Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/15093 E. 2009/17158 K. 20.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15093
KARAR NO : 2009/17158
KARAR TARİHİ : 20.11.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman ve arazi kadastrosu tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve dahili davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … Yönetimi, … Köyünde 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan çalışmalarda, 122 ada 1 sayılı parselin orman niteliği ile sınırlandırılıp, Hazine adına tespit tutanağı düzenlenerek, 30 günlük kısmi ilana çıkartıldığını, bu orman parselinin içinde kalan ve ekli haritada gösterilen alanın da orman sayılan yerlerden olduğu halde, orman alanı dışında bırakıldığını ileri sürerek bu alanın orman sınırları içine alınarak orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescilini istemiş, davaya konu yer hakkında daha sonra, 122 ada 2 parsel numarası verilerek, tarla niteliği ile belgesizden … adına kadastro tespit tutanağı düzenlenmiş ve bu taşınmaz hakkında orman yönetiminin açtığı orman sınırlamasına itiraz davası devam ettiği göz önüne alınmadan kesinleştirilmiştir. Kadastro Mahkemesince dava konusu taşınmazın tutanağı kesinleştiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilerek, dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece açılan davanın KABULÜNE, dava konusu 122 ada 2 sayılı parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Yörede 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4/3. maddesi uyarınca yapılan orman kadastrosunda 6831 ve 3402 Sayılı Yasa hükümleri iç içe ve birlikte uygulandığından orman sınırları dışında bırakılan taşınmazlar hakkında 3402 Sayılı Yasanın 26/4. maddesi gereğince henüz olumlu tesbit tutanağı ve haritası düzenlenmemiş olmakla birlikte orman olmadığı konusunda “olumsuz tutanak ve harita düzenlendiği” kabul edilip, 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesi gereğince kadastro Mahkemesinin görevi (yetkisi) başlayacağı … ve Orman Bakanlığının ya da Orman Genel Müdürlüğünün otuz günlük kısmi ilan süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açabileceği, açılacak bu davada yapılan kadastro işlemin özelliği ve açılacak davanın niteliği nedeniyle bu davada husumet Hazine veya taşınmazın içinde bulunduğu köy tüzelkişiliği yada davaya konu taşınmaza zilyed olanlara yöneltilebileceği, kendilerine husumet yöneltilerek dava açılan özel yada tüzel kişilerin gerçek hak sahibi olmadığı gerekçesiyle dava husumet yönünden red edilmeyip, kadastro mahkemesinin, dava dilekçesinde nitelikleri bildirilen taşınmazın tesbit tutanağının, … hanesinin açık bırakılmak suretiyle düzenlenip, Yasa ve Yönetmelik hükümlerine göre mahkemeye göndermesini Kadastro Müdürlüğünden istemesi gerektiği, tesbit tutanağı düzenlenmeden keşif yapılması halinde, keşif sırasında belirlenecek hak sahiplerinin davaya katılması, bu arada tesbit tutanağının gönderilmesi halinde dava dosyası ile birleştirip 3402 Sayılı Yasanın 27, 28 ve 29. maddeleri gereğince yargılamaya devamla, tesbit tutanağında yazılı hak sahiplerini de davaya katıp, husumet yaygınlaştırılarak taraf oluşturulduktan sonra 3402 Sayılı Yasanın 30/2. maddesi gereğince tarafların gösterecekleri deliller ile mahkemece resen lüzum görülen diğer deliller de toplanıp dava konusu taşınmazın gerçek hak sahibi adına tesciline karar verilmesi gerekir.
Orman sınırlamasına itiraz davasına konu olan taşınmaz hakkında … hanesi doldurularak tutanak düzenlenmesi ve tutanağın dava dosyası ile birleştirilmeyip sehven kesinleştirilmesi kadastro mahkemesinin görevini ortadan kaldırmayacağı gibi tespit de gerçek anlamda kesinleşmeyeceğinden yine davaya bakmakla görevli mahkeme kadastro mahkemesidir. Zaman bakımından kadastro mahkemesinin görev ve yetkisini düzenleyen 3402 Sayılı Yasanın 26.maddesine göre, mahkemenin yetki ve görevi, taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Kadastro mahkemesinin davayı görebilmesi için dava konusu taşınmaz hakkında tespit tutanağı düzenlenmesi ve yasal süre içerisinde dava açılmış olması veya taşınmaz hakkında hukuk mahkemelerinde davanın devam ediyor olması ve kesinleşmemiş olması gerekir.
Görev kamu düzenine ilişkin olup, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında resen gözetilmelidir.
O halde, bütün bu maddi ve hukuki olgulara göre, dava konusu taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmeden önce kadastro mahkemesinde orman sınırlamasın itiraz davası açıldığı ve sonradan tespit tutanağı düzenlendiğinden ve taşınmazın malikinin kim olacağı dava konusu olduğundan, tutanak hiçbir suretle kesinleşmeyeceğinden 26 ve 27.maddeler gereğince, davaya bakma görevi kadastro mahkemesine aittir.
Bu ilkeler gözönünde bulundurularak davanın Kadastro Mahkemesinde görülmesi gerekirken, tutanağın kesinleştiği gerekçesiyle davanın genel mahkemede görülüp sonuçlandırılması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine ve dahili davalı …’nın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bu aşamada diğer konuların incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 20/11/2009 günü oybirliği ile karar verildi.