YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1656
KARAR NO : 2008/5204
KARAR TARİHİ : 03.04.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 101 ada 204 parsel sayılı 27.886,01 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adlarına tesbit edilmiştir. Davacı …, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin A ve B harfli 2888,38 ve 966,12 m2’lik bölümlerin orman niteliği ile Hazine, C harfli 24.031,51 m2’lik bölümlerin ise davalılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından C harfli bölüme yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1976 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 3402 Sayılı Yasa gereğince 2000 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme sonucunda kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki;
Hükme esas alınan uzman orman bilirkişi raporunda yörede 1976 ve 2000 yılında orman kadastro çalışmasının yapıldığını açıklayarak bunlara ilişkin orman tahdit noktalarının yerlerinin belirlendiğini,1 976 yılına ilişkin orman tahdit haritası ile kadastro paftasının orman kadastro çalışmasına ilişkin haritanın çakıştırıldığını,buna göre çekişmeli taşınmazın orman kadastro çalışmasında C harfli bölümün orman sınırları dışında kaldığını ve orman sayılmayan yerlerden olduğunu, A ve B harfli 2888.38 m2 ve 966.12 m2’lik bölümlerin orman sınırları içinde kaldığını, orman sayılan yerlerden olduğunu açıklayarak taşınmazın tahdit hattına göre konumunu göstermiştir. Ancak, dosya içinde … tarafından gönderilen bir harita ve tarihi belli olmayan çalışma tutanağı dışında bir belge bulunmamasına rağmen daha önce temyiz incelemesi yapılarak dairemizin aynı köye ilişkin 2007/14987 E sayılı kararında “çekişmeli taşınmazın bulunduğu … Köyünde 1976 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastro çalışmasının ve 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince yapılan ve kesinleşmeyen orman sınır belirleme çalışmasının olduğu ve her iki orman tahdit haritasının birbirinden farklı düzenlendikleri, 6831 Sayılı Orman Yasasına göre Orman Kadastrosu ve aynı yasanın 2/B maddesinin uygulanması hakkındaki yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesi gereğince orman tahdit noktalarının uygulanmasında orman kadastro çalışma tutanaklarının asıl olduğu, tutanaklar ile orman tahdit haritaları arasında çelişki olması halinde ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenerek, memleket haritası ve … fotoğrağları ile desteklenen ve kesinleşen orman kadastro haritasına itibar edilmesi gerektiğinin hükme bağlandığı ancak uzman bilirkişilerce bu hükümlere göre inceleme yapılmadığı” gerekçeleri ile yerel mahkemenin 2006/3-2007/38 sayılı ilamının bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Eldeki temyize konu olan dosya içine konulan orman tahdit haritasında tarih olmadığından hangi tarihte yapılan orman kadastro çalışmasına ilişkin orman tahdit haritası olduğu anlaşılamamakta ve bu nedenle, uzman bilirkişi tarafından yapılan uygulama denetlenememektedir.kaldı ki uzman bilirkişi orman tahdit haritası ile kadastro çapını çakıştırdığını raporunda açıklamasına rağmen düzenlediği raporda bunu göstermemiştir. Bu hali ile uzman bilirkişi raporu yetersizdir.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve aynı yasanın 2/B maddesinin uygulanması hakkındaki yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, 1976 yılında yapılan orman kadastrosu, 3402 Sayılı Yasa gereğince yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, 3402 Sayılı Yasa ve 1975 yılında yapılan orman tahdit haritalarının birbirinden farklı olarak düzenlendiklerinin anlaşılması halinde neden farklı düzenlendikleri hususu üzerinde durulmalı, bilirkişilerce bu husus açıklattırılmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmeli, hükmün davalı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmemesi nedeni ile çekişmeli taşınmazın A ve B harfli bölümlerinin orman olma olgusunun kesinleştiği göz önüne alınmalı, oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenler ile davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 03.04.2008 günü oybirliği ile karar verildi.