YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3044
KARAR NO : 2021/11019
KARAR TARİHİ : 23.12.2021
KANUN YARARINA
Davacı Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı Akaryakıt İşletmesi vekili Av. … tarafından, davalı … aleyhine 07/03/2018 gününde verilen dilekçe ile hal hakem kararının iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; 10/10/2019 günlü davanın kabulüne ilişkin karara yönelik olarak Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozma talep edilmesi üzerine tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
K A R A R
Davacı vekili, Bursa Büyükşehir Belediye Encümeninin 19/12/2017 tarih ve 10609 sayılı kararı ile davalıdan 750,00 TL cezalı hal rüsumu alınmasına karar verildiğini, davalının şikayeti üzerine kararın 16/02/2018 tarih ve 13 sayılı Adana Hal Hakem Heyetince kaldırıldığını, söz konusu encümen kararının yerinde olduğunu ve Adana Hal Hakem Heyetinin yetkisiz olduğunu belirterek Hal Hakem Heyeti kararının iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; dava konusu edilen tutarın belediyeye ait gelir olması nedeniyle bu tür kararlara karşı idari yargı yerinde dava açılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile görevli olmayan hakem heyeti tarafından verilen kararın iptaline karar verilmiş; Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün 14/07/2020 gün ve 39152028-153.01-785-2020-E. 982/17563 sayılı yazısı ile hükmün, HMK’nın 363/1. maddesi uyarınca “kanun yararına bozulması” için temyiz talebinde bulunulmuştur.
Dava, hal hakem kararının iptali istemine ilişkindir.
5957 sayılı Kanun’un 10/5. maddesine göre “Değeri elli bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda, hal hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu uyuşmazlıklarda heyetin vereceği kararlar ilam hükmündedir. Bu kararlar 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir. Taraflar, bu kararlara karşı on beş gün içinde hal hakem heyetinin bulunduğu yerde ticarî davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine itiraz edebilir. İtiraz, hal hakem heyeti kararının icrasını durdurmaz. Ancak, talep edilmesi şartıyla hâkim, hal hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir. Hal hakem heyeti kararlarına yapılan itiraz üzerine asliye ticaret mahkemesinin vereceği karar kesindir.”
İdari yargı yerlerinde açılacak davalarda husumetin kimlere yöneltileceğini düzenleyen 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası’nın 2. maddesi gereğince idari yargı yerlerinde sadece ilgili idareye karşı dava açılabilir. Gerçek kişiler hakkında idare
mahkemelerinde dava açılamaz. Davacı, gerçek kişi davalı aleyhine Hal Hakem Heyeti kararının iptali istemi ile eldeki davayı açtığına göre davalı yönünden davanın çözüm yeri idari yargı yeri olmayıp adli yargıdır.
Şu halde, anılan yasal düzenlemeler altında mahkemece dava konusu edilen tutarın belediyeye ait gelir olması nedeniyle bu tür kararlara karşı idari yargı yerinde dava açılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına temyiz isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen nedenle, Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile; 6100 sayılı HMK’nın 363. maddesi uyarınca Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/10/2019 günlü 2018/292 Esas ve 2019/750 Karar sayılı hükmünün, hukuki sonuçlarına etkili olmamak kaydı ile kanun yararına BOZULMASINA; dosyanın gereği yapılmak üzere Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine 23/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.