Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/12955 E. 2009/15776 K. 27.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12955
KARAR NO : 2009/15776
KARAR TARİHİ : 27.10.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında Küllü Köyü Küllü Mevkii 101 ada 1 Parsel sayılı 4093 hektar 9102 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, eski tarihli haritalarda orman olarak görüldüğü, kadastror ekibinde görevli ziraat uzmanı ve Orman Yüksek Mühendisi incemeleriyle orman sayılan yerlerden olduğunun anlaşıldığına değinilerek devlet ormanı niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı gerçek kişiler arı ayrı açtıkları davalarında, parsellerin sınırlarını tarif ettikleri bölümlerinin tesbitinin iptalini ve devlet ormanı niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini istemişlerdir. Mahkemece davanın reddine ve çekişmeli 101 ada 1 sayılı parselin tesbit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4/3 maddesi gereğince yapılmış, çekişmeli taşınmaz bu işlemde orman sınırları içinde bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve eski tarihli harita ve fotoğrafların uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi kurulu raporuyla çekişmeli parselin dava edilen bölümlerinin, öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olduğu üzerinde çok yaşlı meşe ve karaçam ağaçları da bulunan sınırdaki orman ile bütünlük arz eden eylemli orman bulguları içeren devlet ormanı olduğu, 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4/3 maddesi hükmüne göre yapılan orman kadastrosunda da orman sınırları içinde bırakıldığı belirlenerek davanın reddi yolunda hüküm kurulmasında isabetsizlik yoktur. Her ne kadar devlet ormanı niteliğiyle Hazine adına tesbit edilen taşınmazın tamamı yada bir bölümü için açılacak davalarda davalı sıfatının çıplak mülkiyete sahip Hazine ile intifa hakkı sahibi Orman Yönetimine ait olmasına rağmen, sadece Orman Yönetimi aleyhine dava açılmışsa da, sonuç olarak davanın reddine karar verildiğinden, davacı tarafın neden olduğu bu usul eksikliği sonuca etkili değildir. Ancak; taşınmazın diğer bazı bölümlerinin bir çok dosyada dava konusu edildiği, tutanak aslının mahkemenin 2007/97 esasına kayıtlı dava dosyasına gönderildiği, aynı parsele ilişkin davaların birleştirilmesi gerekirken birleştirilmediği, dava edilen bölümler ayırt edilen parselin bütününden söz edilerek mükerrer tescile neden olacak biçimde, parselin tesbit gibi tescile karar verilmesi, doğru değilse de, bu husus bozma nedeni yapılmamış, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında birinci bendde yer alan “Davanın REDDİNE, DAVAYA KONU … İli, … ilçesi küllü köyü Külü mevkii 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın TESBİT GİBİ TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE,” cümlesinin hükümden çıkartılarak, bunun yerine,

“Davanın REDDİNE, Dava konusu … İli, … ilçesi Küllü köyü Külü mevkii 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bu dosyada dava edilen bölümlerinin parselin tamamı ile birlikte tesbit gibi orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, Kararın kesinleşmesinden sonra dosyanın, çekişmeli Küllü Köyü Küllü Mevkii 101 ada 1 sayılı parselin tutanak aslının içinde bulunduğu Mahkemenin 2007/97 esasında kayıtlı dava dosyası içine konulmasına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 27.10.2009 günü oybirliğiyle karar verildi.