Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/1324 E. 2023/1137 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1324
KARAR NO : 2023/1137
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen usulsüz tebligat şikayeti ve imzaya itirazda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; usulsüz tebligat şikayeti ve imzaya itirazın kabulü ile takibin borçlu yönünden durdurulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı temlik alan alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Borçlu vekili şikayet/itiraz dilekçesinde; ödeme emrinin müvekkilinin adresinin bitişiğindeki markete teslim edilerek usulsüz tebliğ edildiğini, tebliğden 08.08.2016 tarihinde haberdar olduğunu ayrıca senetteki imzanın şirket yetkilisi … ait olmadığını ileri sürerek takibin durması ve iptali ile alacaklının kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı vekili dilekçesinde; … Ltd. Şti.’nce borca karşılık çekin verildiğini, kötüniyetle mahkemeye başvurulduğunu beyan ederek talebin reddi ile borçlu aleyhine %20’den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.06.2017 tarihli ve 2016/779 Esas 2017/620 Karar sayılı kararıyla; alınan bilirkişi raporunda yapılan tespit uyarınca imzanın borçlu şirketin yetkilisine ait olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile Şanlıurfa 3. İcra Dairesi’nin 2016/8042 Esas sayılı icra takip dosyasının davacı … İnş. Tic. Ltd. Şti. yönünden İİK’nın 170. maddesi gereği durdurulmasına, kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temlik alan alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 08.11.2017 tarihli ve 2017/2475 Esas 2017/2496 Karar sayılı kararıyla; ödeme emri tebliğ işleminin usulüne uygun olduğu, buna göre itirazın süresinde olmadığı ancak bu hususun istinaf sebebi yapılmadığı diğer yandan takibe konu senetteki imzanın borçlu şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığından alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 md. gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temlik alan alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 23.05.2019 tarihli, 2018/1035 E. 2019/9010 K. sayılı kararıyla; kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibinde, imzaya itirazın yasal beş günlük süre içerisinde icra mahkemesine yapılması zorunlu olduğu, borçluya ödeme emrinin 29.07.2016 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından tebliğ işleminin usulsüzlüğü ileri sürülerek 11.08.2016 tarihinde imzaya ve borca itirazda bulunulduğundan borçlunun öncelikle usulsüz tebliğ şikayeti değerlendirilerek oluşacak sonuca göre itirazlarının incelenmesi gerektiğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçlu şirketin ticaret sicil adresine çıkarılıp “muhatap tanınmıyor” şerhi ile iade edilen ödeme emri tebligatının usulsüz olduğu, Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca öğrenme tarihinin 08.08.2016 olarak düzeltildiği, düzeltilen ödeme emri tebliğ tarihi itibariyle imzaya itiraz yönünden yapılan inceleme de alınan 07.04.2017 tarihli Jandarma Kriminal raporuna göre imzanın borçlu şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edildiği, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu ve alacaklının kötüniyeti tespit edilemediği gerekçesiyle şikayetin kabulü ile Şanlıurfa 3. İcra Müdürlüğü’nün 2016/8042 Esas sayılı icra takip dosyasında davacı borçlu adına çıkartılan ödeme emri tebliğ tarihinin 08.08.2016 tarihi olarak düzeltilmesine, davacının imzaya itirazının kabulü ile Şanlıurfa 3. İcra Müdürlüğü’nün 2016/8042 Esas sayılı dosyasında icra takip dosyasının davacı borçlu yönünden takibin durdurulmasına, kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temlik alan alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Temlik eden banka ile … Ltd. Şti. arasında kredi sözleşmesi imzalanıp, çekin verildiğini, davanın süresinde açılmadığını, ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edildiğini, 07.04.2017 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını zira şirket yetkilisinin her iki eli ile imza örneklerinin alınmadığını, keşide tarihinden önceki yıllara ait imza örneklerinin toplanmadığını, uzmanlık raporunun ayrıntılı olmadığını, ATK’dan rapor alınması gerektiğini, senedin ileri tarihli düzenlenebileceğini, iyiniyetli hamil olduğunu, kambiyo hukukundan doğan haklarının korunması gerektiğini, davacı taraf aleyhine %20’den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, harçtan muaf olduğunu yatırmak zorunda kaldığı harcın iadesini beyanla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, usulsüz tebligat şikayeti ve kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan icra takibinde imzaya itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK’nın 168/4 maddesi, TK’nın 35. maddesi ve 32. maddesi.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temlik alan alacaklı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.