Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/6397 E. 2023/1357 K. 17.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6397
KARAR NO : 2023/1357
KARAR TARİHİ : 17.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/832 E., 2021/332 K.
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 28.03.2017
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 22. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/131 E., 2019/4 K.

Taraflar arasındaki eksik hesaplandığı iddiası ile yaşlılık aylığı miktarının yeniden belirlenmesi ve fark aylıkları davalı Kurumdan yasal faizi ile birlikte tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir.

Kararın davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının başvurunun esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; … Motor bünyesinde yaklaşık 17 yıl çalıştığını, çalıştığı firmanın son 5 yıl Türk Elektrik A.Ş. isimli firmaya devrini yaptığını, Türk Elektrik A.Ş.’den emekli olduğunu, sigortalı olarak 9000 gün 25 yıl çalıştığını, 1993 yılında emekli olmaya hak kazandığını, en yüksek taban emeklisi olmasına rağmen davalı kurumun 2/5 (14425) dereceden emekli maaşını ödediğini, 1993 yılında emekli olmadan önce son 10 senenin toplamının 12’ye bölünüp memur kat sayısı ile çarpılarak emekli maaşı ödendiğini, yasa olmasına rağmen davalı kurumun yanlış kanunu uygulayarak 1980 yılındaki kanuna göre emekliliğini gösterdiğini, bu sebeple maaşının 6.000-TL civan olması gerekirken 2.000-TL maaş aldığını, davalı kuruma defalarca itiraz etmesine ve maaşının yeniden hesaplanmasını istemesine rağmen bir sonuç elde edemediğini belirterek, yanlış kanunla yapılan emekliliği sebebiyle eksik maaşı aldığını, bu hatanın düzeltilmesi ile emekli maaşının yeniden düzenlenmesi ve tarafına ödenmeyen eksik maaşların ödenmesine karar verilmesini, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
Davacı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum işlemlerinde herhangi bir hatanın olmadığını belirtmiş, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalı kurum tarafından hazırlanan ilk aylık bağlama kararı ve ilk aylık bağlama kararındaki veriler ile intibak aylığı hesabının incelenmesinde davacmın hizmet cetvelinde görüldüğü üzere davacının aylık tahsis talep tarihinin 31.12.1993 ve aylık tahsis tarihinin 01.01.1994 tarihi olduğunun görüldüğü 1993 yılı yıllık prim tutarının tam yıl (360 gün) olmasına rağmen yıllık ortalama kazanç ortalamasının 1993 yılının dahil edilmeyerek önceki 5 yıllık kazançlarının ortalamasının alındığı ve bu durumda davacının son 5 yıllık kazanç ortalamasının düşük hesaplandığı, normal 1993 yılı dahil edildiğin kazanç ortalamasına göre davacının üst gösterge tablosundan derecesinin 1. Derece 10. Kademe 6650 gösterge rakamı alınması gerekirken 1993 yılı kazancı dahil edilmeyerek daha düşük kazanç ortalaması ile 2. Derece 5. Kademe ve 5900 gösterge rakamının kabul edildiğinin görüldüğü, bu durumda davacının aylığının 1. Derece 10. Kademe 6650 gösterge rakamına göre aylık hesaplanmadığı için 01/01/1994 tarihi aylığının 2000 öncesi aylığı 4,04 TL olarak hesaplanması gerekirken 3.07 TL olarak hesaplandığının görüldüğü,bu şekilde yapılan aylık hesabına göre aynı şekilde intibak aylığının da 1. Derece 10 kademe 15175 gösterge rakamı üzerinden yapılması gerekirken 2. Derece 8. Kademe 14425 gösterge rakamı ile yapılması sonucu davacının 2013 Ocak intibak aylığının 1.354,73 olması gerekirken 1.322,90 olarak tespit edilmiş olup bu farkların davalı kurumun 1993 yılı kazancının 360 gün tam yıl olmasına rağmen son beş yıllık kazanç ortalamasına dahil edilmediğinden kaynaklandığının tespit edildiği görülmüştür.

Hal böyle olunca, tüm dosya kapsamı, kurum yazı cevapları ve usulüne uygun alman bilirkişi raporu uyarınca, davanın kabulüne, davacının 01.04.1994 tarihi itibari ile aylığı 4,04 TL olduğu davalı kurumdan 3,67 TL olarak hesaplandığının, Davacının 01/01/2013 tarihi intibak öncesi aylığı 1.124,83 TL, Davacının 01.01.2013 tarihi intibak aylığının 1.354,73 TL, Davacının dava tarihi itibari ile aylığının 2.201,29 TL olduğunun tespitine. Davacıya 01.04.1993-28.03.2017 tarihleri arasında eksik ödenen 5.701,78 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine dair kara verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davacı hakkında mevzuata uygun şekilde işlem yapıldığını, buna göre kurum işlemlerinde ve davacıya bağlanan aylıkta herhangi bir hata olmadığını belirterek davanın reddi yerine kabulüne dair verilen kararın kaldırılarak davanın reddine dair karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi tarafından yeterli inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili, davacı hakkında mevzuat gereğince işlem yapıldığını, bir tam yılın 360 günlük süreyi kapsadığını, buna göre kurum işlemlerinde herhangi bir hata olmadığını belirterek davanın reddi yerine kabulüne dair verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı hakkında 01.01.1994 tarihi itibari ile bağlanan yaşlılık aylığının miktarının doğru olup olmadığına ve hesaplamada bir yanlışlık bulunup bulunmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile birlikte 506 Sayılı kanunun geçici 82 nci maddesi ile birlikte 60 ıncı ve 61 inci maddeleri hükümleridir.

3. Değerlendirme
Eldeki davada, 17.03.1954 doğumlu davacının 31.12.1993 tarihli tahsis talebine istinaden davalı Kurumca 16.10.1968 sigortalılık başlangıcı ve 7913 gün üzerinden yaşlılık aylığının 506 sayılı Kanun’un 60 ıncı ve 61 inci maddesi hükümleri gereğince yaşlılık aylığının bağlandığı, davalı kurumca bu aylıkta esasen 1999 yılı 3 üncü dönem dışında, 2 nci dönemde 120 gün yerine 119 günlük hizmetin dava dışı Türk Elektrik A.Ş.’de geçen hizmetleri nedeniyle davacıya bağlanan aylığın hesabında son yılın gün sayısının tam yıla ulaşmaması nedeniyle bu yılda elde edilen prime esas kazançlar dikkate alınmaksızın ortalama yıllık kazancın belirlendiği ve davacıya davalı Kurumca aylığının bu şekildeki hesaplama ile ödendiği uyuşmazlığın kaynağının bu noktada olduğu anlaşılmaktadır.

Ne var ki, mahkemece davacı hakkında 1993 yılı 3 üncü dönem bakımından irdeleme yapılmış ve yıl boyunca geçen hizmetin 3 üncü dönemdeki çalışmaları nedeniyle 360 gün üzerinden bildirim yapılması gereği ile yeniden aylık hesaplaması gereğine ilişkin kabulden sonra aldırılan hesap raporu ile yazılı şekilde karar verilmiş olduğu anlaşılmakta ise de, davacı bakımından 1993 yılı 2 nci döneminde 119 günden başkaca çalışmasının olup olmadığı, buna ilişkin davacının esasen 1999 yılı Haziran ayında 29 günlük bordro ile kuruma kazanç ve günleri bildirilmiş çalışması dışında çalışmaların varlığının ve prime esas kazançlarının tespiti için ayrı bir dava açıp açmadığı hususunun araştırılması ile davanın ve hizmetin varlığının kesinleşmesi halinde davacının 1993 yılı 2 nci dönemi bakımından 120 günlük çalışması ve ortalama yıllık kazanç hesaplamasında dikkate alınması gerektiği gözetilmelidir.

Diğer taraftan, yapılan araştırma ve inceleme sonucunda davacının 1993 yılı ikinci dönem çalışmalarının 119 değil 120 gün olması gerektiği kanaati oluşması halinde dahi, öncelikle davalı Kurumdan bu konuda davacı hakkında gerek 01.01.1994 itibari ile bağlanması gereken ilk aylık ve gerekse 01.01.2000 tarihi sonrasındaki dönem yönünden 5510 sayılı Kanunun geçici 39 uncu maddesi hükümlerine göre bağlanması gereken intibak aylığı miktarının sorulması ve alınacak cevabi yazı ve aylık hesaplamasına davacının itirazının bulunmaması halinde kurumca gönderilen miktarın esas alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu araştırma ve değerlendirme yapılmaksızın karar tesisi isabetsizdir.

Davacının davalı Kurumca hesaplanan aylığına itirazın bulunması halinde ise, aylığın hesaplanması için denetlenebilir şekilde bir hesap raporu aldırılarak davacının ilk kararı temyiz etmediği ve davalı Kurum lehine mahkeme kararındaki tutar bakımından usuli kazanılmış hak oluştuğu da dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken, eksik irdeleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.