Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/12325 E. 2008/12404 K. 08.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12325
KARAR NO : 2008/12404
KARAR TARİHİ : 08.10.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı kişilerden …, …, …, …, …, …, …, … ve … vekili ile katılan davacı Orman Yönetimi ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

2002 yılında yapılan kadastro sırasında 317 ada 1 parsel sayılı 189.383,12 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden taşınmazın üzerindeki ahır ve evler muhdesat olarak kütüğün beyanlar hanesinde gösterilerek ham toprak niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar …, …, …, …, …, …, …, …, …, … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak çekişmeli taşınmazın bir bölümlerinin adlarına tapuya tescili istemiyle ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları H.Y.U.Y.’nın 45. maddesi uyarınca birleştirilmiştir. Orman Yönetimi; çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile davaya katılmıştır.. Mahkemece, dava konusu taşınmazın kesinleşen orman tahdit haritası dışında kaldığı , orman sayılmayan yerlerden olduğu,taşınmazın öncesinin hali arazi olduğu, emek ve masraf sarf edilerek tarım arazi haline getirilmediği, tarımsal amaçlı olarak kullanılmadığı, davacı kişilerin ev veya ahır yaparak taşınmazı kullandıkları , böylelikle imar ihya koşullarının gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi hazine adına tapuya tesciline, …, …, …, …, …, …, … ve … tarafından yapılan yapıların 3402 sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca tapu beyanlar hanesinde muhdesat niteliği şerh düşülmesine karar verilmiş , hüküm davacı kişilerden …, …, …, …, …, …, …, … ve … vekili , katılan davacı orman yönetimi ve davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1968-1969 yıllarında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 1744 Sayılı Yasa hükümlerine yapılıp 06.06.1980 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır.
1- Davacı kişilerin ve Hazinenin temyiz itirazları yönünden;
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye, kişiler yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17. maddelerinde düzenlenen imar ihya ve zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşulları oluşmadığına ve çekişmeli taşınmaz üzerindeki …, …, … …, …, … …, … , …, ve …’ye ait
evlerin kadastro tespit tarihinden önce yapıldığı belirlendiğinden 3402 Sayılı Yasanın 19. maddesi anlamında muhdesat niteliğinde bulunduğuna göre Hazine ile kişilerin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Orman Yönetiminin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir. Şöyle ki; bir örneği dosyada yer alan tahdit haritasında 684, 685, 686, 687 nolu OTS ler ile 675 ve 676 nolu orman sınır noktalarını birleştiren hat ile karara dayanak alınan bilirkişi tarafından düzenlenen krokide, aynı noktaları birleştiren hatlar arasında açı, eğim ve uzaklık bakımından farklılık vardır.Tahdit haritası ile hat çelişkili olup bu haliyle uzman bilirkişinin orman tahdit haritası ve tutanaklarını nasıl uyguladığı ve taşınmazın kesinleşen orman tahdidinde ne gibi işleme tabi tutulduğu net olarak anlaşılamamaktadır.
Orman tahdidinin kesinleştiği yerlerde bir yerin orman olup olmadığı ve hukuki niteliği orman tahdit tutanak ve haritalarının uygulanması ile belirlenir.
Bu nedenle; mahkemece önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek iki mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2.madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2. madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2. madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : 1-Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle Hazine ve kişilerin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 08.10.2008 günü oybirliğiyle karar verildi.