Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/8470 E. 2008/13086 K. 14.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8470
KARAR NO : 2008/13086
KARAR TARİHİ : 14.10.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi müdahil Orman Yönetimi ve davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı Hazine, 14.03.2005 günlü dilekçesinde … Köyü 111 ada 169 ve 170 parsellerin devletin hüküm ve tasarrufu altında özel mülke konu olamayacak, serinlemek ve hayvan otlatmak için kullanılan … Yaylası olarak bilinen kadim yayla olduğu iddiası ile tapunun iptalini istemiştir. Orman Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yer olduğu iddiası ile davaya katılmıştır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan KADİM YAYLA olduğu gerekçesiyle Hazinenin davasının kabulüne, müdahil Orman Yönetiminin davasının reddine, taşınmazın tapusunun iptaline, taşınmazın YAYLA olarak sınırlandırılmasına ve 3402 Sayılı Yasanın 16/B maddesi gereğince özel siciline kaydedilmesine karar verilmiş, hüküm müdahil Orman Yönetimi ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmaz 1994 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sonucu hükmen … Vakfı adına tescil edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılan orman kadastrosu vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılmayan yerlerden ve … Yaylası hudutları dahilinde insanların serinlemesi için kullanılan kadim kamu malı YAYLA olduğu, 3402 Sayılı Yasanın 16/B maddesi gereğince özel mülkiyete konu olamayacağı, Vakfiyenin genel sınırları içinde kalmasının o taşınmazın vakıf malı olduğunun kanıtı olamayacağı, Vakıf malı kabul edilebilmesi için o taşınmazın aynı zamanda vakfedilen mallar arasında bulunup bulunmadığının ayrıca saptanması gerektiği, somut olayda taşınmazın vakfedilen mallar arasında bulunmadığının belirlendiği, bu hususun Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11.12.2002 gün ve 2002/1-1024, 2002/1053 sayılı kararında da aynen benimsendiği, taşınmaz her ne kadar hükmen Vakıf adına tescil edilmişse de dava sebeplerinin farklı olması nedeniyle önceki hükmün bu davada kesin hüküm oluşturamayacağı belirlenerek yazılı olduğu gibi hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 14/10/2008 günü oybirliği ile karar verildi.