Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/6425 E. 2008/10676 K. 17.07.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6425
KARAR NO : 2008/10676
KARAR TARİHİ : 17.07.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Yeniyurt Kasabası Köyü Say mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece çekişmeli taşınmazın yörede yapılan arazi kadastro çalışmasında taşlık, kayalık, çalılık olarak tescil harici bırakıldığı, resmi belgelerde çalılık alanda yer aldığı, etrafındaki tescil harici alan ile arasında ayırıcı unsur olmadığı, orman olarak tescil harici bırakıldığının kabulü gerektiği, yörede orman kadastro çalışması yapılmadığı, orman tahdidi yapılıp dışta bırakılıncaya kadar orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1963 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastro çalışmasının yapılmadığı, yörede 1963 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda çekişmeli taşınmazın fundalık, çalılık olarak tescil harici bırakıldığı, memleket haritasının uygulanmasında fundalık ve çalılık olan bu yerlerin orman niteliğinde arazi olarak gözüktüğü, münhanili haritalarda taşınmazların genel olarak eğimlerinin yüksek olduğu, bazı bölümlerde eğimin düşük olmasının sonucu değiştirmeyeceği, 6831 Sayılı Yasanın 1/J maddesinin karşı kavramından orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan bu yerlerin orman sayılacağı, orman kenarında bulunan çalılıkların ormanın devamı ve ayrılmaz parçası olduğu, zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı, kaldı ki; dosyada bulunan 19.06.2003 tarihli ecrimisil ihbarnamesinden davacının 01.01.1998 tarihinden itibaren Yeniyurt Kasabası Say mevkiindeki devletin hüküm ve tasarrufu altındaki 45.000 m2’lik taşınmazın sebze bahçesi ve tarla olarak kullanıldığı, davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik süresinin dolmadığı, 01.05.2003 tarihli Milli Emlak Memurları … tarafından düzenlenen idari tahkikat tutanağında ise, 45.000 m2’lik alanın 20.000 m2’sinin fasulye ekili

olduğu, geriye kalan 25.000 m2’lik bölümün ise, 2002 yılında dozerle patlatıldığı, halen içinde çalı kökleri ve kayaların bulunduğunun belirtildiği ve ziraat arazisi olmadığı anlaşılmakla, mahkemece davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 17/07/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.