YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14512
KARAR NO : 2022/13893
KARAR TARİHİ : 07.11.2022
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının reddine dair verilen karara karşı, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin verilen kararın süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyizi istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacılar vekili; davalının idaresindeki tramvayın yaya konumundaki davacıların eşi/ kızı/kardeşi olan …’e çarpmasıyla ölümlü kaza meydana geldiğini, davacı eşin ölenin desteğinden yoksun kaldığını ve tüm davacıların manevi zarara uğradığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 10.000,00 TL maddi ve toplam 110.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; davaya konu alacakların zamanaşımına uğradığını, ceza davasında kusursuz olduğu için beraatine karar verilen davalının zarardan sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılamada toplanan delillere göre; davaya konu edilen kazada davalının kusuru bulunmadığının alınan bilirkişi raporlarıyla da saptandığı ve davalının zarardan sorumlu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, davalı vekilinin istinaf başvurusu hakkında bir karar verilmemiş; karar, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazası sonucu oluşan ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkındaki Kanun’un 25. ve geçici 2. maddeleri uyarınca, Bölge Adliye Mahkemeleri tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başlamıştır. Bölge Adliye Mahkemelerinin kuruluş amacı iki dereceli yargılamayı getirmektir. Buradaki saik ise, denetim arttıkça en az hatayla adil ve güvenilir yargılamayı gerçekleştirmektir. Bu sistem getirilirken, maddi denetim-hukuki denetim ayrımı yapılarak, maddi denetimin istinafta yapılması (hukuki denetimle birlikte), hukuk birliğini sağlamaya yönelik olarak hukuki denetimin ise temyizde yapılması amaçlanarak düzenlemeler yapılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemelerinin kurulması ile birlikte, olağan kanun yolları olarak ilk derece mahkeme kararlarına karşı Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf, Bölge Adliye Mahkemelerinin kararlarına karşı da Yargıtay’da temyiz yoluna başvurulacağından, Bölge Adliye Mahkemelerinin açıldığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilen mahkeme kararları, öncelikle istinaf kanun yoluna tabi olup, Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak inceleme üzerine verilen kararlara karşı da temyiz kanun yoluna başvurulabilecektir. Ayrıca, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 341. maddesi uyarınca da ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar istinaf yoluna tabidir.
Somut olayda; ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, davacılar vekilinin yanı sıra, davalı vekili tarafından 17.09.2020 tarihinde katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunulmuş olmasına rağmen, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sadece davacı yanın istinaf başvurusu incelenerek karar verildiği ve davalı vekilinin istinaf başvurusu hakkında inceleme yapılıp herhangi bir karar verilmediği; Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edildiği görülmektedir. Taraflardan birinin istinaf başvurusu incelenmeden verilen karara ilişkin temyiz incelemesi yapılması mümkün olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusu hakkında da karar verilmek üzere, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
2-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları ile davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları ile davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına; dosyanın, davalı vekilinin istinaf başvurusu hakkında karar verilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara ve davalıya geri verilmesine 07.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.