Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/8284 E. 2008/12149 K. 06.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8284
KARAR NO : 2008/12149
KARAR TARİHİ : 06.10.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Orman Yönetimi ve Hazine vekilleri ile davacılar …, …, …, …, … vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü … mevkiindeki 102 ada 1 parsel sayılı 7.388.095.59 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacılar ayrı ayrı 102 ada 1 parsel içerisinde kendilerine ait tarım arazisi olarak kullandıkları yerleri olduğu iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece, davalar birleştirildikten sonra dava konusu 24/09/2007 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 6.183.00 m2 bölümüne ilişkin davacı …’un davasının kabulüne, 31/03/2008 tarihli ek fen bilirkişi raporunda ise (D) harfi ile gösterilen 6183.00 m2’lik bölümün 102 ada 1 nolu parselden ifrazı ile geriye kalan (B) harfi ile gösterilen kısmın 7375107.764 m2 olarak orman vasfı ile 102 ada 1 parsel numarası altında Hazine adına tapuya tesciline, ifraz sonrası 31/03/2008 tarihli ek raporda (A) harfi ile işaretli 6.804.65 m2’lik bölümün aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, bu dosya ile birleşen 2006/33 sayılı dosyada … tarafından açılan davada, 24/09/2007 tarihli fen bilirkişi krokisinde (G) harfiyle gösterilen 3083.00 m2’lik bölüme ilişkin, birleşen 2006/23 sayılı dosyada … tarafından açılan davada, 14/06/2007 tarihli fen bilirkişi krokisinde (B) harfiyle gösterilen 13.681.00 m2’lik bölüme ilişkin, birleşen 2006/22 sayılı dosyada … tarafından açılan davada, 14/06/2007 tarihli fen bilirkişi krokisinde (E) harfiyle gösterilen 2.551.00 m2’lik bölüme ilişkin, birleşen 2006/24 sayılı dosyada … tarafından açılan davada, 14/06/2007 tarihli fen bilirkişi krokisinde (C) harfiyle gösterilen 4.425.00 m2’lik taşınmaza ilişkin, birleşen 2006/29 sayılı dosyada … Demircan tarafından açılan davada, 14/06/2007 tarihli fen bilirkişi krokisinde (D) harfiyle gösterilen 4463.00 m2’lik bölüme ilişkin DAVALARIN REDDİNE karar verilmiş, hüküm davalılar Orman Yönetimi ve Hazine vekilleri tarafından A (D) 6183 m2’lik bölümüne, davacılar …, …, …, …, … vekilleri tarafından reddedilen bölümlere yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
1) Davacılardan …’un 2006/33 Esas sayılı dosyada 24/09/2007 tarihli fen bilirkişi raporunda (G) harfiyle gösterilen 3083 m2’lik davacı …’in 2006/23 Esas sayılı dosyada 14/06/2007 tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen 13681 m2’lik davacı …’ın 2006/22 Esas sayılı dosyada 14/06/2007 tarihli fen bilirkişi raporunda (E) harfiyle gösterilen 2551 m2’lik davacı …’ın 2006/24 Esas sayılı dosyada 14/06/2007 tarihli fen bilirkişi raporunda (C) harfiyle gösterilen 4425 m2’lik davacı …’ın 2006/29 Esas sayılı dosyada 14/06/2007 tarihli fen bilirkişi raporunda (D) harfiyle gösterilen 4463 m2’lik bölümlerine yönelik temyiz itirazların yönünden;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmaz bölümlerinin kullanılmadığı ve orman bütünlüğü içerisinde ormanın devamı ve eylemli biçimde orman niteliğinde bulundukları anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASI gerekmiştir.
2) Davalılar Orman Yönetimi ve Hazine vekillerinin 2006/33 Esas sayılı dosyada 102 ada 1 parsel içinde kalan ve 24/09/2007 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle 31/03/2008 tarihli ek raporda ise (D) harfiyle gösterilen 6183 m2’lik bölüme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Çekişmeli … Köyü 102 ada 1 parsel numaralı taşınmaz orman niteliği ile Hazine adına tesbiti yapılmıştır. Davacı … taşınmaz içerisinde kendisine ait uzun zamandır tarım arazisi olarak kullandığı yer olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece fen bilirkişi raporunda A (D) harfiyle gösterilen 6183 m2’lik bölümün orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacı yararına 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli deiğildir. Şöyle ki;
Mahkemece, hükme dayanak alınan orman bilirkişi raporunun eki olan ve 1958 uçuşlu hava fotoğrafına dayanılarak hazırlanan 1963 tarihli memleket haritası lejantından anlaşılacağı gibi çekişmeli taşınmazlar ve çevresinde seyrek orman bitki örtüsü bulunduğu, rapora ekli fotoğrafında taşınmazın yüksek eğimli olduğu, orman ve toprak muhafaza karakteri taşıdığı, ayrıca, taşınmazın kuzey batı ve güney bölümlerinin eylemli orman niteliğindeki 102 ada 1 parsel ile çevrili olduğu ve mahkeme gözleminde de taşınmazın sürülü olmayan kesimlerinin yer yer büyük kaya parçaları ve orman ağaçları ile kaplı bulunduğu açıklandığı halde, ormancı bilirkişilerden taşınmazın ormanın devamı ve ayrılmaz parçası niteliğinde bulunup bulunmadığı konusunda rapor alınmadığı gibi büyük kaya parçaları ile kaplı olan ve orman ağacı bulunan bölümünün taşınmaz üzerindeki yeri de belirlenmemiştir. Ayrıca davacı zilyedliğe dayandığına göre tescile karar verilebilmesi için taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olmadığı yeterli olmayıp, davacının Hazineye karşı zilyetlik yoluyla kazanma koşullarının oluşup oluşmadığını kanıtlaması gerekir. Bu konuda dinlenen yerel bilirkişi ve tanık taşınmazın 50 yıldır tarım arazisi olarak kullanıldığını haber vermişlerse imar ihyanın bulunup bulunmadığı, zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl ne şekilde devam ettiği konularında maddi olaylara dayalı olarak açıklamada bulunmamışlar, komşu 80, 85, 86, 127, 128 ve 129 sayılı parsellere ait kadastro tutanak örnekleri ile varsa tespitlerine esas alınan tapu ve vergi kayıtları getirtilip uygulanarak çekişmeli taşınmaz yönünü sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmamış, kadastro paftası, memleket haritasındaki konumuna göre çevre parsellerle birlikte 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesine göre orman içi açıklığı niteliğinde olup olmadıklarını da değerlendirilmemiştir.
Bu nedenle: mahkemece, komşu parsellerin tespit tutankaları ile varsa tespitlerine esas alınan tapu ve vergi kayıtları getirtilip, resmi belgelerle birlikte önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsü incelenmeli, büyük kaya parçaları ve orman ağacı bulunan bölümlerin taşınmazın üzerindeki yeri belirlenmeli, varsa komşu parsel kayıtları uygulanarak çekişmeli taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırmalı, taşınmazın orman sayılan yerlerden yada orman içi açıklığı konumunda olup olmadığı, ormanın devamı niteliğinde bulunup bulunmadığı belirlenmeli, orman sayılan yada orman içi açıklığı konumundaki yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde davanın reddine karar verilmelidir.
Çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde yerel bilirkişi ile tarafların bildirecekleri zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenilmeli, imar ihyanın bulunup bulunmadığı zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl ne şekilde devam ettiği sorulup kesin tarih ve olgulara dayalı açık yanıtlar alınıp tespit tarihine kadar davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözleri tutanak içeriğine aykırı olması halide 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 30/1. maddesi gereğince tespit bilirkişileri de tanık suretiyle dinlenerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, taşınmazın büyük kaya parçaları ve orman ağacı bulunan bölümleri belirlenerek krokide gösterilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi kabule göre de, mahkemece, 102 ada 1 parsel numaralı taşınmazın teknik bilirkişi … İnce tarafından düzenlenen 24/09/2007 tarihli rapor ve krokide (A) harfiyle aynı bilirkişi tarafından 31/03/2008 tarihli ek rapor ve krokide (D) harfiyle gösterilen 6183 m2’lik bölüme ilişkin, davacı …’un davası kabul edilerek 102 ada 1 numaralı parselden ifraz edildiği halde sicil oluşturulmayarak kararın infazı sırasında tereddüt yaratılmış olması da doğru değildir.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1. bentde açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişilerin (B), (C), (D), (E) ve (G) bölümlerine yönelik temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün bu bölümleri yönünden ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,
2) 2. bentte açıklanan nedenlerle; A (D) bölümüne yönelik davalılar Orman Yönetimi ve Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu bölüm yönünden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 06/10/2008 günü oybirliği ile karar verildi.