Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/14494 E. 2023/2460 K. 25.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/14494
KARAR NO : 2023/2460
KARAR TARİHİ : 25.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Başkasına ait banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının 25.09.2014 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 245 inci maddesinin birinci ve beşinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası uyarınca sanıklar hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan dava açılmıştır.

2. Malatya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2014/490 Esas, 2015/897 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık …’in temyiz isteği, şirket ortakları olan … ve … isimli şahısların bankadan pos makinesi alarak … teknoloji isimli başka şirkete kiraladıklarını, ifadeye çağrılınca olaydan haberdar olduğunu, kişilerden şikayetçi olduğunu, mağdura herhangi bir şey satmadığını, kredi kartını kullanmadığını, kartı … teknoloji isimli firmanın kullandığını, cezanın kişiselliği gereği bu şirket ve yetkilileri yerine kendisine ceza verilmesinin bozma sebebi olduğunu, kendini şikayet eden kişi ve suç ile herhangi bir illiyet bağı olmadığını, isimlerini verdiği kişilerin araştırılarak mahkeme huzurunda dinlenmesi yerine eksik araştırma yapıldığını, savunma hakkının kısıtlandığını, beyan ve savunmalarının mahkemece dikkate alınmadığını, mağdurun zararı giderildiği halde mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, lehe etkin pişmanlık hükümleri uygulanmayarak hatalı karar verildiği ve benzerine ilişkindir.
2.Sanık … müdafin temyiz isteği, karara ait gerekçede delil değerlendirmesi ve hukuki değerlendirme yapılarak gerekçe oluşturulması hususunun dikkate alınmadığı, suçun unsurlarının oluşmadığı, bilirkişi raporunun hukuki gerçeklikten uzak ve çelişkili olduğunu, mağdur başvurusu üzerine işleme konu paranın mağdur hesabına yatırıldığı, şikayetin geri alındığı, sanık ile mağdur arasındaki ilişkinin hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu, usul ve yasaya aykırı karar verildiği ve benzerine ilişkindir.
3.Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, işlemin 3D secure-mail order yöntemiyle yapıldığının belirlendiği, bu tür işlemlerde kart bilgileri post cihazına tuşlanarak onay verilmek suretiyle işlemin tamamlandığının bilindiği, zaten müştekinin sonradan zararın giderildiğini söyleyerek şikayetçi olmadığı, dosyadaki ilk bilirkişi raporunda da yapılan işleme ilişkin ilgili şirketin elinde bulunan ve veya müştekiye gönderilen belgelerin ve yine işlem sırasındaki görüşme kayıtlarının temin edilmesi halinde müştekinin işleme onay verdiği ve ilgili şirketle arasında bir sözleşme ilişkisi kurulduğunun anlaşılacağı, ikinci bilirkişi raporunda bu eksikliklerin giderilmemesine karşın kart bilgilerinin müştekiden ne şekilde ve ne amaçla alındığının bilinmediği belirtilerek atılı suçun oluştuğu şeklinde tespit yapıldığı, basit yalan niteliğindeki söze inanarak bilgilerini veren ve işlemi onaylayan müştekinin gerekli araştırma ve denetleme yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle atılı suçların unsurlarının oluşmayacağı, sanıkların beraat etmesi gerektiği ve benzerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay, sağlık kuruluşundan aradığını, kendisine check-up hizmeti sunduğunu beyan eden şahsa bu teklifi kabul etmediğini söylediği halde kendisinden para talep edildiğini, sonrasında Bank Asya kredi kartından bilgisi ve rızası dışında 350 TL para çekildiğini, sanık … iş yerine ait sanal pos cihazından sanık …’e ait firma tarafından harcama yapıldığının tespit edildiği, böylece sanıkların müşterek fail sıfatıyla başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.
2.Mağdur 07.02.2014 tarihli şikayet dilekçesi ile Cumhuriyet savcılığına müracaat etmiş, 17.12.013 tarihinde mağdur …’a ait Bankasya kartından 350,00 TL harcama yapıldığında dair … Turizm pos işlem dekont evrakını dilekçesine eklediği görülmüştür.
3.Asya Katılım Bankası A.Ş. 08.03.2014 tarihli yazı cevabında, … adına kayıtlı 5275*********2428 sayılı kredi kartı ile 17.12.2013 tarihinde yapılan işlemin fiziksel olarak karta ihtiyaç olmadan kart bilgilerinin pos cihazı üzerine tuşlanması yoluyla yapıldığı, kart hamilinin bankaya harcama itirazının bulunmadığını, çekim işlemini yapan iş yerinin Denizbank müşterisi olduğu, iş yeri iletişim bilgilerinin bu bankadan temin edileceği bildirilmiş, mağdur ait kredi kartından 17.12.2013 tarihi saat 16.02 de 350,00TL … Turizm Kuyum. tr isimli üye işyeri tarafından pos ile harcama yapıldığını gösteren işlem bilgileri gönderilmiştir.
4.Denizbank A.Ş. 20.03.2014 tarihli yazı cevabında, mağdura ait kredi kartı ile … Turizm Kuyum. adlı iş yerinden 350,00TL’lik işlemin mail order yöntemi ile kart numarası pos cihazı üzerine tuşlanarak yapıldığı, harcamaya ilişkin bilgilerin üye iş yerinden temin edilebileceği, … Turiz Kuyum adlı iş yeri yetkilisinin Selahattin Kayı olduğu, işleme ait detay bilgi tablosu yazı ekinde gönderilmiştir.
5…. Turizm Kuyum ve Hed Eşya Tic A.Ş., tarafından mağdur hesabına 26.12.2013 tarihinde 350,00TL ödeme yapıldığına dair 15.01.2014 işlem tarihli dekont fotokopisi dosyaya eklenmiş, mağdur 14.05.2014 tarihli Cumhuriyet savcılığına sunduğu dilekçe ile dosyada şüpheli olan şahısların kendisini arayarak zararı gidermek istediklerini söyleyerek hesabına alınan miktarı yatırarak zararını giderdiklerini şikayetçi olmadığını ifade etmiştir.
6.18.03.2015 tarihli bilirkişi raporunda, mağdura satış hizmeti karşılığı elde buluna belge ve dokümanların sanık …’den temin edilmesi, bahse konu görüşmelere ilişkin ses kayıtlarının istenmesi gerektiği, işlemin mail order yöntemi ile yapılması karşısında bahse konu işleme ilişkin mail order formunun düzenlenip düzenlenmediği, düzenlenmişse bir suretinin gönderilmesinin uygun olacağı değerlendirilmesi üzerine sanık … polisle yaptığı görüşmede ses kaydı olmadığı, ilgili evrakı toparlayıp mahkemeye sunacağını beyan ettiği tutanağa bağlanmıştır.
7.08.10.2015 tarihli bilirkişi raporunda, görüşme içeriğinin sanıklar tarafından dosyaya sunulamadığından kart bilgilerinin mağdurdan ne şekilde ve ne amaçla alındığı konusunda bilgi bulunmadığı, mağdur kartından 350,00TL’lik işleme ilişkin dijital veya fiziki olarak bir belgesi bulunmadığından sanıkların mağdur ait kart bilgilerini bir şekilde alarak mağdur rızası dışında 350,00 TL’lik işlem yapılması ile eylemin 5237 sayılı 245 inci maddesine aykırılık oluşturduğu değerlendirilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Sağlık kuruluşundan aradığını ve kendisine check-up hizmeti sunduğunu beyan eden şahsa kart bilgilerini vermesi üzerine Bank Asya kredi kartından bilgisi ve rızası dışında 350 TL para çekildiğinden bahisle mağdurun şikayetçi olması üzerine, sanık … iş yerine ait sanal pos

cihazından sanık …’e ait firma tarafından harcama yapıldığı olayda eylemin 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinde düzenlenen başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Sanıklar Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1.Sanıklar hakkında kurulan hükümde, olay ve olgularda belirtilen hususlar ile sanıkların mağdura ait kart bilgilerini kullanarak harcama yaptıkları anlaşılmakla yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, aşağıda belirtilen bozma gerekçesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Ancak sanıklar hakkında kurulan hüküm, kredi kartından yapılan harcama bedelinin mağdur kart hesabına yatırıldığının dosya arasındaki 15.01.2014 işlem tarihli dekont fotokopisi ve mağdurun mahkeme huzurunda parasının iade edildiğini ve herhangi bir zararının olmadığını beyan etmesi karşısında; müştekinin zararının soruşturma aşamasında giderildiği ve sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin beşinci fıkrası delaletiyle aynı Yasanın 168 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması,
3.Sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezası yanında ayrıca adli para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeyerek eksik ceza tayini,
4.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 17.12.2013 yerine 07.02.2014 olarak yazılması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Malatya 3.Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2014/490 Esas, 2015/897 Karar sayılı kararına yönelik sanık …, sanık … müdafin ve Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.04.2023 tarihinde karar verildi.