YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12427
KARAR NO : 2009/15474
KARAR TARİHİ : 22.10.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Belediyesi ve ihbar edilen … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, 27.02.2008 tarihli dava dilekçesiyle … Mahallesi 7537 ada 3, 4, 5 ve 6, 7538 ada 1, 2, 3, 4, 5 ve 6 sayılı parsellerin, 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içerisinde bırakıldığını, 1952 yılında koruma makisi olarak belirlendiğini, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu kesinleşen işlemle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını, hukuki dayanaktan yoksun ve yolsuz tescil niteliğindeki, davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tescilini istemiş, dava … Yönetimine ihbar edilmiş, … Yönetimi davanın reddine istemiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE, çekişmeli parsellerin tapu kayıtlarının iptaline ve Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … Belediyesi ve ihbar edilen … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 1947 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. Madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan parsellerin tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp 1947 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 7 numaralı orman kadastro komisyonuna bağlı 4 numaralı ekipçe yapılıp 24.03.1976 tarihinde, itirazlar incelenerek sonuçları 7 numaralı komisyonca 06.04.1983 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2. madde uygulaması, 1988 yılında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Arsa niteliğiyle tapuda tam mülkiyet olarak … Belediyesi adına kayıtlı olan çekişmeli parseller … Köyü 255 sayılı parselden müfrez 551 ve 244 sayılı parselden müfrez 559 sayılı parsellerin ile genel kadastroda yol boşluğu olarak bırakılan alanların 2981 SY hükümlerine göre tevhit ve ifrazıyla oluşmuştur.
1. Kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman orman bilirkişi raporuyla, dava konusu … köyü 7537 ada 3, 4 ve 5 sayılı parsellerin … bilirkişi … tarafından düzenlenen 28.01.2009 tarihli krokide miktarı belirtilmemekle birlikte genel kadastroda yol olaak tapulama dışı bırakılan alanda kalan bölümlerinin 3116 Sayılı Yasaya hükümlerine göre 1947 yılında … köyünde yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içinde bırakıldığı; 1952 yılında 5653 Sayılı Yasaya ve ilgili yönetmeliğe aykırı olarak kurulan ve yine yasa ve yönetmelik hükümlerine uymadan çalışma yapan maki tefrik komisyonunca … makisi olarak belirlendiği, taşınmazların tamamının 1978 yılında 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı bu işlemlerin itirazsız kesinleştiği, çekişmeli parselin 2981 sayılı yasa hükümlerine göre kısmen 389 sayılı parselden ifraz edildiği belirlenip,
Ağustos 2007 tarih ve 8 sayılı YARGITAY KARARLAR DERGİSİNDE yayınlanan, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20.12.2006 … ve 2006/14641-17945 sayılı kararında da açıklandığı gibi, makiye ayırma çalışması yapan komisyon yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun kurulmadığı gibi, yasa ve yönetmelik hükümlerine de aykırı çalıştığı, bu nedenle yaptığı makiye ayırma işlemine değer verilemeyeceği, yasa ve yönetmelik hükümlerine uyulmadan yapılan çalışma sonunda makiye ayrılan yerlerin tevzii işlemlerinin de yapılmadığı, makiye ayrılan yerlerde özel yasaları gereği oluşturulan tapu kayıtları dışındaki kayıtlar ile zilyetliğe değer verilmeyeceği,
… Belediye meclisinin Masadağı etekleri … ve … bölgesinde 1/5000 ölçekli 23J, 22J, 21J, 22K, 21K, paftalarında yapılan revizyon plan çalışmalarına ilişkin 20.5.1996 tarih ve 31 sayılı kararının, … 1. İdare Mahkemesinin 1998/74-1999/1274 sayılı kararı ile iptal edilmiş ve bu iptal kararı ile çekişmeli taşınmazın ifraz edildiği, çekişmeli parselin bulunduğu yer imarsız duruma düşmüşse de, bu parsellerin ifraz edildiği parsellerin, 2981 sayılı yasa hükümlerine göre yapılan imar uygulaması ve parselasyonda ifraz edilerek tapudaki sayfaları kapatıldığı gibi, çekişmeli parselin tapudaki kaydının da henüz silinmediği, bu nedenle imar ve parselasyonun iptaline ilişkin kararın sonuca etkili olmadığı, sayfaları kapatılan parsellerin ihya edilmesi halinde, dava konusu parsel hangi parselden ifraz edilmişse, mahkemenin bu kararı ifraz parselinin geldisi olan parsel için de geçerli olacağından, kadastro parselindeki davalılar payının iptalen Hazine adına tescil edilerek, Mahkemenin kesinleşen kararının infazının yapılacağı,
Uzman orman ve … bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazların bu bölümlerinin, 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, taşınmaz daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu göz önünde bulundurmadan, kısmen hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026 (E.M.Y.nın 934. İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanama olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y.931 İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı,
6831 sayılı yasanın 2/B maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde 2981 ve 3194 Sayılı Yasa uygulaması yapılacağı konusunda hiç bir yasa hükmü bulunmadığı aksine, 3194 Sayılı İmar Yasasının 4. Maddesindeki “… diğer özel yasalar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu (imar) yasanın özel yasalara aykırı olmayan hükümleri uygulanır” hükmü ile 2981 Sayılı Yasanın 3290 sayılı Yasa ile değişik Geçici 2. Maddesinin (e) bendi hükmünü iptal eden Anayasa Mahkemesinin 27.09.1995 … ve 1995/13-51 Sayılı kararı ve H.G.K.’nun 07.12.1997 … ve 1997/1-655-1003 Sayılı kararı ile kabul edilen “… kamu malı niteliğini kazanan bir taşınmazın imar uygulamasına tabi tutularak özel mülkiyete dönüştürmeye idari mercilerin yetkileri olmadığı, başka bir anlatımla, idari mercilerin yasadan kaynaklanan bir yetkileri bulunmayan konularda aldıkları kararların yok hükmünde, buna dayanan tescilinde, M.Y.’nın 1024.(932.) maddesi gereğince yolsuz tescil niteliğinde olduğu, Anayasanın 169 ve 170. maddelerindeki 2924 Sayılı Yasada ve 3402 Sayılı Yasanın 16/D maddesinde özel olarak düzenlenen Devlet Ormanları ve nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin özel yasalarına tabii olduğu, H.G.K’nun 24.03.1999 … 1999/1-170-167 ve 21.02.1990 … 1989/1-700-101 kararlarında belirtildiği gibi, aslında özel mülkiyete konu olmayan taşınmazlar her nasılsa tapuya tescil edilmiş olsa bile, bu durum taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceğinden tescil işlemi yok hükmünde olup, bu tür taşınmazlar hakkında M.Y.’nın 1023. (931.) maddesinde belirtilen iyi niyetle iktisap iddiasında bulunulamayacağı, yasalarımızın, nasıl oluşursa oluşsun, yanlış ve yolsuz tescillere dayalı olarak tapu sicilinde yapılacak değişiklikleri öngören iptal davaları görevini Adliye Mahkemelerine verdiği(M.Y.- Md. 1025.(933)”, 6831 Sayılı Yasanın değişik 2 ve 2/B madde uygulaması sonucu nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların, Anayasanın 170. maddesinde belirtilen kamu hizmetinin yerine getirilmesi için 2924 Sayılı Yasa gereği Orman Bakanlığının emrine geçeceği, başka bir anlatımla, Orman Bakanlığına tahsis edilmiş sayılacağından 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi ve yine yasalar gereği Hazineye kalan yerler olması nedeniyle, aynı yasanın 18. maddesi hükmü karşısında, orman rejimi dışına çıkarma işlemi Hazine adına yapılacağından, 2896 ve 3302 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların Kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilmesine olanak bulunmadığı, 27.01.2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak aynı … yürürlüğe giren 5831 Sayılı Yasanın 5. Maddesiyle, 6831 Sayılı Yasaya eklenen Ek.10. Maddesi uyarınca, Orman Yasasının; 20.06.1973 tarih ve 1744 sayılı Yasayla değişik 2. Maddesi, 23.09.1983 tarihli 2896 ve 05.06.1986 tarihli 3302 Sayılı Yasalarla değişik 2. Madde 1. Fıkra (B) bendi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin, çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceği, yasa hükmünün“orman sınırları dışına çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren” denmek suretiyle, orman dışına çıkarma tarihine kadar geriye yürütüldüğü hususları gözetilerek, çekişmeli 7537 ada 3, 4 ve 5 sayılı parsellerin kadastro yolu sınırları içinde kalan bölümleri için Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davalı … ve İhbar edilen … Yönetiminin bu bölümlere ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı … Belediyesi ve ihbar edilen … Yönetiminin 7538 ada 1, 2, 3, 4, 5 ve 6 sayılı parsellerin tamamı ve 7537 ada 3, 4 ve 5 sayılı parsellerin 244 sayılı parselden müfrez 559 sayılı parselin çap sınırları içinde kalan bölümlerine ilişkin temyiz itirazlarına gelince,
244 sayılı parselin, 21600 m2 yüzölçümündeki zeytinlik niteliği, Mayıs 1943 tarih ve 107 sıra numaralı tapu kaydı ve 197 yazım numaralı vergi kaydıyla … Hayyyar adına tesbit edilip, Orman Yönetimi ve … Cavlının itirazları üzerine, … Bilirkişi Bakir …’ün düzenlediği 20.05.1986 günlü krokide hakem kararı kapsamında kaldığı belirlenen ve (A) ile gösterilen 19250 m2 bölümünün Vakıfılar Yönetimi, Hakem kararı kapsamı dışında olduğu belirlenen ve (B) ile gösterilen 2350 m2 bölümün ise orman niteliğiyle Hazine adına tesciline ilişkin Tapulama Mahkemesinin 10.11.1986 … ve 1980/730-397 Sayılı Kararının davacı vekili tarafından temyiz edildiği, kararın Yargıtay 7. hukuk Dairesinin 27.02.191 … ve 1987/6397-2475 388 sayılı kararı ile onandıktan sonra kesinleşmesiyle, 19250 m2 yüzölçümündeki bölümün 559 parsel sayısı ve zeytinlik niteliğiyle … Yönetimi adına tescil edildiği,
… köyü 255 sayılı parselin Hazine adına tesbit edildiği, … Yönetimi, Orman Yönetimi ve bir kısım gerçek kişilerin açtığı dava sonunda; kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, Vakıf tapusu ile 09.04.1973 … ve 40/48 sayılı Hakem kararı kapsamında kaldığı belirlenen 18950 m2 bölümüne ilişkin davanın kabulüne ve bu bölümün … Vakıfı adına tapuya tesciline ilişkin, Tapulama Mahkemesinin 14.07. 1986 … ve 1980/732-348 sayılı kararının kesinleşmesiyle, bu bölümün 551 parsel sayısıyla … Vakfı adına tapuya tescil edildiği, sözü edilen Tapulama Mahkemesinin kesinleşmiş kararlarının 559 ve 551 sayılı parsellerin çap kroksi sınırları içinde kalan taşınmaz ve taşınmaz bölümlerin orman sayılmayan yerlerden olduğuna ilişkin H.Y.U.Y.’nın 237. Maddesi anlamında kesin hüküm oluşturduğu gözetilerek,
Öncelikle dava dosyası yemini hatırlatılıp … bilirkişi …’ya tevdii edilerek, çekişmeli 7537 ada 3, 4, 5 ve 6 sayılı parsellerin 559 sayılı parselin çap krokisi sınırları içinde kalan bölümlerinin miktarları hesaplattırılıp, infaza olanak veren krokisinin düzenlettirilmesi, ve söz edilen kesin hükümler dikkate alınarak, 7537 ada 3, 4, 5 ve 6 sayılı parsellerin 559 sayılı parselin çap krokisi sınırları içinde kalan bölümleri ile 7538 ada 1, 2, 3, 4, 5 ve 6 sayılı parsellere ilişkin davanın REDDİNE karar verilmelidir.
Kabule göre Kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların, 6831 Sayılı Yasanın 2/2 Maddesinin “Orman sınırları dışına çıkartılan bu yerler Devlete ait ise Hazine adına, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ise bu müesseseler adına, hususi orman ise sahipleri adına orman sınırları dışına çıkartılır. Uygulama kesinleştikten sonra tapuda kesin tashih ve tescil işlemi yapılır.” Hükmü gözetilerek, Hazine adına tapuya tesciline karar verilen bölümlerin tapu kaydının beyanlar hanesine 6831 Sayılı Yasanın 2/B Maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına ilişkin şerh yazılmasına karar verilmemesi de doğru değildir.
SONUÇ: 1. Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle davalı … ve ihbar edilen … Yönetiminin, çekişmeli … köyü 7537 ada 3, 4, 5 ve 6 sayılı parsellerin, … köyü 559 sayılı parselin çap krokisi sınırları dışında kalan bölümlerine yönelik aşağıdaki ikinci bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda ikinci bendde açıklanan nedenlerle davalı … ve ihbar edilen … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile … köyü 7537 ada 3, 4, 5 ve 6 sayılı parsellerin 559 sayılı parselin çap krokisi sınırları içinde kalan bölümleri ile 7538 ada 1, 2, 3, 4, 5 ve 6 sayılı parsellerin tümüne ilişkin hükmün BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının yatıran davalıya iadesine 22/10/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.