Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/4408 E. 2008/7915 K. 29.05.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4408
KARAR NO : 2008/7915
KARAR TARİHİ : 29.05.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı gerçek kişiler, 03.03.2000 tarihli dilekçeleriyle, … Köyünde sınırlarını bildirdikleri taşınmazın, genel kadastroda tapulama dışı bırakıldığını, makiye ayrılmakla ormanla ilgisinin de kalmadığını, 1970 yılında imar ihya edilip … sıfatıyla zilyet edildiğini, yararlarına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemişler, 30.09.2006 tarihli dilekçeyle keşif sonunda dava ettikleri taşınmazın sınırlarının belirlendiğini, taşınmazlarının dava dışı 1380 sayılı parselin Doğusunda, dava dışı 1190 sayılı parselin Kuzeyinde, Doğusunda ve Güneyinde yer aldığını bildirmişlerdir. Mahkemece davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, arazi kadastrosunda tapulama harici bırakılmış taşınmazın, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, Medeni Yasanın 713 maddesi gereğince tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu … Köyünde (beldesinde) 3116 Sayılı Yasaya göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi bulunmaktadır. Daha sonra 1976 yılında yapılıp, ekip çalışmaları 23.04.1977, komisyonun itirazların incelenmesine ilişkin çalışmaları da 13.4.1982 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1987 yılında yapılıp dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2896 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
… Köyünde genel arazi kadastrosu 1956 yılında yapılmış, çekişmeli taşınmaz bu işlemde devlet ormanı olduğu paftasına işaretlenmek suretiyle tapulama dışı bırakılmıştır.
Mahkemece, kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarında, çekişmeli taşınmazın 1942 yılı orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı, 1952 yılında makiye ayrıldığı, 1987 yılında yapılan sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu sırasında da orman sınırları dışında bırakıldığı, genel kadastroda orman olduğu paftasına yazılarak tapulama dışı bırakıldığı, 1970 yılında imar ihyasının bitirildiği ve tarla olarak kullanıldığı bildirilmiştir. Orman bilirkişisi çekişmeli taşınmazın orman sınır hattına irtibatlı krokisini düzenlemeyip, … elemanı bilirkişinin düzenlediği kroki de, orman kadastro haritasının ilgili bölümü dosyaya getirtilmediğinden denetlenememekteyse de, davacıların murisi … … tarafından daha önce açılan tescil davasının kabulüne ilişkin … Asliye 3. Hukuk Mahkemesinin 15.10.1991 gün ve 1991/354-764 sayılı kararının kesinleşmesiyle tescili istenen yerin 1190 parsel sayısı ile davacılar murisi … … adına tescil edildiği, tescile esas krokide şimdi tescili istenen yerin … Turaç tarlası olarak yönlendirilmişse de, doğusundaki tapuda
kayıtlı taşınmazlar ile arada tapulama harici bırakılmış olan çekişmeli taşınmazın bulunduğu, … … tarafından imar ihyaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tescil davasının kabulüne ilişkin Asliye 3. Hukuk Mahkemesinin 1991/354 esaslı dosyasında keşif sonucu düzenlenen krokiye davacı … … tarafından itiraz edilmediğinden, bu dosyadaki keşif tarihinde imar ihya ve tescil edilen kısmın, … … adına tesciline karar verilen 1190 sayılı parsel olduğu, bu parselin Kuzeyinde ve Doğusunda bulunan ve şimdiki tescil davasına konu edilen bölümün ise o tarihte imar ihya edilmediğinin, imar ihyanın … Asliye 3. Hukuk Mahkemesinin 15.10.1991 gün ve 1991/354-764 sayılı kararının kesinleşmesinden başladığı ve taşınmazın imar planı içine alındığı 2000 yılına ve dava tarihine kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin dolmadığının kabulü zorunludur. Değinilen husus gözetilerek gerçek kişinin davasının reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacı gerçek kişilerin tüm temyiz itirazlarının reddiyle ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 29/05/2008 günü oybirliği ile karar verildi.