Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/3555 E. 2023/1071 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3555
KARAR NO : 2023/1071
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/173 E., 2022/156 K.
KARAR : İstinaf talebinin kabulü ile davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki Kullanım Kadastrosuna İtiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davalı Hazine vekili ve davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sırasında, … ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 114 ada 8 parsel sayılı 3.129,54 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmaz hakkında açılmış davaların bulunduğu belirtilmek suretiyle Hazine adına tespit edildikten sonra taşınmazın kullanıcısının tespit edilmesi için tutanak ve ekleri Kadastro Mahkemesine aktarılmış ve hükmen taşınmazın “… oğlu …, … oğlu … ve … … oğlu … ‘ın müşterek kullanımında olduğu” şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tescil edilmiştir.

2. Davacı … vekili dava dilekçesinde; … ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 114 ada 8 parsel sayılı taşınmaz üzerine hükmen davalı … adına kullanıcı şerhi verildiğini, ancak davalının, Kadastro Mahkemesinde taşınmaza ilişkin dava devam ederken 28.01.2015 tarihli senetle taşınmaz üzerindeki kullanıcılığını müvekkili olan davacıya devretmesine rağmen davalı tarafın taraflar arasındaki senede aykırı olarak tapu da ferağ vermediğini ileri sürerek, taşınmazın kullanım kadastrosu tutanağının iptali ile tutanağın beyanlar hanesine “taşınmaz … ve …’in fiili kullanımındadır” şeklinde şerh verilmesini talep etmiş ve yargılama sırasında dava, çekişmeli taşınmazın maliki olan Hazine’ye de yöneltilmiştir.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmaz hakkında öncesinde verilen mahkeme kararı bulunduğundan yeniden dava açılamayacağını, taşınmaz üzerinde davacı tarafın kullanımın olduğuna yönelik iddiasının bulunmadığını ve davalı Hazine’nin yasal hasım konumunda bulunması nedeniyle aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taşınmazın zilyetliğine ilişkin hakkın davalı tarafından 28.01.2015 tarihli sözleşmeyle davacıya devredildiği, davalı tarafça sözleşmenin ve sözleşmedeki imzanın inkar edilmediği, davacı tarafından sözleşme gereği edimini yerine getirdiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile çekişmeli 114 ada 8 parselde kayıtlı bulunan “İş bu taşınmaz … Oğlu…, … Oğlu … ve … oğlu … müşterek kullanımındadır.” şeklindeki zilyetlik şerhinin iptaline, taşınmazın “… Oğlu… ve … Oğlu …’un müşterek kullanımındadır.” olduğunun dava konusu parselin beyanlar hanesine şerh edilmesine, şerhin bu şekilde tapu kaydına işlenmesine, davacı tarafından bankaya depo edilen 30.000,00-TL bedelin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı … ‘a ödenmesine, bu hususta ilgili bankaya müzekkere yazılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı … vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrarlayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı … vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın, müvekkili olan davalının taşınmazın kullanıcısı olduğunu kabul ettiğini, bu hususun Kadastro Mahkemesi’nde kesin hükme bağlandığını, taraflar arasında yapılmış sözleşme ile kadastro tespitinin iptal edilemeyeceğini, davacı tarafın dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının tespit tarihinden sonraki satın almaya dayanarak taşınmazın kullanıcısının güncellenmesini istediği, yeni bir güncellemenin ancak idari işlemle sağlanabilecek olması nedeniyle idareye başvurulması gerekli olup Mahkemece idarenin yerine geçilerek bu yönde bir işlem tesis edilmesinin mümkün olmadığı açıklanarak, davalı … ve davalı Hazine’nin istinaf isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-2 maddesi gereğince ayrı ayrı kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine, davacı tarafından bankaya depo edilen 30.000,00 TL bedelin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, bu hususta ilgili bankaya müzekkere yazılmasına, davalı … kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca hesaplanan 2.725,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, davalı Hazine kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 2.725,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı, davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın nitelendirilmesinde hata yapıldığını, davanın güncelleme çalışmasına itiraz davası olmayıp tapu kaydının düzeltilmesi istemine ilişkin olduğunu, bu davalarda idareye başvuru şartının olmadığını, davacının 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun’un (6292 Sayılı Kanun) 6/10 uncu maddesi gereğince önceki kullanıcının akdi halefi olup dava açmasında hukuki yararının bulunduğunu, sözleşme tarihinde kadastro mahkemesinde yargılamanın devam etmesi ileride doğacak bir hakkın devrine engel olmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması isteminde bulunmuştur.

2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen davanın reddine ilişkin karara yönelik itirazlarının olmadığını, ancak vekalet ücretini nispi olarak hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1. Dava, Kullanım Kadastrosuna İtiraz istemine ilişkindir.

2. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmaz üzerinde davacı lehine kullancı şerhi verilmesine ilişkin koşulların oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4 üncü maddesi,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.