YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5108
KARAR NO : 2023/2625
KARAR TARİHİ : 27.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : 6136 sayılı Kanun’a muhalefet, yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 17.09.2013 tarihli iddianamesi ile sanık … hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet ve yaralama suçlarından 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, sanık … hakkında yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2. Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.04.2016 tarihli kararı ile sanık … hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü ve 58 inci maddeleri, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ve 1200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına, adli para cezasının taksitler halinde ödenmesine ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanık … hakkında yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların temyiz isteği suçları işlemediklerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanık …’in sevk ve idaresindeki motosikletle mağdurun yanına gelen sanıkların mağdur ile tartıştıktan sonra sanık …’nın üzerinde taşıdığı silahla mağdura yakın mesafeden ateş ederek mağduru yaraladığı, bu suretle sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde yaralama suçunu, sanık …’nın ise yasak nitelikte silah taşıması nedeniyle 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Mağdur ile ilgili Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 22.07.2013 tarihli raporda, mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığının ancak hayati tehlikesinin bulunmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.
3. Kolluk görevlileri tarafından olayın intikali ve olay yeri yakınında 1 adet boş 7.65 milimetre (mm) çapında mermi bulunduğuna dair 19.07.2013 tarihli Olay ve Görgü Tespit Tutanağı düzenlendiği anlaşılmıştır.
4. Kolluk tarafından olay yerinde yapılan incelemeye ilişkin Olay Yeri İnceleme Raporu düzenlendiği anlaşılmıştır.
5. Olay yerinde bulunan 7.65 mm çapındaki boş mermi kovanı ile ilgili Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden 02.08.2013 tarihli ekspertiz raporu alındığı, bu raporda söz konusu mermi kovanının 7.65 mm çapında Browning tipi silahlarda kullanılmak üzere imal edildiği ve 6136 sayılı Kanun kapsamında kaldığının belirtildiği anlaşılmıştır.
6. Dava dosyası kapsamına göre suçta kullanılan silahın ele geçirilemediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanık … hakkında yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden;
Tanık A.D’nin olaydan hemen sonra alınan beyanı, doktor raporu ve tüm dava dosyası kapsamı dikkate alındığında, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların suçu işlemediklerine yönelik temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık … … hakkında yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden;
Tanık A.D’nin soruşturma aşamasında kollukta verdiği ifadesinde sanık …’i olay yerinde sanık …’nın yanında gördüğünü beyan etmiş ise de, kovuşturma aşamasında mahkeme huzurunda bu ifadesini doğrulamadığı, çevrede bulunanların sanık …’nın yanındaki kişinin sanık … olduğunu kendisine söylemesi nedeniyle kollukta kendisinin de bu yönde beyanda bulunduğunu söylediği, gerçekte sanık …’nın yanında olay anında bulunan diğer kişiyi tanımadığını, bu kişinin sanık … olmadığını söylediği, sanık …’in, mağdurun yaralanması sırasında sanık …’nın yanında bulunduğu konusunda şüphe oluştuğu anlaşılmakla, sanık …’in tüm aşamalarda suçu inkara dönük savunmaları da dikkate alınarak, tüm dosya kapsamına göre, cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilerek sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Sanık … hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan hüküm yönünden;
Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı karan ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na (5271 sayılı Kanun) 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1. Gerekçe bölümünün birinci bendinde açıklanan nedenlerle, Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.04.2016 tarihli ve 2013/590 Esas, 2016/569 Karar sayılı sanık … hakkında yaralama suçundan kurulan kararında, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2. Gerekçe bölümünün ikinci bendinde açıklanan nedenlerle Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.04.2016 tarihli ve 2013/590 Esas, 2016/569 Karar sayılı sanık … … hakkında yaralama suçundan kurulan kararına yönelik, sanık … …’ın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
3. Gerekçe bölümünün üçüncü bendinde açıklanan nedenlerle Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.04.2016 tarihli ve 2013/590 Esas, 2016/569 Karar sayılı sanık … hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan kararına yönelik sanık …’un temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2023 tarihinde karar verildi.