YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1657
KARAR NO : 2008/5203
KARAR TARİHİ : 03.04.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 104 ada 98 parsel sayılı 2460.16 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden tarla niteliğiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … … adına tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin (b) harfli 135.24 m2’lik bölümün orman niteliği ile Hazine adına, (a) harfli 2324.92 m2’lik bölümün tespit gibi davalılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 27.08.1975 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. 3402 Sayılı Yasaya göre yapılarak kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme sonucunda kurulan hüküm doğru değildir. Şöyle ki; dosya içinde bulunan 1975 yılında yapılan orman kadastrosuna ilişkin çalışma tutanağında “252 numara yazıldı.Buradan 2817/387 nolu fotoğrafta görüldüğü şekilde kırık hatlarla … … ve … … tarlasının kuzey doğu köşesine yerli kayaya 253 numara yazıldı.Buradan fotoğrafda görüldüğü şekilde kırık hatlarla … … tarlasının çevresi dolaşılarak … … tarlasının … bitişik batı köşesine tesis edilen beton kazığa 254 numara yazıldı. Buradan … Yolu köy istikametinde takip edilerek … … ve müşterekleri tarlasının yola yakın kuzey batı köşesine tesis edilen sigortalı beton kazığa 255 numara yazıldı. Buradan çamlık mevkiindeki aynı tarla ile … … ve … … tarlaları …” denilmekte olduğu, buna göre 1975 yılında yapılan orman kadastro haritasının çalışma tutanaklarına uygun şekilde doğru olarak düzenlendiği, ancak yörede 3402 Sayılı Yasa gereğince yapılan ve kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin orman tahdit haritasının 1975 yılında düzenlenen tahdit harita ve tutanağından farklı olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan uzman orman ve … bilirkişileri çekişmeli taşınmazın konumunu her iki harita üzerinde gösterdikleri, kesinleşen orman sınırları içinde kalan bölüm olarak (b) harfli 135.24 m2’lik alanın gösterildiği ve bu alan esas alınarak mahkemece davanın kabulü yolunda hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Ancak bilirkişilerin 1975 yılında yapılan orman kadastro haritası ile 1/5000 ölçekli kadastro paftasının çakıştırılması sonucu düzenledikleri haritada çekişmeli taşınmazın orman sınırları içinde kalan bölümünün daha geniş bir alan olduğu ve (b) harfli bölüm arasında şeklen ve yüzölçümü olarak fark bulunduğu saptanmış olup, bu nedenle bilirkişilerden 14.06.2007 tarihli raporun eki olan 1/5000 ölçekli orman tahdit haritasına göre çekişmeli taşınmazın orman sınırları içinde kalan bölümünün duraksamaya yer bırakmayacak şekilde yüzölçümünün belirlenmesi ile bunu açıklayan ve gösteren krokili rapor düzenlemeleri istenerek toplanacak delillere göre mahkemece hüküm kurulması gerekirken aksine düşünceler ile kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetimi ile davalı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 03/04/2008 günü oybirliği ile karar verildi.