YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/392
KARAR NO : 2023/1031
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
A.DAVACI 3. KİŞİ … FABRİKALARI A.Ş. VEKİLİNİN TEMYİZ İTİRAZLARININ İNCELENMESİNDE;
Taraflar arasındaki istihkak davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı/alacakıl vekilince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 06.02.2019 tarih ve 2018/16238 Esas, 2019/1102 Karar sayılı kararı ile eksik incelemeyle gerekçesiz hüküm kurulamayacağı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı/borçlu vekili ve davacı/3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiş; Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
A) Davacı/3. kişi vekilinin temyizinin süre yönünden incelenmesinde;
Karar, temyiz eden davacı/3. kişi vekiline 20.12.2021 tarihinde tefhim edildiği halde temyiz dilekçesi belirli süre geçirildikten sonra 31.01.2022 tarihinde verilip kaydettirilmiştir. Süre aşımı bakımından temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir .
B. DAVALI BORÇLU … VEKİLİNİN TEMYİZ İTİRAZLARININ İNCELENMESİNE GELİNCE;
I. DAVA
Davacı/3. kişi dava dilekçesinde: haczedilen menkullerin, müvekkili şirketin “… Mah. … Cad. No: 5 …- …- …” adresindeki deposunda haczedildiği, borçluya ait tüm hacze konu menkullerin müvekkili şirketin zilyetliğinde olduğu, yukarıda belirtilen icra takip dosyaları ile müvekkili şirketin, borçlu şirketten kesinleşmiş alacaklarının mevcut olduğu, kesinleşme tarihlerinin de söz konusu haciz tarihlerinden önce olduğu, 21.04.2009 tarihinde yapılan haciz işleminin müvekkili şirketin rehin hakkı çerçevesinde rehinle yükümlü olarak yapılmış sayılmasına, istihkak talebinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.03.2012 tarihli kararı ile; 31.12.2009 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davanın kısmen kabulü ile; Orhangazi İcra Müdürlüğü’nün 2009/424 Esas sayılı dosyasında takip dosyası kapsamında … 1. İcra Müdürlüğü’nün 2009/1024 talimat sayılı dosyası üzerinden 21.04.2009 tarihinde haczedilen 500 Adet Nitron HK F 224 PI080200031 seri no’lu Demirdöküm markalı kombi, 70 adet Nitron HK F 230 model 080200031 seri no’lu Demirdöküm markalı kombi, 300 adet Demirdöküm marka C275 F Hermatik şofben, ve 6218 metre muhtelif panel plus radyatör üzerinde davacı lehine toplam: 1.114.197,10 TL için rehin hakkı bulunduğunun kabulü ile, bu eşyaların davacı lehine rehinle yükümlü olarak haczedilmiş sayılmalarına, bu eşyalar dışında kalan haczedilmiş olan eşyalara yönelik davacının talebinin reddine karar verilmiştir.
III TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen bozmadan önceki kararına karşı davalı/borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 8. Hukuk Dairesinin 06.02.2019 tarih ve 2018/16238 E., 2019/1102 K. sayılı kararı ile;
“…Somut olaya gelince; yapılan açıklamalar karşısında temyize konu dava dosyasında Mahkemece eldeki uyuşmazlığa yönelik olarak oluşturulmuş herhangi bir gerekçe bulunmamaktadır. Şöyle ki, davacı üçüncü kişi vekilince yargılamanın devamı esnasında benzer mahiyette bir davanın Yalova İcra Hukuk Mahkemesinin 2009/252 Esas sayılı dosyasında sürdüğünün beyan edilmesi üzerine Mahkemece anılan dosya bekletici mesele yapılmış, yargılamanın sonunda ise bekletici mesele yapılan dosyaya ilişkin gerekçeli karar aynen alınarak, eldeki dava yönünden karar oluşturulup gerekçesiz şekilde hüküm kurulmuştur.
O halde, Mahkemece yapılacak iş; taraflarca sunulan tüm delilleri birlikte değerlendirmek, sonucuna göre kabul sebebini içeren, tarafları doyurucu, hukuki denetimi mümkün ve özellikle Anayasanın 141/3. maddesi ve ona koşut bir düzenleme içeren 6100 sayılı HMK’nin 297. (Mülga HUMK’un 381, 388 ve 389.) ve 27.maddeleri de gözetilerek gerekçelerini açıkça kaleme aldığı anlaşılabilir ve denetlenebilir nitelikte bir hüküm kurmak olmalıdır. Eksik incelemeyle gerekçesiz şekilde hüküm kurulamaz.
2. Bozma neden ve şekline göre, davalı alacaklının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir gerekçesiyle bozulmasına …” karar verilmiştir.
V. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.12.2021 tarihli kararı ile; davanın reddine, 1.700,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin bozma üzerine verilen kararına karşı davacı/3. kişi vekili ile davalı/borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı/borçlu vekili temyiz dilekçesinde; bozma öncesi verilen 08.03.2012 tarihli gerekçeli kararda verilen hükümde hem davacı vekili hem davalı vekili için hükmedilen vekalet ücreti nispi hesaplanmış olup tarafımız lehine 17.140,00 TL vekalet ücreti ödenmesi hükmedilmesine rağmen bozma sonrası yapılan inceleme neticesinde verilen 20.12.2021 tarihli kararda ise nispi vekalet ücreti hükmedilerek tarafımız lehine 1.700,00 TL vekalet ücreti ödenmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dairemizce temyiz incelemesine konu uyuşmazlık; üçüncü kişinin İİK’nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 96 ıncı vd. maddeleri
3. Değerlendirme
A) Karar, temyiz eden davacı/3. kişi vekiline 20.12.2021 tarihinde tefhim edildiği halde temyiz dilekçesi belirli süre geçirildikten sonra 31.01.2022 tarihinde verilip kaydettirildiğinden Süre aşımı bakımından temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
B) Davalı/borçlunun temyiz itirazlarının değerlendirilmesinde;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İstihkak davalarında davanın esasına yönelik karar verildiği hallerde karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hacizli malların değeri ile alacak miktarından hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir. Bununla birlikte, dava değeri, harçlandırılan değer olup, vekalet ücretinin harcı tamamlanan bu değer üzerinden hesaplanması gerekir.
Somut olayda davacı yargılama aşamasında mahcuzun değeri (295.000,00 TL) üzerinden harcı tamamlamıştır. Bu nedenle, mahcuz değeri üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde maktu vekalet ücreti takdiri hatalı olup, bozma sebebi ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A) Karar, temyiz eden davacı/3. kişi vekiline 20.12.2021 tarihinde tefhim edildiği halde temyiz dilekçesi belirli süre geçirildikten sonra 31.01.2022 tarihinde verilip kaydettirildiğinden, davacı/3. kişinin temyiz dilekçesinin süre aşımı nedeni ile REDDİNE,
B) Davalı/borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Orhangazi İcra Hukuk Mahkemesi’nin 20.12.2021 tarih ve 2019/96 Esas, 2021/ 190 Karar sayılı kararının hüküm kısmının 4. fıkrasının “…1.700,00 TL vekalet ücretinin…” rakam ve sözcüklerinin çıkartılarak yerine ” 29.100 TL. nispi vekalet ücretinin… ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK’nın 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA),
Mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davalı/borçluya iadesine,
İlamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
21.02.2023 gününde oybirliğiyle karar verildi.