Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/16644 E. 2009/18344 K. 10.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16644
KARAR NO : 2009/18344
KARAR TARİHİ : 10.12.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu tescili davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … … 26.02.2007 günlü dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Kurtpınar Beldesi … – Karanlık Kapı mevkiinde bulunan, genel kadastroda taşlık ve çalılık olarak tapulama dışı bırakılan dava dışı 277 sayılı parselin doğunda yer alan taşınmazı 1973 den 1975 yılana kadar imar ihya …, 20 yıldan fazla süreyle … sıfatıyla zilyet ettiğini, Medeni Yasanın 713. Maddesi gereğince adına tapuya tescilin istemiştir. Hazine davanın reddini ve taşınmazın Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın REDDİNE, Hazinenin tescili isteminin kabulüyle … bilirkişiler … ve … … tarafından düzenlenen 23.07.2007 günlü rapor ve krokide … kalem ile taranarak gösterilen 10078,25 m2 yüzölçümündeki taşınmazın taşlık ve çalılık niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, genel kadastroda tapulama dışı bırakılmış ve tapusuz olan taşınmazın Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi 26.09.1956 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve eski tarihli memleket haritası ile amenajman planının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen orman bilirkişi ve üçlü ziraat mühendisi bilirkişi kurulu raporlarıyla, çekişmeli taşınmazın 1956 arazi kadastrosunda taşlık ve çalılık olarak tapulama dışı bırakıldığı, üzerinde imar ihya çalışmaları … taşlardan ayıklanmış ve bir kısmına zeytinlik tesis edilmişse de, toprağın mevcut haliyle imar ihya yoluyla edinilecek yerlerden olmadığı, düşük eğimli makilikten açıldığı belirlenerek, gözetilerek, davanın reddine, Hazinenin tescil isteminin kabulüyle taşınmaz bölümlerinin Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak, Kadastro Müdürlüğünce taşınmazın taşlık ve Çallık olarak tapulama dışı bırakıldığı bildirilip, henüz orman kadastrosu yapılmamış olduğundan, H.G.K.’nun 24/10/2001 gün ve 2001/8-964-751 sayılı ve 13/02/2002 gün ve 2002/8 – 183- 187 sayılı kararlarında değinildiği gibi, kadastro (tapulama) komisyonlarınca orman sayılarak tesbit harici bırakılan yerler, orman kadastrosunun kesinleştiği güne kadar orman sayılacağı gözetilip, taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, taşlık ve çalılık olarak tesciline karar verilmişse de, kararı Hazine temyiz etmediği gibi, bu yerin 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7 ve devamı maddeleri gereğince orman olarak sınırlandırılma olanağı bulunduğuna,
Hazine tarafından orman olarak kullanılmak üzere Orman Yönetimine de tahsis edilebileceğine göre, davacı tarafın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 10/12/2009 günü oybirliği ile karar verildi.