Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/15752 E. 2008/790 K. 24.01.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/15752
KARAR NO : 2008/790
KARAR TARİHİ : 24.01.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve müdahil Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, Alan Köyü, Kürecik mevkii 139 ada 21 parsel sayılı 1250,60 m2, aynı ada 22 parsel sayılı 542,02 m2, 25 parsel sayılı 722,27 m2, 26 parsel sayılı 3149,86 m2, 30 parsel sayılı 733,02 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliğiyle ayrı ayrı davalılar adlarına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdit haritasına göre taşınmazların kısmen orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmış, Hazine de 28.06.2007 tarihli dilekçesiyle Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer olduğu iddiasıyla davaya müdahale talebinde bulunmuştur. Mahkemece; taşınmazların orman tahdit sınırlarının dışında, orman sayılmayan yerlerden olması gerekçesiyle Orman Yönetimi ile müdahil Hazinenin davalarının reddine ve dava konusu 139 ada 21 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi davalı … adına, 22 ve 25 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi davalı … adına, 26 ve 30 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi davalı … adına tarla vasfıyla tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve müdahil Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi bulunmaktadır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların 1946 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; Hazine, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan, orman sayılan ve zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olduğu iddiasıyla 3402 Sayılı Yasanın 26/D maddesine göre davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan uygulamada uzman orman ve ziraat mühendisi bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmazların % 15 eğimde, eski tarihli memleket haritası ve … fotoğraflarından oluşan resmi belgelerde dava konusu parsellerin orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiştir. Orman kadastro ekipleri, orman tahdit sınırlarının belirlenmesi sırasında memleket haritası ve … fotoğraflarını esas alarak çalışma yapmaktadır. Memleket haritası ile orman kadastro haritasının
çakıştırılmasında tahdit haritasının memleket haritasına uyumlu olmadığı gibi tahdit haritasındaki 1548,1549 ve 1550 numaralı orman sınır noktalarını gösteren hat ile bilirkişiler tarafından düzenlenen krokide aynı noktaları birleştiren hat arasında da çelişki olduğu görülmektedir. Orman kadastrosunun yapılmasında esas alınan … fotoğrafları, memleket haritası ve orman tahdit tutanaklarında geçen sınır yerlerinin yerel bilirkişiler yardımı ile saptanması ve Teknik İzahnamede belirlenen yöntemle … fotoğraflarıyla desteklenen sınırları esas alınarak orman kadastro haritasının uygulanması gerekmektedir. Ayrıca, Hazine davaya katılarak taşınmazın zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olduğunu iddia ettiğine göre, kesinleşen orman kadastro haritasına bağlı kalmadan taşınmazın zilyetlikle kazanılacak yerlerden olup olmadığının ve tespit gününe kadar da davalılar yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığının da araştırılması gerekir. Mahkemece bu konuda herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmeli.
Taşınmazın tamamen veya kısmen kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığının belirlenmesi halinde, bu kez; taraflardan zilyetlik tanıklarını bildirmeleri istenilip ve taşınmazın tespit tarihinden yirmi yıl öncesine ait (1980’li ve 1990’lı yıllara ait) ilgili yerlerden
getirtilecek; … fotoğrafları ile memleket haritaları çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın 1980’li ve 1990’lı yıllardaki … fotoğrafları ile memleket haritasında ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli, memleket haritaları ile … fotoğraflarının kişisel düşüncelerle yok sayılamayacağı veya bu belgelerdeki bulguların bir tarafa itilmesinin kabul edilemeyeceği, … fotoğrafları ve memleket haritalarının düzenlendiği tarihlere göre gerçeğin ifadesi olduğu, taşınmazların bu günkü fiili durumlarının önemli olmayıp, orman bitki örtüsünün tahrip edilmiş olmasının bu yerlerin orman niteliğinden çıkarmayacağı, bu belgelere … düşen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına değer verilemeyeceği göz önünde bulundurularak taşınmazların öncesinin ne olduğu, kimlerden kime kaldığı, ne zamandan beri nasıl zilyet edildiği ve zilyetliğin ekonomik amaca uygun olup olmadığı, yerel bilirkişi ve tarafların gösterdiği tanıklardan ayrıntıları ile maddi olaylara dayalı olarak sorulmalı, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki şartlar araştırılmalı, Ziraat Mühendisi tarafından düzenlenen raporla birlikte tüm deliller değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetimi ve müdahil Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 24/01/2008 günü oybirliği ile karar verildi.