Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/3567 E. 2006/9828 K. 16.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3567
KARAR NO : 2006/9828
KARAR TARİHİ : 16.10.2006

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili bankanın kredi kartı sözleşmesi nedeniyle oluşan alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davaya konu takiple bir ilgisinin bulunmadığını, sözleşmedeki kefalete ilişkin imzanın müvekkiline ait olmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve Adli Tıp Kurumu raporuna göre, kredi kartı üyelik sözleşmesindeki imzanın davalıya ait olduğu, davalının imza inkarında bulunmakla birlikte kefillikten istifa ettiğine dair imzalı beyanının ikrar mahiyetine bulunduğu, davalının haksız ve kötüniyetli itirazıyla takibin durmasına yol açtığı, davacı bankanın cevabı yazısından gerek asıl borçluların gerekse kefillerin herhangi bir ödemede bulunmadıkları ve 4822 sayılı yasadan yararlanma yönünde taleplerinin olmadığı, ayrıca ödeme konusunda bir savunma da getirilmediği, gerekçeleriyle davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalının %40 oranında tazminatla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı , davaya konu kredi sözleşmesini kefil olarak imzalamıştır. Kefilin sorumluluğu, kefalet limiti ve ayrıca kendi temerrüdünün hukuki sonucları ile sınırlıdır. Bu nedenle, davacı bankanın defter ve kayıtları üzerinde, kredi sözleşmesi hükümleri gözetilerek davalı kefilin sorumlu olduğu tutarın tesbiti için konusunda uzman bir bilirkişiye inceleme yaptırılmak suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu konuda bir araştırma ve inceleme yaptırılmaksızın yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine 16.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.