Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/8416 E. 2009/10578 K. 23.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8416
KARAR NO : 2009/10578
KARAR TARİHİ : 23.06.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Beldesi, … Mahallesi, 131 ada 24 parsel sayılı 2056 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1938 tarih 7 numaralı vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle fındık bahçesi niteliğiyle, 132 ada 34 parsel ise 8001 m2 yüzölçümünde belgesizden ev, tarla ve fındık bahçesi niteliği ile davalı adına tespit edilmiş, davacı Hazine taşınmazların 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesine göre orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu 24 sayılı parselin tamamının, 34 sayılı parselin (A)=7156 m2 bölümün orman niteliği ile Hazine adına, 34 sayılı parselin (B)=844 m2 bölümünün ise tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından 34 sayılı parselin (B) bölümüne yönelik temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 03/05/1982 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu vardır.
Hazine tarafından aynı mevkide bulunan çekişmeli taşınmazlar hakkında aynı nedenlerle açılan davaların dairece aynı gün yapılan temyiz incelemesinde; hükme esas alınan orman bilirkişi … … tarafından hazırlanan raporlardan çekişmeli taşınmazların, üzerinde 20-25 yaşlarında fındık plantasyonları bulunduğu, 1959 baskı tarihli memleket haritasında kısmen veya tamamen yeşil alanda kaldığı,1978 tarihli haritada bu yeşil … daha da artmış olduğu anlaşılmaktadır.Uzman bilirkişi tarafından çekişmeli taşınmazların 1954 tarihli … fotoğraflarında açık alanda kaldıkları bildirilmek suretiyle orman sayılmayan yerlerden oldukları açıklanmışsa da rapora ekli … fotoğraflarının incelenmesinde taşınmazların koyu renkli alanda yeraldığı görülmektedir.Taşınmazlarda bulunan fındık ağaçlarının yaşları dikkate alındığında … fotoğrafındaki koyu …, hangi … ya da orman bitkisini temsil ettiği anlaşılamadığı gibi, çekişmeli taşınmazları geniş çevresi ile gösteren kadastro paftası getirtilmemiş, dosyaların bütünü göz önüne alınarak yapılan incelemede, birbirlerine yakın komşu durumundaki taşınmazların … fotoğrafında birbirinden uzak konumda; birbirinden uzakta bulunan yerlerin de aksine, birbirlerine yakın mesafelerde işaretlendiği anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle bilirkişi raporu, taşınmazların öncesinin orman olup olmadığını belirlemekte yeterli kanaatı vermekten uzaktır. Ayrıca çekişmeli taşınmazlardan bir kısmının vergi kaydı bulunmakta, vergi kayıtlarının dava dışı parsellere de revizyon gördüğü anlaşılmaktadır. Mahkemece vergi kayıtları getirtilerek uygulanmamış, kapsamları belirlenmemiştir.

O halde, sağlıklı sonuca varılabilmesi için; mahkemece hükme esas alınan 1954 tarihli … fotoğrafı ve varsa bundan hemen sonraki bir tarihte düzenlenen … fotoğrafı, memleket haritası ve amenajman planı, taşınmazları geniş çevresiyle gösteren kadastro pafta fotokopi örneği ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisle ri arasından seçilecek iki orman yüksek mühendisi bir ziraat uzmanı ve bir … elemanı aracılığıyla gerekirse aynı adada bulunan davaya konu parsel dosyalarından biri … dosya seçilmek suretiyle yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, ayrı ayrı tarihlerde düzenlenmiş … fotoğrafı ve memleket haritaları çekişmeli taşınmazlar ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla orman dan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtü sü ve çevresi incelenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili, bilimsel verileri bulunan, yeterli rapor alınmalı; taşınmazın hali hazır eylemli durumu hakim tarafından keşif gözlemi olarak tutanağa geçilmeli, taşınmazı dört yönden gösteren fotoğraf lar alınarak dosyaya eklenmeli, komşu parsellerin konumuna göre çekişmeli taşınmazların 6831 sayılı yasanın 17/2. maddesine göre orman içi açıklık olup olmadığı tartışılmalı, asıl taşınmaz orman veya orman içi açıklık değilse, tespite esas alınan vergi kayıtlarının kapsamları belirlenmeli, kapsam belirlenirken aynı kaydın revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlardan tespitleri kesinleşenlerin yüzölçümleri göz önünde bulundurulmalı, buna göre kayıt miktar fazlası bulunup bulunmadığı ve varsa zilyedlikle kazanılıp kazanılamayacağı tartışılmalı, taşınmazların bir bölümünün orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş olması ve davalı tarafın temyizinin olmaması nedeniyle Orman Yönetimi lehine gerçekleşen usulü kazanılmış hak dikkate alınmalı, böylece elde edilecek delillere göre karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 23/06/2009 günü oybirliği ile karar verildi.