YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/306
KARAR NO : 2023/1142
KARAR TARİHİ : 01.03.2023
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/748 E., 2022/908 K.
KARAR : İstinaf başvurusun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Uygulama kadastrosu sırasında, … İli Merkez İlçe … köyü çalışma alanında bulunan ve tapuda … adına kayıtlı bulunan eski 654 parsel sayılı 4.400,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 122 ada 34 parsel numarasıyla ve 5.558,85 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde, uygulama kadastrosu sırasında eski 654 yeni 122 ada 34 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün artırıldığını ve bu artışın taşınmaza komşu devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden kaynaklandığını ileri sürerek çekişmeli taşınmazın uygulama kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın uygulama tespiti öncesindeki yüz ölçümü ile uygulama tespiti sonucu oluşan yüzölçümü arasındaki farkın Hazine adına tescilini, bu talebin yerinde görülmemesi halinde ise taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine miktar fazlasının Hazineye ait olduğu şerhinin yazılmasını istemiştir.
3. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinin açıklanmasına ilişkin 20.02.2021 tarihli dilekçesinde ise; uygulama kadastrosu sırasında eski 654 yeni 122 ada 34 parsel sayılı taşınmazın yüz ölçümü 4.400,00 m2 iken 5.558,85 m2’ye yükseltildiğini ve bu artışın taşınmaza komşu devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden kaynaklandığını ileri sürerek çekişmeli taşınmazın uygulama kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın uygulama tespiti öncesindeki yüzölçümü ile tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile teknik bilirkişi raporları esas alınarak, tesis kadastrosu sırasında çekişmeli taşınmazda sınırlandırma hatası yapıldığı ve bu hatanın uygulama kadastrosu sırasında sınırların sabit sınır niteliğinde belirlenmesi sureti ile giderildiği, dolayısı ile uygulama kadastrosunun usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile davanın reddine, çekişmeli 122 ada 34 parsel sayılı taşınmazın uygulama kadastro tespiti gibi tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tesis kadastrosu sırasında teknolojik hesaplama yöntemlerindeki yetersizlikler nedeni ile oluşan yüz ölçüm hatalarının uygulama kadastrosu sırasında giderildiği tespitinin yerinde olmadığını, eksik inceleme ve bilimsel ve teknik verilerden uzak bilirkişi raporlarına dayalı karar verildiğini ileri sürerek ve resen dikkate alınacak sebeplerle İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 28.06.2021 tarihli teknik bilirkişi raporunda, tesis kadastrosunun yapıldığı yıla yakın tarihli 1967 tarihine ilişkin hava fotoğrafı ve güncel 2021 tarihli uydu fotoğrafının ada raporuyla da irtibatlı şekilde değerlendirildiği, buna göre; dava konusu taşınmazın tesis kadastrosu çalışmaları sonucunda oluşturulan sınırlarında kısmen sınırlandırma hatası yapıldığı, parselin kuzey ve batı sınırlarının uygulama kadastrosu çalışmaları sonucunda düzeltildiği, bu sınırların zeminde mevcut olup çekişmesiz olarak kullanılan sabit sınır olarak belirlendiği, aynı sınırların 1956 ve 1967 tarihli hava fotoğraflarına göre de sabit nitelikte olduğu, taşınmazın diğer sınırlarının ise teknik evraklarına ve paftasına göre doğru olarak oluşturulduğu, dolayısı ile İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine yönelik kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu gerekçesi ile davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde, istinaf başvuru dilekçesindeki nedenlere dayanarak kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1,370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/2-a maddesi, Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilinde Gerekli Düzeltmelerin Yapılmasında Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik hükümleri, Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi Ve Tapu Sicilinde Gerekli Düzeltmelerin Yapılmasında Uyulacak Usul Ve Esaslara İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik hükümleri.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına, Bölge Adliye Mahkemesince tutanak aslı dosya arasına getirtilmek sureti ile davalı hale getirtilen 122 ada 33 parsel sayılı taşınmazın dava konusu olmayıp, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro tespitinin olağan usulle kesinleştirilmesi için “Kadastro Güncelleme Tutanağı” aslının Kadastro Müdürlüğüne iadesine mahallinde her zaman karar verilebileceğine göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.