YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14249
KARAR NO : 2023/3192
KARAR TARİHİ : 06.04.2023
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Aralarındaki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2021/5382 Esas sayılı dosyası ile birlikte incelenmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.07.2013 tarihli ve 2013/17364 Esas sayılı iddianamesi ile
sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. … (Kapatılan) 4. Çocuk Mahkemesi, 01.10.2013 tarihli ve 2013/71 Esas, 2013/45 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş, kararın itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya denetimli serbestlik müdürlüğüne gönderilmiştir.
C. Sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, … (Kapatılan) 4. Çocuk Mahkemesi, 23.09.2014 tarihli ve 2014/337 Esas, 2014/504 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca verilen 6 ay 20 gün hapis cezasına ilişkin hükmün açıklanması 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi gereğince geri bırakılmış, 3 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş ve karar 09.10.2014 tarihinde kesinleştirilmiştir.
D. Sanığın, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin 5 yıllık denetim süresi içinde 20.06.2015 tarihinde işlediği hırsızlık suçu nedeniyle sanık hakkında … 11. Asliye Ceza Mahkemesince 07.08.2015 tarihli ve 2015/542 Esas, 2015/454 Karar sayılı ilamıyla mahkûmiyet kararı verilerek hükmün açıklanması yönünden değerlendirilme yapılmak üzere ihbarda bulunulması üzerine ihbar üzerine … 3. Çocuk Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2015/986 Esas, 2015/889 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına ve sanığın suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4.000,00 TL adli para cezasına karar verilmiştir.
E. … 3. Çocuk Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2015/986 Esas, 2015/889 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 18.01.2021 tarihli ve 2020/16507 Esas, 2021/534 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık hakkında, bu eylemi nedeniyle tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulandığı, dolayısı ile hükümden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi ve aynı Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca, 191 inci
madde hükümleri çerçevesinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kurumunun uygulanma koşulları bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın bu suçu başka bir davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediğinin gerektiğinde Cumhuriyet başsavcılığından ve denetimli serbestlik şube müdürlüğünden sorularak araştırılması, sanık bu suçu tedavi denetimli serbestlik kararının infazı sırasında işlemiş ise 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” ve tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararı veren ilgili mahkemeye ihbarda bulunulmasına karar verilmesi; aksi halde 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, yargılamaya devam olunarak, hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2. Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adli para cezasına çevrilmesi yerine, 50 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre çevrilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
F. … 3. Çocuk Mahkemesinin, 15.06.2021 tarihli ve2021/163 Esas, 2021/291 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına ve sanığın suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4.000,00 TL adli para cezasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Suç tarihinden inceleme tarihine kadar uzatmalı zamanaşımının dolduğu belirlenmekle, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
Suç tarihinden itibaren, temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar 5237 sayılı Kanun’un 66 ıncı maddesinin 1 inci fıkrasının (e) bendi, 66 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 67 inci maddesinin 4 üncü fıkrası nazara alındığında öngörülen 7 yıl 12 aylık uzatmalı dava zamanaşımı süresinin, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin kesinleştirildiği 22.10.2013 tarihi ile tedbirin gereklerine uymama nedeniyle mahkemenin tensip tarihi olan 04.06.2014 tarihleri arasındaki süre ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştirildiği 09.10.2014 tarihi ile HAGB’nin ihlali niteliğindeki eylemin gerçekleştiği tarih olan 20.06.2015 tarihi arasındaki duran süreler de eklendikten sonra zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmıştır
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 3. Çocuk Mahkemesinin, 15.06.2021 tarihli ve 2021/163 Esas, 2021/291 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz talebi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.04.2023 tarihinde karar verildi.