Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/2444 E. 2022/13509 K. 20.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2444
KARAR NO : 2022/13509
KARAR TARİHİ : 20.12.2022

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun eleştirilerek esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2020 tarihli ve 2020/165 Esas, 2020/264 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının “b” bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 26.11.2020 tarihli ve 2020/951 Esas, 2020/314 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca eleştirilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu,
2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının b bendinin uygulamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, pandemi döneminde camilerin açık olup olmadığı hususunda araştırma yapılmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair edinilen bilgi üzerine kolluk görevlilerince araştırma yapıldığı, usulüne uygun olarak yapılan fiziki takip işlemiyle sabit olduğu üzere tanık …’ın … plaka sayılı araçla sanığın bulunduğu alana geldiği, sonrasında araçtan inip sanığın bitki fidesi satımı yaptığı tezgahının yanına geldiği, orada sanıkla selamlaştıktan sonra tanık …’un sanığa elinde bulunan 90 TL parayı sanığa verdiği, sanığın bu parayı alıp pantolonunun sağ ön cebine koyduktan sonra tanık …’a beklemesi yönünde el işareti yaptığı, sonrasında sanığın tanık …’un yanına gelip tezgahın yanında etrafı kontrol ettiği, …’a yaklaşıp tezgahın arkasından pantolon ön sağ cebinden sağ eliyle çıkarttığı uyuşturucu maddeyi Çarşı Camiine 21,60 metre yakın mesafede tanık …’a verdiği, …’un sonradan Buğday Meydanı istikametine yürüyerek Saray Camii Buğday Pazarı diye bilinen yerin yanında park halindeki aynı plakalı aracın şoför koltuğuna oturduğu, bu aracın ön yolcu koltuğunda ise … adlı şahsın bulunduğu, otomobil hareket etmeden kolluk görevlilerince kendilerine müdahale edildiği; …’in kendisinde bulunan 1 fişek tabir edilen daralı 1,53 gram gelen esrarı rızasıyla görevlilere teslim ettiği, tanık …’un üst araması yapılacağı sırada sol elinde bulunan katlanmış takvim kağıdını yere atttığı, kağıda sarılı 1 fişek tabir edilen daralı 1,43 gram esrarın ele geçirildiği, sanığın 1 fişek tabir edilen takvim kağıdına sarılı 1,53 gram gelen esrarı polislere rızası ile teslim ettiği, tanık …’un soruşturma aşamasında müdafi huzurunda alınan ifadesinde maddeyi sanıktan aldığına dair beyanı, fiziki takip işlemi, kriminal rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın olay günü 90 TL para karşılığında tanık …’a esrar maddesi sattığı sabit görülmüş olup sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen dava konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında “hükmolunan adli para cezasına ilişkin olarak, “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” dair karar verilmemiş ise de, 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde belirtilen düzenleme doğrultusunda, adli para cezasının ödenmemesi durumunda izlenecek yöntemin infaz aşamasında mahallinde gözetilmesi mümkün görülmüştür.” eleştirisi yapılarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Sanık hakkında uyuşturucu madde sattığına dair yapılan ihbar üzerine fiziki takibe başlandığı, olay tarihinde dosyada tanık olarakta dinlenen kullanıcı …’ın sanığın yanına geldiği, tanık ile sanık arasında alışverişin gerçekleştiğinin kolluk görevlilerince görüldüğü, tanık …’ta bir paket esrar ele geçtiği, sanıktan bir paket esrar ele geçtiği, …’un kollukta müdafi huzurunda alınan ifadesinde maddeyi sanıktan aldığını beyan ettiği, yine müdafi huzurunda yaptırılan teşhiste suç konusu uyuşturucu maddeyi aldığı şahıs olarak sanığı teşhis ettiği, sanığın kollukta müdafi huzurunda alınan savunmasında tanığa esrar verdiğini kabul ettiği, yargılama aşamasında olay yerinde yapılan keşifte alışverişin gerçekleştiği yerin Çarşı Camiine 21,60 metre mesafede olduğunun tespit edildiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu, mahkemenin temel cezanın belirlenmesinde ve delillerin takdirinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 26.11.2020 tarihli ve 2020/951 Esas, 2020/314 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz
sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.12.2022 tarihinde karar verildi.