacının tescilli markasını içeren her türlü ürüne el konulmasına, el konulan ürünler üzerindeki markaların silinmesine, mümkün olmaması halinde bu ürünlerin imhasına, kararın kesinleşmesini müteakip ilanına, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminatın, 17.07.2018 ihtarname tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacı vekili yoksun kalınan kar ile ilgili maddi tazminattan feragat ettiğinden, yoksun kalınan kazanç ile ilgili davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men’i ve ref’i, durdurulması, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi, 6769 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalıdan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.