Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2022/18835 E. 2023/1923 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/18835
KARAR NO : 2023/1923
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1310 E., 2022/3760 K.
DAVA TARİHİ : 18.10.2018
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 29. … Mahkemesi
SAYISI : 2018/688 E., 2020/766 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacının 13.04.2010-16.04.2015 tarihleri arasında davalı Aslan Yapı ve Tic. AŞ (Aslan Yapı Şirketi) nezdinde, Cezayir’de bulunan işyerinde, beton pompa operatörü olarak net 2.000,00 USD ücretle çalıştığını, yemek ve yol yardımından faydalandığını, davalı işyerinde 08.00-22.00 saatleri arasında 7 gün çalıştığını, dinî bayramların ilk günü hariç tüm … bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, ancak bu çalışmaları karşılığı hak ettiği ücretlerinin ödenmediğini, … sözleşmesinin davalı işverence haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, pasaportunu alabilmek için istifa ve ibraname imzalamak zorunda bırakıldığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, … bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep konusu davacı alacaklardan müvekkili Şirketten sözleşme ile … yükümlenen …’nın sorumlu olduğunu, müvekkili Şirkete husumet yöneltilmesinin doğru olmadığını, dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının davalı Şirket nezdinde 13.04.2010-16.04.2015 tarihleri arasında kesintisiz çalışmadığını, son olarak 27.04.2014-16.04.2015 tarihleri arasındaki çalışma döneminde 2.000,00 USD ücretle çalışması konusunda anlaşıldığını, ancak önceki dönemde ücretinin 2.000,00 USD olduğu yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacı işçi ile müvekkili Şirket arasında ikinci çalışma dönemi için imzalanarak … … Kurumu (İŞKUR) tarafından onaylanan resmî nitelikteki sözleşme gereği ücretinin aylık 550,00 USD olarak kararlaştırıldığını, feshe ilişkin iddialarının da gerçeğe aykırı olduğunu, zira davacının istifa ederek işten ayrıldığını, kendisine zorla belge imzalatıldığı ve iradesinin fesada uğratıldığı yönündeki davacı iddiasının 6098 sayılı … Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun) 39 ncu maddesinde yer alan düzenleme gereği 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde ileri sürmesi gerekmesine rağmen fesih tarihinden 4 yıl sonra ilerği sürülen bu iddiaya itibar edilemeyeceğini, davacının yasal izin haklarını kullandığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı Şirket nezdinde, fasılalı çalışmalar birleştirilmek suretiyle tüm hizmet süresi üzerinden 13.04.2010-16.04.2015 tarihleri arasında 3 yıl 11 ay 7 gün çalıştığının tespit edildiği, davalı işverenin asıl işveren olduğu ve dava konusu alacaklardan müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğu, ücret alacakları yönünden 5 yıllık zamanaşımı söz konusu olduğundan dava ve ıslah tarihinden itibaren zamanaşımının dikkate alınmasının uygun görüldüğü, dosyada mevcut belgeler, davalının tanık ifadeleri, davacıya yapılan ödemelerin incelenmesinden, emsal araştırmaları, davacının işten ayrılmadan önceki son aylık ücret ödemesi ve konuya ilişkin emsal yargı kararları gereği hesaplamaya esas alınan aylık ücretinin net 2.000,00 USD olarak kabul edildiği, %5 genel sağlık sigortası işçi payı dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda tazminat hesabına esas aylık giydirilmiş brüt ücretin 2.255,26 USD olduğu, 24…..2012 tarihli işten çıkış kodunun işçinin istifasına ilişkin olduğu, 14.01.2014 tarihli kodun sözleşmenin işveren tarafından işçinin ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışı nedeniyle feshi, 16.04.2015 tarihli işten çıkış kodunun yine işçinin istifasına ilişkin olduğu, 24.07.2014-29.12.2014 tarihleri arasındaki çalışmaların aynı işverene ait diğer işyerine nakil olarak belirtilmesi karşısında, davacının 24.07.2014-29.12.2014 ve 30.12.2014-16.04.2015 tarihleri arasında geçen çalışmalarının işveren nezdinde devam eden çalışmalar olduğunun kabul edildiği, 15.04.2015 tarihli davacının el yazısıyla yazılmış ve imzalanmış “ailevi nedenlerden dolayı istifa ettiğine” dair belgenin yer aldığı, tanık beyanlarının değerlendirilmesi neticesinde sözleşmenin işveren tarafından haksız feshedildiği kanaatine varıldığı, çalışma süreleri içerisinde kullandırıldığı anlaşılan izin sürelerinin mahsubu ile bakiye izin süresine göre izin ücreti alacağına hak kazandığı, bilirkişi raporu ile hesaplana fazla çalışma, … bayram ve genel tatil ve hafta tatili alacağı ücretlerinin dosya kapsamına uygun olduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf başvurusunda, müvekkili Şirkete aynı taleplerle dava açan ve menfaat birlikteliği içinde olan davacı tanık beyanlarına itibar edilmesinin hatalı olduğunu, davacının müvekkili Şirkette kesintisiz çalışmadığını, ücretinin sadece 24.07.2014-16.04.2015 tarihleri arasındaki son dönemde 2.000,00 USD olduğunu, davacıya yapılan ödemeler incelendiğinde her ay değişen miktarlarda ödemeler yapıldığını ve ödemeler toplamı davacının toplam çalışma süresine bölündüğünde ilk iki çalışma döneminde de aylık 2.000,00 USD ücretle çalıştığı sonucuna ulaşılmasının mümkün olmadığını, kaldı ki ücret iddiasının sadece tanık delili ile ispat edilmesinin mümkün olmadığını, emsal kararlar, Ticaret Odasına yazılan müzekkere cevapları nazara alındığında, davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilmesinin mümkün olmadığının açıkça anlaşılacağını, … sözleşmesini haksız ve bildirimsiz fesheden davacının ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, davacı işçinin ailevi sebepleri gerekçe göstererek bizatihi yazıp imzaladığı istifa dilekçesi sunulmasına rağmen değerlendirilmediğini, davacı tanığı Z.Ç.’nin çalıştığı süre nazara alındığında davacının … sözleşmesinin feshine tanıklık yapmasının mümkün olmadığını, her ne kadar dava dilekçesinde istifa ibraname düzenleyerek ve davacıya imzalatılmak suretiyle pasaportların verildiği ileri sürülmüş ise de resmi belge olan ve kimlik netliğini haiz pasaportun müvekkili Şirket nezdinde olmayıp davacıda olduğunu, kaldı ki davacının, bahsi geçen belgenin zorla imzalatıldığı yönündeki irade fesadı iddiasını 6098 sayılı Kanun’un 39’ncu maddesi gereği 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde ileri sürmesi gerektiğini, davacı tanıklarının beyanları doğrultusunda fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücreti hesaplanmasının mümkün olmadığını, taraflar arasında davacının yıllık 270 saate kadarki fazla çalışması karşılığının ücretine dâhil olacağına ilişkin sözleşme imzalandığını, Mahkemece kabul edilen çalışma saatlerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte tanık beyanlarına sadece davacı ile birlikte çalıştıkları dönem için itibar edilebileceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıya ait Sosyal Güvenlik Kurumu hizmet döküm kayıtları, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından bildirilen yurda giriş-çıkış kayıtları, İŞKUR yurt dışı hizmet sözleşmeleri ve alt yüklenici sözleşmesi birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalı Şirket nezdinde 3.04.2010-16.04.2015 tarihleri arasında fasılalı şekilde çalıştığı, kıdem ve ihbar tazminatına esas hizmet süresinin 3 yıl 11 ay 7 gün olarak kabulünün dosya kapsamına uygun olduğu, davacının ücretine ilişkin emsal ücret araştırma yazıları, İŞKUR hizmet sözleşmesi, banka hesap ekstreleri ve son ay ücret ödeme belgesine göre, ücretinin 2.000,00 USD olarak kabulünde ve aylık 150 USD yemek ve barınma gideri ilavesi ile giydirilmiş brüt ücretin tayininde isabetsizlik bulunmadığı, dosyada yer alan ek sözleşme başlıklı belgenin 24 üncü maddesindeki yıllık 270 saatlik fazla çalışma karşılığının, ücrete dâhil olduğuna ilişkin düzenlemenin, sözleşmenin imza tarihinin yazılı olmaması nedeniyle fazla çalışma ücretinin belirlenmesinde nazara alınmamasının yerinde olduğu gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz başvurusunda; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerin yanı sıra … sözleşmesinde yabancılık unsuru bulunduğunu ve uyuşmazlığa kararlaştırılan yabancı ülke hukukunun uygulanması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; ilk dönem çalışmasına ilişkin olarak … sözleşmesinin kim tarafından ne şekilde feshedildiği ve davacının kıdem ve ihbar tazminatına esas alınması gereken hizmet süresinin belirlenmesi konularına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi.

2. 4857 sayılı … Kanunu’nun 24, 25, 41, 46, 47, 53, 59, 63 ve 68 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Somut uyuşmazlıkta, davacı … sözleşmesinin davalı tarafça feshedildiğini, pasaportunu almak için istifa ettiğine dair belge imzalamak zorunda kaldığını iddia etmiş, davalı ise … sözleşmesini kendi isteği ile fesheden davacının ailevi sebeplerini gerekçe göstererek işten ayrıldığını, iradesinin fesada uğratıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunmuştur. Dosya kapsamında dinlenilen davacı tanıklarından E.Ü., “kendisinin yıllık izinde olduğu dönemde davacının çıkışının verildiğini, çıkışının neden verildiğini bilmediğini” beyan etmiş, tanık A.B. ise, “duyduğu kadarıyla davacının izne gönderildiğini ancak daha sonra geri çağırılmadığını” yönünde anlatımda bulunmuştur.

3. İlk Derece Mahkemesince yapılan değerlendirmede, taraflar arasındaki seri dosyalarda belirtildiği üzere dosya kapsamında istifa dilekçesi yer almadığından, davalı tarafça davacının istifa ettiği ve … sözleşmesinin haklı feshedildiği ispatlanamadığından, sözleşmenin bu şekilde işveren tarafından feshedildiği, ancak feshin haklı nedene dayandığı olgusunun işveren tarafından ispat edilemediği gerekçeleriyle kıdem ve ihbar tazminatı alacak talepleri kabul edilmiştir. Ne var ki Mahkemece yapılan değerlendirme, tarafların iddia ve savunmaları ile örtüşmediği gibi dosya kapsamına da uygun düşmemektedir. Zira davalıya ait işyerinde 13.04.2010-16.04.2015 tarihleri arasında fasılalı olarak çalıştığı anlaşılan davacı, dosyada mübrez 15.04.2015 tarihli istifa dilekçesinde, ailevi sebeplerini gerekçe göstererek işten ayrılmak istediğini beyan etmiş olup belirtilen ayrılış tarihi Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları ile uyumludur. Davalı işverence Kuruma verilen 16.04.2015 tarihli Sigortalı İşten Ayrılış Bildirgesinde işten ayrılış nedenine ilişkin kodun 03 (işçinin istifası) olarak bildirildiği görülmektedir.

4. Bu durumda, İlk Derece Mahkemesinin dosya içeriğinde istifa dilekçesi bulunmadığına ilişkin karar gerekçesi dosya kapsamına uygun olmayıp yapılması gereken …, dosyada mübrez 15.04.2015 tarihli el yazılı istifa dilekçesi davacıya gösterilerek konuya ilişkin beyanının alınması, oluşacak sonuca ve tüm dosya kapsamına göre kıdem ve ihbar tazminatı alacağına yönelik taleplerin yeniden değerlendirilmesidir. Bu yön gözetilmeden eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

5. Diğer taraftan Mahkeme kararında, davacının 6 gün çalıştığı haftalarda 27 saat, 7 gün çalıştığı haftalarda ise 31,5 saat fazla çalışma yaptığı şeklinde gerekçeye yer verilmesine rağmen hüküm altına alınan fazla çalışma alacağı, davacının günlük 3 saat fazla çalışma yaptığı ihtimaline göre hesaplanan alacak tutarındadır. Hüküm fıkrası ile gerekçe arasında çelişki oluşturacak biçimde karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Fazla çalışma ücreti yönünden gerekçe ile hüküm arasındaki çelişki giderilmeli, usuli kazanılmış haklar da gözetilerek davacının hak kazandığı fazla çalışma ücreti hakkında bir karar verilmelidir. Gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturacak şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.