Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/5016 E. 2023/2399 K. 24.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5016
KARAR NO : 2023/2399
KARAR TARİHİ : 24.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığının 07.06.2012 tarihli ve 2012/1241 Soruşturma, 2012/614 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında hakaret, tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
2. Tatvan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.12.2013 tarihli ve 2012/25 Esas, 2013/638 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; tehdit suçundan 106 ncı maddesinin birinci cümlesi uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Tatvan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.12.2013 tarihli ve 2012/25 Esas, 2013/638 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 02.06.2021 tarihli ve 2019/8871 Esas, 2021/15264 Karar sayılı kararı ile;
“Sanığın, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği sırada katılanı tehdit ettiğinin tüm dosya içeriğinden anlaşılması karşısında, tehdit eyleminin TCK’nın 109/2. maddesinde düzenlenen suçun tehdit unsuru içinde kaldığı gözetilerek sadece kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ceza tayini gerekirken, sanık hakkında hem tehdit hem de kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ayrı ayrı hükümler kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Tatvan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2022 tarihli ve 2021/567 Esas, 2022/286 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği;
Herhangi bir nedene dayanmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, işyerinde solist olarak çalışan mağduru, sahneye çıkmayacağını söylemesi üzerine tehdit etmek suretiyle işyerinden çıkmasını engelleyerek hürriyetinden alıkoyduğu iddiasına ilişkindir.
2. Mağdur beyanında, sanığın mekanında dört gün çalıştıktan sonra kendisine artık ücret vermeyeceğini ve borçlu olduğunu söylemesi üzerine sahneye çıkmayacağını söyleyerek tepki gösterdiğinde “seni öldürürüm, bu Tatvan’dan çıkamazsın, polise de gidersen seni o emniyetin önünde beklerim oradan çıkarken seni vurur öldürürüm, sana Tatvan’ı mezar ederim” şeklinde tehdit ettiğini, bunun üzerine arkadaşı …’yı aradığını ve zorla tutulduğunu söylediğini, …’nın da polisleri araması üzerine işyerine bir süre sonra polislerin geldiğini, kendisini emniyete götürmek isteyen polislere de valizini vermeyerek ve polis aracının önünü keserek gitmesine engel olmaya çalıştığını ifade etmiştir.
3. Mağdurun arkadaşı A.Ç., mağdur ile birlikte …. Restoran isimli işyerine çalışmak için gittiklerini, kendisi anlaşamadığı için ayrıldığını, ancak mağdurun çalışmaya devam ettiğini, 06.06.2012 günü saat 23:00 sıralarında mağdurun kendisini arayarak “ben zordayım, beni bu işyerinde zorla tutuyorlar, beni buradan bırakmıyorlar, dışarı çıkmama izin vermiyorlar, beni ölümle tehdit ediyorlar” diyerek hemen 155’i aramasını istediğini, kendisinin de hemen arayıp konuyu bildirdiğini ifade etmiştir.
4. 07.06.2012 tarihli tutanak ile mağdurun …. Restoran isimli işyerinde zorla tutulduğu yönündeki anons üzerine bahse konu işyerine gidildiği, mağdur ile yapılan görüşmede zorla tutulduğunu, sanıktan şikayetçi olduğunu beyan etmesi üzerine mağdurun işyerinden alınıp polis merkezine götürülmek istendiğinde işyeri sahibi olan sanığın memurlara zorluk çıkardığı, kullanımındaki araç ile polis araçlarının önünü keserek işyeri bahçesinden yola çıkmalarını engellemeye çalıştığı, seyir halindeyken de tehlikeli araç kullanmak suretiyle polis aracının sağ tarafından geçerek aniden durmak suretiyle önünü kesmeye çalıştığı, sanığın aracının sağından geçilerek polis merkezine intikal edildiği belirlenmiştir.
5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Mağdurun anlatımı, bu anlatımı destekleyen tanık beyanı ve kolluk tutanağı ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, işyerinde solist olarak çalışan mağduru tehdit etmek suretiyle işyerinden çıkmasını engelleyerek hürriyetinden alıkoyan sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Tatvan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2022 tarihli ve 2021/567 Esas, 2022/286 Karar sayılı kararında sanık tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2023 tarihinde karar verildi.