YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6276
KARAR NO : 2023/2467
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6136 sayılı Kanun’a muhalefet
HÜKÜM : Beraat
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2015 tarihli iddianamesi ile 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 58 inci, 53 üncü ve 54 üncü maddesi uyarınca sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan dava açılmıştır.
2. Kayseri 6.Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2015/974 Esas, 2016/432 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi ve 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca beraat ve müsadere kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, arama emri ya da kararı alınmadan yapılacak aramalar arasında kaba üst aramasının da sayıldığı, somut olayda herhangi bir arama işlemi dahi yapılmadan sanığın kendiliğinden suça konu tabancayı teslim ettiği, hukuka uygun bir şekilde elde edilen delil esas alınarak sanığın mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ve benzerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, kavga ihbarı üzerine olay yerine giden ekiplerin kavga olayına rastlamadıkları, 300 metre mesafede cadde üzerinde yürüyen alkollü olduğu fark edilen şahısla yaptıkları konuşmada şahsın üzerinde silah olduğu beyanı ile çıkarıp polislere teslim ettiği, sanığın 6136 sayılı Yasa’ya muhalefet suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. 26.11.2015 tarihli araştırma tutanağında, olay günü 003.0 sıralarında haber merkezinin … restaurantta kavga olduğu anonsu ile bahse konu yere gidildiğinde herhangi bir kavga olayının olmadığı, çevrede yapılan araştırmada silah kullanıldığına dair herhangi bir iz emare olmadığı, Yasin isimli şahsın adı geçen restauranttan 200mt ilerisinden alındığı, kavga olduğu belirtilen yerde herhangi bir kamera ve kamera kaydının olmadığı tespit edilmiştir.
3. 26.11.2015 tarihli olay ve yakalama tutanağında, … restorant isimli işyeri giriş tarafında kavga olayı olduğu kavgada silah kullanıldığı anonsu ile olay yerine intikal edildiği, olay mahalline yaklaşık 300 mt. mesafede cadde üzerinde dış görünüş itibariyle muhtemelen alkollü olduğu tahmin edilen … isimli şahsın durdurulduğu, nereden geldiği sorulduğunda, muhtemel alkolün etkisiyle çelişkili ifadeler kullandığı, şahsın bu esnada bende silah var diyerek bel kısmından çıkardığı bir adet siyah renkli tabancayı görevlilere rıza teslim ettiği, şahsın muhafaza altına alındığı, şarjörde mermi olmadığı anlaşılan silah muhazafa altına alındığı, şahsın alındığı civarda yapılan aramada herhangi bir dolu veya boş kovana rastlanmadığı, şahsın üzerinde kimlik olmadığından parmak izinden kimlik tespit yapıldığı imza altına alınmıştır.
4. Kayseri Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü 30.11.2015 tarihli uzmanlık raporunda, 07-146590 seri numaralı silahın, Arjantin yapısı, Browning marka yarı otomatik tabanca olduğu, atışa engel mekanik bir arızası olmadığı, 6136 sayılı yasaya göre yasak niteliğe sahip olduğu, tespit edilmiştir.
5. Kayseri Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü 08.12.2015 tarihli uzmanlık raporunda, sanığa ait svapların hiçbirinde atış artıklarından antimona rastlanmadığı tespit edilmiştir.
6. Sanığa ait 27.11.2015 tarihli adli muayene raporunda sol el bilekte sütüre 3 cm’lik yara olduğu basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı, 26.11.2015 tarih saat: 01.57 itibariyle alkolmetreyle yapılan ölçümde alkolsüz olduğu, muayene olmayı reddettiği belirtilmiştir.
7. Mümzi tanıklar B.H. Ve C.B., … Restaurantta silahla kavga olduğu anonsu üzerine olay yerine giderken lokantaya 200 m kadar uzakta sanığı gördüklerini, arabanın yanına geldiği ve kavga olduğunu söylediğini, aşırı derecede sarhoş gibi durduğunu, üzerini aramak istediklerinde üzerinde tabanca olduğunu söyleyerek kendilerine teslim ettiğini, güvenlik nedeni ile tekrar sanığın üzerini arayarak karakola teslim ettiklerini beyan etmiştir.
8.Sanık, yolda giderken kafasının arkasına sert bir cisim değdiği, bayıldığı, ayıldığında nerede olduğunu anlayamadığını, belinde tabanca olduğunu fark ettiğini, yolda giderken polisleri gördüğü ve tabancayı teslim ettiğini, kendisine ait olmadığını beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hüküm, olay ve olgularda belirtilen hususlar ile kavga anonsu ile olay yerine giden ekiplerin durumundan şüphelendikleri şahıs ile yaptıkları görüşmede üzerinde herhangi bir arama yapılmadan önce sanığın rıza ile belinden çıkardığı tabancayı teslim ettiği olayda adli arama kararı gerektiren bir durum olmadığı, dolayısıyla elde edilen delilin yasak nitelikte bulunmadığı anlaşılmakla sanığın 6136 sayılı Yasa’nın 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
2. Yukarıda belirtilen bozma gerekçesine göre, Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “”…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçların seri yargılama usulüne tabi olması karşısında; sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250 nci maddesinde düzenlenen Seri Yargılama Usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdii edilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, karar hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Sanığın üzerine atılı suçun 6136 sayılı Yasa’nın 13 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçu oluşturduğu ve atılı suçun basit yargılama usulüne de tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin “01.01.2020 tarihi itibariyle… hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda …. Basit yargılama usulü uygulanmaz” bölümündeki “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasanın 38 inci maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar vermesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu bulunduğu anlaşılmakla, karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kayseri 6.Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2015/974 Esas, 2016/432 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.04.2023 tarihinde karar verildi.