YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1390
KARAR NO : 2023/2441
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 06.04.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Adana 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.04.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, suçun unsurlarının oluşmadığına ve eksik araştırmayla hüküm kurulduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, hissedar olduğu arsadaki payını katılanlar … ve …’ın, sahte belgelerle katılan …’e sattıkları iddiasıyla resmi evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından başlatılan soruşturmada, Adana/Seyhan Tapu Müdürlüğünce düzenlenmiş tapu devrine ilişkin resmi evraktaki imza ve “okudum” yazısı üzerinde yapılan incelemede imza ve “okudum” yazısının sanığın elinden çıktığının tespit edildiği gerekçesiyle katılanlar hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilerek sanık hakkında iftira suçundan dava açıldığı iddiasına ilişkindir.
2. 29.03.2015 tarihli raporda, Adana/Seyhan Tapu Müdürlüğünce düzenlenmiş tapu devrine ilişkin resmi evraktaki imza ve “okudum” yazısı ile …’e ait mukayese yazı ve imzaları arasında uygunluklar bulunduğu, resmi senette bulunan imza ve yazının …’in elinden çıktığının tespit edildiği belirtilmiş olup bilirkişi raporu grafoloji ve sahtecilik uzmanı tarafından düzenlenmiştir.
3. Katılanlar hakkında başlatılan soruşturmada, 06.04.2015 tarihli karar ile tapu devrine ilişkin resmi evraktaki imza ve “okudum” yazısı ile …’e ait mukayese yazı ve imzaları arasında uygunluklar bulunduğu, resmi senette bulunan imza ve yazının …’in elinden çıktığının tespit edildiği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
29.03.2015 tarihli bilirkişi raporunun grafoloji ve sahtecilik uzmanı tarafından düzenlenmiş olması karşısında sanığa ait yazı ve imza örnekleri ile kurum ve kuruluşlardan mukayeseye elverişli yazı ve imza içeren belgelerin temin edilerek Adana/Seyhan Tapu Müdürlüğünce düzenlenmiş tapu devrine ilişkin 05.02.2013 tarihli resmi evraktaki imza ve “okudum” yazısının, sanığın eli ürünü olup olmadığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi için
Jandarma veya Polis Kriminal Laboratuvar Müdürlüğü veya Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şube Müdürlüğününden bilirkişi raporu alındıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulmasında hukuka uygunluk görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 11.04.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.04.2023 tarihinde karar verildi.