Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/7685 E. 2021/11224 K. 28.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7685
KARAR NO : 2021/11224
KARAR TARİHİ : 28.12.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 07/11/2019 tarihli 2019/İHK–16157 sayılı kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili; plakasız motorsiklette yolcu olan davacının tek taraflı kaza neticesinde yaralandığını, iş göremezliğinin oluştuğunu belirterek bedel artırım dilekçesiyle birlikte 319.300,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma,toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, müterafik kusur indirimi yapılarak talebin kısmen kabulüne, 255.440,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 09/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte …’ndan alınarak başvurana verilmesine, başvuranın 63.860,00 TL’ye ilişkin talebinin müterafik kusur nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince yapılan itiraz üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile raporda belirlenen maluliyetin sürekli olduğunun tespit edilemediği gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik zararı istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Sözkonusu belirlemenin ise, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi ya da üniversitelerin adli tıp bölüm başkanlıklarının, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihinden sonra Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları
Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak başvuru yaparken sunduğu Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektörlüğü Adli Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü Tıp Bilimleri Anabilim Dalı Başkanlığı’nın 22/03/2019 tarihli heyet raporu; kaza tarihinde yürürlükteki Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik’e uygun olarak hemen öncesinde alınan 07/03/2019 tarihli mr raporu da incelenerek ve muayeneli olarak düzenlenmiş olup, raporda iki koltuk değneği ile yürümek zorunda olduğu belirtilen davacı için ortopedik yaralanması ve skar izi oluşması nedeniyle maluliyet oranının % 53 olduğu, ve 6 ay iyileşme süresinin olduğu tespit edilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince de söz konusu rapor doğrultusunda davacının talebi kısmen kabul edilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince ise raporun poliçe tanzim ve kaza tarihinde geçerli Özürlülük Ölçütü Yönetmeliğine göre düzenlenmiş olduğu, düzenlenen raporun kaza ile illiyet bağı taşıdığı ancak düzenlenen raporda başvuru sahibinde meydana geldiği iddia edilen maluliyetin sürekli olduğunun tespit edilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar vermiştir. Ancak İtiraz Hakem Heyetince yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, hükme esas alınan 22/03/2019 tarihli maluliyet raporunun usule uygun olarak düzenlendiğinin kabulü ile işin esasına girilerek davalı vekilinin diğer itirazlarının incelenmesi suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile itiraz hakem heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 28/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.